Delilik
Gerçek delilik azizim... insanın ruhunun o kapkaranlık uçurumlarına ne göreceğini bilmeden cesaretle bakmasıdır.
Oldu
Kimi güler, kimi ağlar bu şiire Gavur bizi bizden edeli han oldu. Keyif ehli olduğumuz o anlar çile Yüzler güler, ciğer göz göz kan oldu. Aldılar elimizden kültür sazını, Vurdular tâ göğsünden sancak atını, Gavur türaba dikmeden bayrağını, Türk-İslam denen yer, Frengistan oldu. Bayramları ziyaret gezerdi Kayı Boyu, Şimdi deniz, güneş, kum, kıyı boyu... Tohum, tarla bin yıllık, soy kimin soyu? Çınar bir kovuk kaldı bak, viran oldu. Dergâhta sabahlanan geceler bitti, Oyulan özümüze kurşun döküldü, Çıban çobanla karıştı, bizi güttü Ehlisi olmayan dâd, başa irfan oldu. Şeyh'in aşkındaydı nefsine taarruz, Gâlib fağri olmayınca doğdu ruz, Acemlerin mahdumu olsa da aruz, Gecesi hece, yarını katran oldu. Herkesler her şey oldu yapay zekâyla, Kafiyeden nefes almadı mânâ, Herkes birer Yunus, birer Mevlâna(!) İki kıta, bir kitap, bak divan oldu (!)
Koşma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1243 yılındaki Kösedağ Yenilgisi, Anadolu Selçuklu Devleti’ni ani bir yıkıma uğratmadı; aksine devleti yaklaşık 65 yıl sürecek bir bağımlı koruma (vasallık) dönemine soktu. Selçukluların 1308 yılına kadar kağıt üzerinde de olsa varlığını sürdürebilmesi, Moğolların (ve daha sonra İlhanlıların) doğrudan yönetim kurmak yerine dolaylı bir sömürü mekanizmasını tercih etmelerinden kaynaklanıyordu. Kösedağ Savaşı'nın hemen ardından yapılan anlaşmayla Selçuklular, Moğollara yıllık muazzam bir haraç ödemeyi kabul etti. Bu haraç; tonlarca altın, binlerce at, koyun ve kumaş balyalarından oluşuyordu. Moğollar için Anadolu’yu bizzat asker ve bürokrat göndererek yönetmek hem maliyetliydi hem de coğrafi olarak zordu. Bu yüzden, Selçuklu vergi ve idari mekanizmasını bozmayıp bir "vergi acentesi" gibi kullanmayı daha kârlı buldular. Vergi düzenli ödendiği ve Moğol ordusuna askeri destek sağlandığı müddetçe Konya’daki sultanın tahtında oturmasına izin verildi. Moğollar, Selçuklu hanedanının yeniden güçlenip bir tehdit haline gelmesini engellemek için taht kavgalarını körükledi. Çoğu zaman tek bir sultan yerine, kardeşleri aynı anda tahta ortak ederek devleti ikiye ya da üçe böldüler. II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ölümünden sonra oğulları II. İzzeddin Keykâvus, IV. Rükneddin Kılıç Arslan ve II. Alâeddin Keykubad arasında kurdurulan üçlü saltanat (ortak yönetim), merkezi otoriteyi tamamen felç etti. Sultanlar, kendi kardeşlerine karşı Moğol hanlarından yardım istemek zorunda kalan birer kuklaya dönüştü. Bu dönemde gerçek siyasi güç, sultanlardan çok Moğollarla ilişkileri yönetebilen güçlü Selçuklu vezirlerinin ve bürokratlarının eline geçti. Bu dönemin en sembolik figürü Pervâne Mu‘îneddin Süleyman'dır. Pervâne, zekice bir diplomasi yürüterek yaklaşık yirmi yıl boyunca Tebriz’deki
Tarih
nerde gerçek, nerde yalan bilen söylesin yalan diyen yalan olsun, yüzü gülmesin
📚 + ☁️ = 📸📷 ​1. Fyodor Dostoyevski - Yeraltından Notlar ​"Öyle bir zaman geliyor ki, insan artık sadece nefes almaktan bile yoruluyor." ​2. Yusuf Atılgan - Aylak Adam ​"Dünyanın bütün yolları yalan, bütün insanları iki yüzlü." 3. Lev Tolstoy - İvan İlyiç'in Ölümü ​"Doğru yaşadın mı İvan İlyiç, doğru yaşadın mı?" ​4. Mihail Bulgakov - Köpek Kalbi ​"Zorla bir şeyi elde edebilirsin ama zorla bir şeyi sevdiremezsin." 5. Jack London - Martin Eden ​"Zekânın en acı verici yanı, aptal bir dünyada yaşamak zorunda olmasıdır." ​6. Émile Zola - Nasıl Ölünür ​"Zenginlerin canı tatlıdır, fakirlerin ise hayatı ucuz." ​7. Marlo Morgan - Bir Çift Yürek ​"Sen, sonsuzluğun içinde bir an'sın." 8. Michel Foucault - Hapishanenin Doğuşu ​"İktidar sadece yasaklar koymaz; o aynı zamanda hakikatler de üretir." ​9. Şermin Yaşar - Söyleme Bilmesinler ​"Bazen susmak, en gürültülü çığlıktır." 10. Osamu Dazai - İnsanlığımı Yitirirken
Alıntı
Gerçek olan bu ya? Gönlü zarif olanın, İmtihanı ağır olur..!