Puan vermedi·211 syf.··
2026 28. kitabı
#OrhanPamuk'un kaleminden "#KırmızıSaçlıKadın" eserini #okudumbitti . Eserde geçen olaylara baktığınızda yaşadığımız hayatta olmasi mümkün olan olay örgüleri. Hayatta her şey olabilir denilen olaylar zinciri. Kahramanimizin babasının evi terk etmesi sonucu çalışmak zorunda kalan bir delikanlının, bir kuyucunun yanında çalışmaya başlaması ile hayat dönemecine giden bir hikaye. Delikanlının Öngören kasabasında 'kuyu çalışmasında yaşadığı bir iş kazası sonucu korkup olay yerinden uzaklaşması ve ustasını kuyuda bırakıp Hayati boyunca vicdan azabı yaşamasına ve geçmişin onun arkasını bırakmalarına neden olur . Öngören'e tiyatro sergilemeye gelen tiyatroculardan kendinden yaşça büyük olan kırmızı saçlı kadının aşık olması ve bir gecelik ilişki yaşaması ile yıllar sonra önüne çıkan faturanın bedelinin ağırlığı Batının Oidipus 'u ve Doğunun Rüstem ve Sührab'in yasam hikayelerinin kahramanımızın hayatındaki yansımalarını merak etmek isteyenlerin okuyacağı bir eser. Bir olaya veya efsane ne kadar çok inanırsanız o mutlaka başınıza gelir yaşarsınız diye bir gerçeklik var . Kitapla kalın #KitapAşktır #kitapalıntıları #kitapokumakgüzeldir #okuyorum #Kitap #Roman #Edebiyat #kitapönerisi #kitapkurdu #kitapaşkı #kitapkokusu #kitapsever #kitapalıntıları #kitapokumakgüzeldir #bookstagram #book #books #booklover #bookphotography #booknerd #Oidipus #Sübrab
1000Kitap
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,3bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 77. kitabı
Serinin ilk kitabına göre sanki daha yavaş ilerliyor ama sonlara doğru soluksuz okuyorsunuz. Millie, her şeye burnunu sokmadan duramıyor maalesef. Bu kadının başına ne geliyorsa hep bundan geliyor. Ayrıca asla akıllanmıyor; hep bildiğini okumakta bayağı ısrarcı biri. Bir de cabuk güvenmemesi gerektiğini öğrenmesi lazım. Gerceklik algisinda da bir problemi oldugunu düşünüyorum. Bazen bana her seyin sanrıdan ibaret oldugunu düşündürüyor Hayatının karmaşasından sebep kendine bir brokoli bulmuş, sevdiğini iddia ediyor. He aynen kanka, çok seviyorsun. Brokolinin de sevgisine hayran kaldım doğrusu. Her neyse... Olaylarda bazı kısımların çok uçuk olduğunu düşündüm şahsen. Onun dışında olay akışını sevdim. Bazen beni güldürdü, bazense gerilime soktu. Güzeldi.
Hizmetçinin SırrıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20237,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10k takipçim varmış gibi kitap tavsiye edeceğim şimdi.
Puan vermedi·304 syf.··
2026 14. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Anadilimizin zihnimizin belli yönlerini şekillendirebileceğini savunan yazar, bu savını (aslında bir oranda kanıtlanmış bir gerçeklik bu) açıklamak için konunun en başından alıyor. Ortalama 150 yıl içinde dil hakkında insanlar neleri araştırıp neleri savunmuşlar, doğa-kültür savaşı bu meselede nasıl seyretmiş, "bilim" insanları hangi hatalara düşmüş... Kitabın ilk yarısında tüm bunları özetleyip ikinci yarısında ise dilin zihin için belli başlı alanlarda bir mercek görevi gördüğünü ispatlayan deneyleri aktarıyor. Kitap 2010 yılında yayımlanmış, son 16 senede ne gelişmeler olduğunu araştırma isteği de uyanmıyor değil. :) Okurken insanın dikkatini celbeden mizahi üslup ve eleştirel bilim tarihi anlatımı gibi bazı unsurların yanında daha dikkate değer bir konu da tarih anlatmayan kısa bir kitapta bile Batılıların tarihinden utanması gerektiğinin bir sürü örneğinin görülebilmesi. Avrupa'daki sergilere ve hayvanat bahçelerine siyahi insanların "daha önce görülmemiş egzotik tür" tanıtımıyla getirilmesinden farklı Aborjin kabilelerinin toprağının nasıl sömürüldüğüne ve dillerinin İngilizce yüzünden gözümüzün önünde öldüğüne kadar birçok misal var. Yazar bu serpiştirmeyi bilerek yapmış zaten. Avrupa merkezli bakışın değişmesi gerektiğine falan parmak basmış ama kendisi de belli yerlerde aynı hataya düşmüş bana kalırsa. Kısacası genel anlamda oldukça bilgilendirici ve yararlı bir ürün ortaya konmuş. Tavsiye edilir.
