Homo Economicus. Modern kapitalist iktisat teorisi, insanı özü itibarıyla bencil, her zaman ve her yerde rasyonel bir biçimde kendi kişisel çıkarını maksimize etmeye programlanmış hesapçı bir yaratık olarak kurgular. Evrimsel psikolojinin egemen kanadı da bu ekonomik dogmayı biyolojik alana tercüme ederek 'Bencil Gen' ve 'Bencil Mem' teorileriyle insan ilişkilerini tamamen bir kar-zarar tablosuna indirgemiş durumdadır. Bize söylenen hikayeye göre, tarih öncesindeki atalarımız da bugünkü Wall Street brokerları gibi hareket ediyor, her cinsel birleşmede ve yiyecek paylaşımında genetik yatırımlarının geri dönüş oranlarını hesaplıyorlardı. Ancak antropolojik ve paleolitik gerçekler, insan doğasını bu denli çirkinleştiren, onu sürüngenimsi bir piyasa aktörüne indirgeyen bu kuramsal vizyonu tamamen yalanlamaktadır.
"Mahkemeler yalnızca gerçekler üzerine kurulmaz. Hatta çoğu kez gerçekler üzerine kurulmaz. Kısıtlı bulgular, gözden kaçırılmış delillerle yalnızca strateji ve taktikler üzerine kurulur. Diğer memleketleri bilmem ama, bu memlekette adalet bir oyun, tam bir tiyatro, içindekiler biliyor zaten bunun böyle olduğunu, soyut bir adalete inanmak isteyenlerle, adaletin aslında ne mal olduğunu iyi bilenler arasındaki ezeli kapışma bu! Zeki bir avukat daha ikinci yılına kalmadan anlar her şeyin boktan bir komedi, avukatlığın da esnaf işi bir oyunculuk olduğunu. Adaletsizlik her yerde var, mahkeme salonlarında niye olmasın? Adaletsizlik, olayların bir parçası değil mi, hatta belki de en önemli parçası... "