fiziken öldürmedi belki ama ruhen öldürmüş
2/10
·88 syf.··
2026 43. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:28
Ailesiyle ilgilenmeyen, karısına beş kuruş para vermeyen, çocukların başını bir kere okşamayan bir baba. Başka insanlara iyilik meleği ama evdekilere düşman. El iyisi bir baba. Alkolik. Belki fiziksel şiddet uygulamıyor ama psikolojik şiddet uyguluyor. Doktor bir baba. Yeri geliyor parası olmayan hastayı tedavi ediyor, herkese iyilik yapıyor. Eve gelince evin ihtiyacı için bir kuruş ödemiyor. Baba bir de hasta. Ya madem ölmek üzersin sen de biliyorsun bunu neden güzel davranmıyorsun ailene? Okumak dayanılmazdı bence. Kadına ve çocuklara üzüldüm. Belli ki kadının boşanacak ekonomik durumu veya arkasında ailesi yoktu. 50. sayfadan sonraki okumak daha bir çekilmez oldu. Gerçek bir hikaye olması çok üzücü. Ve tüm bunlardan yazar babasından hâlâ güzel bahsediyor.
Edebiyat
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
EN BÜYÜK MERHAMETSİZLİK, KENDİMİZE YAPTIĞIMIZ!
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:20
Bir insanın kendini tüketmesi için gerçekten çok büyük acılar mı yaşaması gerekir? Yoksa her gün biraz daha yorulmak, herkese yetişmeye çalışmak, kimseyi kırmamak için kendinden vermek, sürekli daha iyisini yapmak zorundaymış gibi hissetmek de insanı fark ettirmeden tüketmeye yeter mi? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün Beyhan Budak ’ın yeni kitabı Kendini Tüketmeden Yaşa ’yı kendimce inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım… Öncelikle Beyhan Hoca ön sözde kitabın nasıl ortaya çıktığından bahsetmiş, ben de bunu sizlerle paylaşmak istiyorum: Beyhan Budak kendini kötü hissettiği dönemlerde kendisine sık sık şu soruyu soruyormuş: “Eğer şu an kendime terapiye geliyor olsaydım, kendime ne söylerdim?” Sonra da böyle zamanlarda kendisine iyi gelen düşünceleri, fark ettiği şeyleri, hayat tecrübelerini bir yerlere not almaya başlamış. Bu düşünceleri yıllar boyunca seminerlerinde, videolarında insanlarla paylaşmış ve insanların bunlardan faydalandığını görünce de bir gün kitaplaştırmayı hayal etmiş. Şu an incelemesini yaptığım kitap da aslında bu hayalin ürünü. Belki de bu yüzden kitap boyunca kendimi akademik bir psikoloji kitabı okuyor gibi değil de yıllardır insanı gözlemleyen, mesleğini severek yapan ve en önemlisi anlattığı şeyleri gerçek hayatın içinden süzen biriyle sohbet ediyormuş gibi hissettim; ki zaten Beyhan Hoca’nın en sevdiğim taraflarından biri bu… Günümüzde kişisel gelişim ve psikoloji alanında içerik üreten o kadar çok insan var ki… Bir kısmı insanı birkaç dakikalığına iyi hissettiren ama hayatın içinde hiçbir karşılığı olmayan cümleler kuruyor. Dinlerken güzel geliyor, paylaşırken havalı duruyor ama iş gerçek hayatla yüzleşmeye gelince elde koca bir hiç kalıyor. Beyhan Hoca’yı yıllardır takip eden biri olarak onu farklı kılan şeyin tam da burada olduğunu
Edebiyat
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202631 okunma
Reklam
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:49
Tıpkı bir çiçek kadar güzel ve narindi İlay ama bir o kadar da güçlü, sağlam, dirençli. Akçabardak( karanfil) misali... direnişin, umudun ve baharın simgesi olan zarif bir çiçek gibi. Yeniden büyüyen.. Bir yandan Bulgar isyanı ile savaşırken, diğer yandan masum sevgisi ile kalbimde yer edinen İlay'ın mücadelesi beni çok etkiledi. İlay’ın yaşadığı iç çatışma, sadece dışarıdaki savaşla sınırlı değil; en çok da kendi içinde verdiği sessiz mücadele hissediliyor. Sevdiğiyle arasında kalan duygular, umutla korku arasındaki ince çizgide gidip gelişi, onu daha da gerçek kılıyor. Sadece bir roman karakteri değil, sanki o dönemin içinde gerçekten yaşamış biri gibi hissettiriyor.Roman ilerledikçe sadece bir isyanın değil, insan ruhunun da ne kadar farklı yönlere savrulabileceğini görüyorsun. Sevgi bile bazen bir sığınak olurken bazen en büyük sınav haline geliyor. “Siz de bir çiçeğin toprağından kopup yeniden kök salışına, direnişin ve umudun sessiz ama güçlü hikâyesine tanık olmak istiyorsanız bu kitabı okuyun.”
1000Kitap
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,926 okunma
Sevilmek için mükemmel olmak zorunda değilsin Mira.
