Kitap yorumum
10/10
·88 syf.··
2026 34. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:35
Bugün sizlere @alimserkancesur 'un muhteşem kaleminden gerçek bir hayat hikayesi olan Türk Damar'ı kitabını, adı tarih kitaplarında pek geçmeyen Hamit Çavuş'un hikayesini anlatacağım. Kitabın konusu: Hamit, Fetihiye Ören Köyü'nün sıradan bir köylüsüyken Balkan Harbi'nin başlamasıyla Osmanlı'nın ilan ettiği seferberlik onu anasından ve büyük bir aşkla bağlı olduğu eşi Vesile'den tam 11 yıl ayırır. ️Önce Balkan Harbi'nde Yunanlılara esir düşer ve Sakız Adası'na sürülür. Esir mübadelesiyle özgürlüğüne kavuştuğunda onu Çanakkale beklemektedir. ️Açlığın, yoksulluğun ve yanı başında yatan şehitlerin ağır kokusunun arasında vatanı için savaşır. Son kalan el bombalarıyla arkadaşlarıyla birlikte kıyıya çıkmaya çalışan İngiliz askerlerini geri püskürtmeyi başarır. ️Doğu Cephesi'nde Ruslara esir düşer, yol yapımında çalıştırılır, türlü eziyetler görür. Bir Rus askeriyle kurduğu dostluk sayesinde kaçmayı başarır. Yolculuğu sırasında karşılaştığı Kara Yılan çetesinin elinden ise "Ben Mustafa Kemal'in askeriyim!" diyerek kurtulur. ️Memleketine dönmek yerine yeniden cepheye koşar. Kurtuluş Savaşı'nda İnönü'de ve Dumlupınar'da savaşır. Açlık çeker, zulüm görür, ölümle yüz yüze gelir; ama ne düşmana boyun eğer ne de vatan sevgisinden vazgeçer. Savaşlar sona erdiğinde Hamit'e İstiklal Madalyası verilir. Devlet, bir gazi olarak ona maaş bağlamak ister çok ihtiyacı olmasına rağmen kabul etmez. Hamit'in cevabı, onun nasıl bir insan olduğunu tek cümlede anlatır: "Ben para için askerlik yapmadım! Ben vatanım, Allah'ım için savaştım!" ️Hamit 11 yıl sonra evine büyük bir mutluluk ile döner. Hiçbir savaştan sağ kurtulduğunda bu kadar sevinmemiştir ama evinde her şey bıraktığı gibi midir ️ Kitap hakkındaki düşüncelerim: Ben tarih okumayı çok severim, gerçek bir hikaye olmasından dolayı kitap
Türk DamarıAlim Serkan Cesur · İkinci Adam Yayınları · 202612 okunma
Sınır boylarında Bir Ruhun Çığlığı:
10/10
·128 syf.··
2026 224. kitabı
Tezer Özlü’nün Yaşamın Ucuna Yolculuk kitabını okumak, bir yazarın metniyle karşılaşmaktan çok, bir ruhun en çıplak, en savunmasız ve en dürüst haliyle göz göze gelmek gibi. Özlü, o zamansız ve benzersiz kalemiyle beni öyle bir girdabın içine çekti ki, sayfaları çevirirken edebiyatın o sığınak limanlarından uzakta, okyanusun tam ortasında tek başıma fırtınayla yüzleşiyormuşum gibi hissettim. ​Bu kitap benim gözümde sadece bir otobiyografik anlatı ya da bir gezi günlüğü değil; insanın bu dünyadaki o bitmek bilmeyen "yabancılık" hissinin, o köksüzlük ve yerini bulamama sancısının en lirik manifestosu. Tezer Özlü; Kafka’nın, Svevo’nın ve Pavese’nin izini sürerken aslında kendi içindeki o derin uçurumların haritasını çıkarıyor. Berlin’in kasvetli sokaklarından Trieste’nin rüzgârına, odaların klostrofobik yalnızlığından hastane koridorlarının o buz gibi gerçekliğine uzanan bu yolculukta, aslında hepimizin içindeki o "gitmek" arzusunun resmini çiziyor. ​Yazarın o süssüz, dolambaçsız ve adeta bir neşter kadar keskin üslubu beni en derin yerimden yaraladı. Toplumun bize dayattığı o sahte mutluluk oyunlarını, o steril yaşam biçimlerini elinin tersiyle itiyor ve "Yaşamın ucundayım, ötesi yok," diyerek bizi o tekinsiz sınır boylarında yürütüyor. Onun dilinde intihar bir kaçış değil, bir özgürlük arayışı; delilik bir hastalık değil, bu çıldırmış dünyaya karşı verilmiş en dürüst tepki. ​Yaşamın Ucuna Yolculuk’u bitirdiğimde, içimde hem o derin melankolinin sızısı hem de yaşamı tüm acılarına rağmen bu kadar çıplak sevebilmenin verdiği o muazzam hayranlık kaldı. Bu kitap bana şunu bir kez daha öğretti: Gerçek edebiyat, bize pembe yalanlar söyleyen değil, bizi kendi uçurumumuzun kenarına getirip aşağıya bakma cesareti veren edebiyattır. İşte Tezer Özlü, o uçurumun kenarında elimi
