"Bir ağaç meyve yüklüyken, dalları eğilir ve yere değer. Aynı şekilde, gerçek bilge de alçakgönüllüdür. Bir ağaçta meyve yoksa, dalları dikleşir, küstahlaşır. Tıpkı, budalanın herkesten iyi olduğuna inanması gibi."
Sayfa 157 - Can Yayınları
Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.
Sayfa 22
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Bir manzara, gerçek anlamıyla görüldüğünde onu gören kişinin yaşamını etkiler."
1000Kitap
Stresin kendisi olumlu ya da olumsuz değildir: Stresin direnç ya da zarar verme açısından bir güç olup olmayacağında bağlam ve doz önemlidir. Çok fazlası söz konusu olduğunda, bir çocuk ne yapacağını bilemeyebilir ve öğrenemeyebilir; çok az miktarda olursa, çocuk sıkılabilir ve ilgisini veremeyebilir. Çocukların gelişim seviyesi ve strese karşı kendi hassasiyetleri de önemlidir. Gençlerle birlikte çalışırken, tıpkı iyi bir antrenörün her bireyin bir egzersiz rutinindeki belirli bir noktada ne kadar ağırlık kaldırabileceğini bilmesi gibi, onların kendilerine has rahatlık alanlarını bilmek de büyük bir önem taşır. Ağırlık çalışması benzetmesi burada son derece faydalıdır çünkü bir kasın egzersizden önce kaldırabileceği ağırlık, egzersizden sonra kaldırabileceği miktardan çok daha azdır ama büyük bir ağırlığı fazla hızlı ve fazla çabuk kaldırmak ciddi yaralanmalara neden olabilir. Bu benzetme tartışmayı gerçek hayat deneyimleriyle ilişkilendirerek, çocuklarla yapılan çalışmaları bireyselleştirmenin yollarını bir çerçeveye oturtmak açısından faydalı olabilir. Buradaki tartışma tolerans (bir deneyim gitgide tanıdık hale geldikçe, şiddete daha az tepki vermek), sensitizasyon (olumsuz geçmiş deneyimlerle ilgili durumlara daha hızlı ve daha şiddetli yanıtlar vermek) ve bunların stres yanıtını ne şekilde etkilediği gibi temel fikirlere odaklanmalıdır.
Sayfa 422·Kitabı okuyor
Psikoloji
"Yazıklar olsun l' diye sitem etti. […] "Dünyanın en güzel yaratığına, onsuz dünyaya gelemeyeceğimiz anamıza, sevdiğimiz, taptığımız kadına, çocuklanmızın annesine 'avrat" gibi iğrenç bir kelimeyi nasıl yakıştırdımız? iki milyon sözcük hazinesi olan Arapçadan buła bula avrat kelimesini mi buldunuz, kadına verecek?" Söyleneni harfiyen çevirdim. Dinleyenlerin tamamı avrat sözcüğünün gerçek anlamını bilmiyordu. Avrat sözcüğünün gerçek anlamını öğrendikleri zaman suratları değişmişti...
Sayfa 188·Kitabı okuyor
Ünlü filozof Parerga and Paralipomena (1851) adlı eserinde başkaları tarafından hoş karşılanma ve sevilme ihtiyacımızı ortadan kaldırabilmek için yapılabilecek en iyi şeyin, onların gerçek karakterlerine odaklanmak olduğunu ileri sürdü.