Dilin AynasındanGuy Deutscher · Metis Yayıncılık · 2013187 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 12:52
Ayfer Tunç yine yalın ama etkisi uzun süren bir hikâye anlatmış. Okuması akıcı, merak duygusunu son sayfaya kadar diri tutuyor. Kitabı bitirdiğimde zihnimde kalan en büyük soru ise Şehnaz’ın sevgilisinin annesiyle olan ilişkisinin tam olarak ne olduğuydu. Belki de bilinçli olarak açık bırakılmış bir boşluktu ama ben o kısmı biraz daha okumak isterdim. Bunun dışında kitapta en çok dokunan şey yalnızlık hissiydi. Özellikle bir zamanlar mesleğinde saygın, güçlü ve etkin bir doktorun emeklilik ve hastalık döneminde görünmez hâle gelişi, ölümünden sonra bile kimsesizliğe terk edilmiş olması çok sarsıcıydı. İnsanların değeri, çoğu zaman sadece üretebildikleri sürece varmış gibi hissettiren o gerçeklik uzun süre aklımdan çıkmadı. Romanın en güçlü yanı da buydu bence; abartıya kaçmadan, hayatın içinden karakterlerle hepimizin bir gün yüzleşebileceği yalnızlık, ilişki, yaşlanma ve aidiyet duygusunu anlatıyor. Bitirdiğimde bir roman okumuş gibi değil de, birilerinin gerçek hayatına kısa bir süre tanıklık etmiş gibi hissettim.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,2bin okunma
Dönüşüm
9/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Dönüşüm Kafka'nın böceği aslında hepimizin içinde taşıdığı yabancılığı simgeliyor. Gregor Samsa'nın bir sabah böcek olarak uyanması fantastik görünse de, asıl gerçeklik insanların ona bakışında gizli. Faydalı olduğun sürece değer görmek, yük olduğunda unutulmak... İncecik bir kitap ama bıraktığı ağırlık sayfa sayısıyla ölçülemeyecek kadar büyük. Ade Adem Çelik Franz Kafka
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,2bin okunma
Hayal Kırıklığına Uğratan Bir Kitap …
2/10
·288 syf.··
2026 24. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:38
Irak Türkmenlerinin tarihi ve medeniyeti oldukça önemli ve ilgi çekici bir konu. Bu nedenle kitaba büyük bir merakla başladım. Ancak ne yazık ki beklentilerimi karşılamadı. Öncelikle kitapta dipnotlar gereğinden fazla uzun tutulmuş. Bazı sayfalarda dipnotlar neredeyse metnin kendisinden daha fazla yer kaplıyor. Ayrıca verilen bazı bilgiler konuya anlamlı bir katkı sunmuyor ve gereksiz ayrıntı hissi yaratıyor. Eserde çok fazla tekrar ve bazı maddi hatalar da mevcut. Örneğin Türklerin kemer ve kubbe mimarisinin öncüsü olduğu yönündeki iddia tarihsel açıdan oldukça tartışmalı; bu mimari unsurların kökeni çok daha eski dönemlere, özellikle Roma dünyasına kadar uzanıyor. Yazarın şehir tasvirleri de bana abartılı geldi. Kerkük’ü ve çevreyi yakın zamanda görmüş biri olarak, anlatılan tablo ile gerçeklik arasında ciddi bir mesafe hissettim. Kerkük, Türkiye’deki orta büyüklükte bir ilçeyi andırırken, kitapta adeta Şam veya Beyrut ölçeğinde ve ihtişamında bir şehir gibi sunuluyor. Benzer şekilde, Erbil Kalesi’nin Moğollar tarafından ele geçirilemediği iddiası da yeterince ikna edici görünmedi. Alamut gibi çok daha güçlü ve meşhur kaleleri yerle bir eden Moğolların Erbil’i alamamış olması konusunda daha güçlü kanıtlar beklerdim. Kitaptaki birçok bilgi de sağlam kaynaklardan ziyade rivayetlere dayanıyor. Ortadoğu tarihini çalışırken rivayetlerin çokluğu zaten bilinen bir sorunken, yazarın bunları yeterince eleştirel bir süzgeçten geçirmediği izlenimine kapıldım. Ayrıca Gutilerin ve Partların Türk kökenli olduğu iddiasını ilk kez bu kitapta gördüm. Bunun yanında Türkleri Nuh’un oğullarından birine bağlayıp bunu “inkâr edilemez bir gerçek” olarak sunması da akademik bir çalışmadan beklediğim yaklaşımın oldukça dışında kaldı. Kısacası, konu çok değerli olmasına rağmen kitap
Irak Türkmen Tarihi ve Medeniyeti Üzerine AraştırmalarAbdulhalik Bakır · Berikan Yayınevi · 20232 okunma