Edebiyat
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2026 425. kitabı
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı (The Subtle Art of Not Giving a F*ck), Amerikalı yazar ve blog yazarı Mark Manson tarafından kaleme alınan, geleneksel kişisel gelişim kitaplarının "her zaman pozitif ol" dayatmasına meydan okuyan, küresel çapta büyük başarı yakalamış sarsıcı bir modern felsefe ve rehber kitabıdır. Yazar, alışılagelmiş pembe tablolar çizmek yerine, hayatın gerçekleriyle yüzleşmeyi ve acıyı kabullenmeyi temel alan ters köşe bir yaklaşım sunar. Mark Manson’ın ana tezi, her şeyi kafaya takmayı bırakıp sadece gerçekten önemli olan birkaç şeyi önemsememiz gerektiğidir. Yazara göre hayat kısıtlıdır ve enerjimizi her küçük soruna harcarsak mutsuz olmamız kaçınılmazdır. Kitap, "kafaya takmamayı" boşvermişlik veya umursamazlık olarak değil, neyin önemsenmeye değer olduğunu seçme becerisi olarak tanımlar. Manson, hayatın acılardan, başarısızlıkl屋さん ve pişmanlıklardan muaf olamayacağını savunur. Gerçek mutluluğun sorunsuz bir yaşam sürmekle değil, çözmekten keyif alacağımız doğru sorunları seçmekle mümkün olduğunu belirtir. Kitap boyunca; kusursuzluk yanılgısı, sürekli özel hissetme arzusu, kurban psikolojisi ve ölüm gerçeği gibi ağır konuları samimi, esprili ve bazen de oldukça sert bir dille masaya yatırır. Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı; modern dünyanın yarattığı sürekli mutluluk ve başarı baskısından yorulan okurlar için, sınırlarını kabullenmenin, sorumluluk almanın ve daha samimi, gerçekçi bir yaşam kurmanın yollarını gösteren pratik ve dürüst bir başucu eseridir.
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama SanatıMark Manson · Butik Yayınları · 201715,5bin okunma
Puan vermedi
... Merhaba... Sırlarla dolu bir kitabevine girmeye hazır mısın? Yalnızlar Odası & Nehir Güzel @_nehir.gzl Kitabevine gelen gizemli bir genç... Kitaplarına sığınan yalnız ve umutsuz bir adam... Hüzün dolu aşklar... Olayların peşini bırakmayan bir komiser ve kayıp iki kadın... ●● Yazarın kaleminden okuduğum üçüncü kitap oldu devam kitabının geliyor müjdesi mutlu etti beni. ●● Sabit annesinin yeniden evlenmesiyle üvey baba evinde büyür, yalnızlığı onu kitaplara yöneltir, annesinden kalan dükkanı kitabevi, merdivenle çıktığı üst kat yirmi yıldır yalnızlığının tanığı dünyasıdır, Kimim ben sorusu zihninden hiç gitmeyen hele son zamanlarda bu soruya yeterli cevap bulamayan yapayalnız bir insan portresi var karşımızda. Bir gün ünv.ögrencisi Semih' in gelmesi ve kitabevinde çalışmaya başlaması bu iki insanı ortak bir bağla birbirine bağlar. Semih' in kız arkadaşı Pelin' in onunla ilgili gerçeklerin hiç de anlattıgı gibi olmadığını öğrenmesiyle olaylar farklı bir yöne evrilir. Kitabevinden alışveriş ettiği tesbit edilen iki kadının kayıp olmasıyla komiser Haluk olayı araştırmaya başlar, ipuçları, yarım kalmış hayatlar, kırık kalpler, bir katil var ama... Acaba komiserin ulaştığı sonuç ne kadar gerçek? Kitap yalnızca bir polisiye kurgu değil, karakterlerin iç dünyalarına da odaklanarak onları geçmişleriyle de tanıtıyor okura. ●●
Yalnızlar OdasıNehir Güzel · Çınaraltı Yayınları · 202613 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