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 183. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:50
Kırılabilirsin, yorulabilirsin, bazen hiçbir şey yapmak istemeyebilirsin. Ve bu, seni eksik yapmaz. İnsan olmak demek, bazen korkmak demektir. Ama önemli olan, korkunun seni durdurmasına izin vermemek. Yaşadıkların için kendini affet Mira. Hatalarınla, kırgınlıklarınla, korkularınla, eksiklerinle kendini sev. Kimsenin seni seçmesini bekleme. Kendi yolunu kendin seç. Kimsenin sana sevgi vermesini bekleme. Önce kendine sevgi ver. Kimsenin sana değer biçmesini bekleme. Sen zaten değerlisin.Gerçek özgürlük, kendini affettiğin gün başlar. Ve işte o gün, bugün...
Alıntı
Beni En Çok Ben İncittimBegüm Canova · Ceres Yayınları · 202514 okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 69. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:01
kitapların ruha dokunduğuna, kişinin kendisini tanımlamasında çok çok yardımcı olduğuna inanıyorum. böyle okuyorsun bir satır mesela, şak diye yüzüne çarpıyor tokat gibi. ‘işte bu, anlatmak istediğim buydu benim.’ diyorsun ve daha çok sarılıyorsun kitaplara. böyle içine içine işleyen kitaplara denk gelmek de bence herkese nasip olmuyor. her sayfasında bir tokat yedim ben mesela ve gözyaşlarımı akıttım yine. bu eser sizi manevi olarak doyurmaz, edebiyatın zenginliklerine götürmez. şahsi fikrim ama sizi sadece bu kitapta yaşananları yaşayanları alır bir çukurdan diğer çukura taşır. tutar elinizden, gerçeklerin ortasına fırlatır. kitap bittiğinde de bence ya benim için de böyle bir son olabilir dersiniz ya da pollyannacılık bu, böyle bir dönüşüm benim kaderimde yok dersiniz. ben bunu böyle yaptığım için böyle yorumlamak istedim. birkaç saatlik kitap keyfiniz için değil yani, özellikle biz kadınlar için. kitabın yazarının gerçek adı aslında Édouard Louis değilmiş. adı Eddy Bellegueule’ymiş. ilk buna şaşırmıştım, ikinci olarak eşcinsel olmasına (kitapta buna çok çok az değiniliyor) ve üçüncü olarak anlattıklarının kendi annesinin hikâyesi olmasına. hatta kitap içerisinde birkaç fotoğraf dahi var, annesiyle çekildiği. kadının dönüşümünden sonra nasıl göründüğünü bile görebiliyorsunuz ve ben bundan çok etkilendim. yani, açıkçası ailevi sorunlarınız bu kitap üzerindeki gibi değilse çok da sizi etkileyeceğini sanmıyorum ama benim iliklerime kadar işledi ve okuduğumdan beri sözler yaramın kabuklarını tekrar tekrar kaldırıyor. bu kadın savaşımını bu şekilde vermiş, defalarca bedel ödeyerek ve bir kadın olarak doğduğu için belki de. ben ise verdiğim ve vereceğim savaşımın nasıl sonuçlanacağını şimdilik merak etmeye devam ediyorum. belki ben de adımı değiştirip her şey ve herkesten
Bir Kadının Kavgaları ve DönüşümleriÉdouard Louis · Can Yayınları · 20242,895 okunma
Cesur olan herkes biraz da delidir.
Puan vermedi·304 syf.··
2026 619. kitabı
Ece Üner’in Haysiyet kitabı, insanın kendine, değerlerine ve vicdanına karşı sorumluluğunu sorgulatan, düşündüren bir eser. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, haysiyet kavramını sadece büyük olaylar üzerinden değil, günlük hayatın içindeki küçük seçimler üzerinden de ele alması oldu. Bu kitabı benim için daha özel kılan bir başka şey ise üniversitemizde düzenlenen söyleşide Ece Üner’i dinleme ve kendisiyle tanışma fırsatı bulmuş olmam. Yakından gördüğümde son derece sıcak, samimi ve enerjik bir insan izlenimi bıraktı. Hatta içinde hafif bir “delilik” diyebileceğim, yerinde durmayan bir enerji vardı. Bana göre cesur insanlarda bu enerji zaten olmazsa olmazdır; kalıpların dışına çıkabilmek ve risk alabilmek biraz da böyle bir ruhtan beslenir. Söyleşi sırasında özellikle savaş muhabirliği deneyimlerinden bahsetmesi dikkatimi çekti. Daha kolay ve popüler yollar varken magazin haberciliğini tercih etmeyip zor olanı seçmesi, mesleğine ve haberciliğe bakışını anlamak açısından önemliydi. Bu yönü karakterine duyduğum saygıyı artırdı. Ece Üner’i yıllardır haber sunarken izleyen biri olarak diksiyonunu, konuşma üslubunu, ekrandaki duruşunu ve düşüncelerini açıkça ifade edebilmesini her zaman başarılı bulmuşumdur. Bu hayranlık körü körüne bir övgüden değil; işini iyi yapan bir profesyonele duyulan takdirden kaynaklanıyor. Söyleşide de ekrandan gördüğümüz özgüvenli ve doğal tavrın gerçek olduğunu hissettim. Kısacası Haysiyet, sadece okunup kenara bırakılacak bir kitap değil; insanın kendi hayatına dönüp bakmasını sağlayan bir eser. Ece Üner’le tanışma fırsatı bulmuş biri olarak kitabı da kendisini de samimi, cesur ve etkileyici bulduğumu söyleyebilirim.
HaysiyetEce Üner · Destek Yayınları · 20211,775 okunma
Reklam
Reklam