FELSEFEYİ TAKDİMİMDİR (Felsefe Kitabı) COMTE-SPONVILLE 12 Mart 1952 Paris doğumlu, Fransız eğitimci ve filozof COMTE-SPONVILLE tarafından yazılmış, felsefenin temel konuları üzerine görüşlerini yansıtan değerli bir eser. Eserini tüm okurlara takdim ediyor. Savunduğu felsefi görüş daha çok Ateizm ve Materyalizm yönelimlidir. Üslubundaki samimiyet, dilindeki şeffaflık sayesinde Felsefe hiç bu kadar yakınımızda olmamış gibi hissettiriyor. Yazar kitapla felsefeyi ayağımıza kadar getiriyor. Hem de ayağa düşürmeden... Kitapta asıl yapılan işin özü, felsefenin değerini düşürmeden onu on iki temel kavramda sorgulamaktır: Ahlâk, Siyaset, Sevgi, Ölüm, Bilgi, Özgürlük, Tanrı, Ateizm, Sanat, Zaman, İnsan ve Bilgelik. Her bir bölümde bir kavramı ele alan ve bu kavramların gündelik ve sözlük anlamlarını, tanımlarını, bunlar üzerine yorum yapan filozofları inceleyen kitap kavramların düşünsel planlarını bilgi ve yorum düzeyinde vererek samimi bir üslup yakalıyor. Kitap hakkında yazarın görüşü şöyle: “Felsefeyi Takdimimdir’’ eğer birilerinde felsefeyi daha yakından tanıma arzusu uyandırırsa, o zaman boşuna yazılmamış olacak. Kitapta dikkatimi çeken bazı alıntıları aşağıya alıyorum. Kitabın içeriği ve yazarın üslubunu bunlardan hareketle tahmin edebilir ve kitabı bir an önce bulup okumak isteyebilirsiniz. Alıntılar: En ufak düşüncemiz bile, vücudumuzun, ruhumuzun, kültürümüzün izini taşır. İçimizdeki herhangi bir fikir; sınırlı, öznel, insanidir ve bu dedenle gerçekliğin bitmez tükenmez karmaşıklığına kesinlikle karşı gelemez. Doğru ispatlar olabilir, ama bu da kesin değil. (Pascal) Kanıtlar mı? Eğer kanıt olsaydı, inanca ihtiyacımız olur muydu? İspatlayabileceğimiz bir tanrı, hala bir tanrı olur muydu? Bilmemek cehalettir; bir şeye inanma hakkı ondan kaynaklanamaz. Ya da
Felsefeyi TakdimimdirAndre Comte-Sponville · Opera Kitap · 2022212 okunma
Biraz ara vererek okuduğum bir kitap oldu ama keyifli ve güzeldi
Puan vermedi·325 syf.··
2026 8. kitabı
·
103 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:07
Daniel Keyes'in Algernon'a Çiçekler adlı eseri, modern edebiyatın en etkileyici psikolojik romanlarından biri olarak kabul edilmektedir. İlk bakışta zekâ üzerine kurgulanmış bilimsel bir hikâye gibi görünse de, derinlerinde insan olmanın anlamını, toplumsal kabul arayışını, yalnızlığı ve bireyin kendini keşfetme sürecini ele alan güçlü bir anlatı sunmaktadır. Romanın başkahramanı Charlie Gordon, zihinsel gelişimini artırmayı amaçlayan deneysel bir çalışmanın parçası olur. Ancak Charlie'nin geçirdiği dönüşüm yalnızca bilişsel kapasitesini değil, dünyayı algılama biçimini de kökten değiştirir. Bilginin ve farkındalığın artmasıyla birlikte geçmişin kırgınlıkları, insanların gerçek niyetleri ve hayatın karmaşık yönleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Daniel Keyes, Charlie'nin gelişimini günlükler aracılığıyla aktararak okuru karakterin zihinsel ve duygusal yolculuğuna doğrudan ortak eder. Bu anlatım tekniği, romanın etkisini artırırken karakterle güçlü bir empati kurulmasını sağlar. Eser boyunca zekâ ile mutluluk arasındaki ilişkinin sorgulanması, insan değerinin neye göre ölçülmesi gerektiği sorusunu da beraberinde getirir. Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri, insanın yalnızca zihinsel yetenekleriyle değil; sevme, anlaşılma ve aidiyet hissetme kapasitesiyle de var olduğunu göstermesidir. Bu yönüyle Algernon'a Çiçekler, bilimsel bir deneyin hikâyesinden çok daha fazlasını sunar; insan ruhunun kırılganlığına ve insan olmanın özüne dair derin bir sorgulamaya dönüşür. Benim için bu kitap, yalnızca okunup bitirilen bir roman değil, uzun süre üzerinde düşünülmesi gereken bir deneyim oldu. Daniel Keyes'in sade fakat son derece etkileyici anlatımı sayesinde eser, okurunda kalıcı izler bırakmayı başarıyor. İnsan doğasına, empatiye ve hayatın gerçek değerlerine dair önemli
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Reklam
Reklam