"Dünyada korkunç şeyler oluyor. Hepimiz seçimler yapıyoruz. Zamanı geri almak imkânsız. Kötünün içinden çıkan iyilik bazen katlanılmaz olabiliyor."
Sayfa 231 - April·Kitabı okuyor
Ayrılık yağmurdan vazgeçiş, sudan üşüme; yalnızca gölge vermesi ağaçların. İyiliğin küfre dönmesi ayrılık. Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya. Başını alıp gitmek gibi bir geri dönüş. İki adımından birisi insanın. Sevincin kundakçısı, hüznün arması. Süreğen korkusu inceliğin. Ayrılık o küçük ölüm, usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ruslar ve Sömürgeleştirilecek Rusya toprakları üzerine
Rus kasabalarına yerleşmeyeceğiz. Müdahale etmeden kendi kendilerine parçalanmalarına izin vereceğiz. Bilhassa bu konuda vicdan azabı çekmek yok. Çocuk bakıcısı gibi davranmayacağız. Bu insanlar konusunda kesinlikle hiçbir zorunluluğumuz yok. Ağlarla mücadele etmek, pireleri kovalamak, Alman öğretmenler getirmek, gazete dağıtmak; bunlar bizim işimiz değil. Belki kontrolümüz altında bir radyo vericisi kurmakla yetiniriz. Geri kalanlara gelince, karakol levhalarımızı anlayacak kadar eğitim vermek yeter onlara. Araçlarımızın altında ezilip gitmesinler. Onlar için özgürlük kelimesi, bayram günlerinde yıkanma hakkından başka bir anlam taşımaz. Gidip onları pohpohlarsak karşılığında saygı görmeyiz. Bunlar tamamıyla yeniden düzenlenmesi gerekecek görüşler. Ortada yalnızca tek bir vazife var: O da bu ülkeyi Almanların göçüyle Almanlaştırmak ve yerlilere köle gözüyle bakmak. Bu insanlar bizi yenseydi vay halimize! Tabii onlardan nefret ediyor değiliz; bu duygu bizlere tamamen yabancı. Bizler sadece mantığın peşinden gideriz. Öte yandan onlarda ise aşağılık kompleksi var. Ezici üstünlüğünü hissedebildikleri bir fatihe karşı gerçek bir nefret beslerler. Peki ya entelektüel zümreye? Bizde onlardan gereğinden fazla var.
Sayfa 119·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
Ama bunlar çok tatlılarrr
"Saat kaçta işten çıkıyorsun?" "Gece yarısı." "Seni işten alıp yurda bırakmamda bir sakınca var mı? Yalna başına otobüsle dönecek olman açıkçası beni biraz korkutuyor." "Yurda dönmeyeceğim, emniyete gideceğim. Murat Komiser'e her ne kadar diklensem de bu sahiden önemli bir mesele ve derdi neyse öğrenmem gerek." "O halde seni emniyete götürürüm, sonra da yurda. Bugün bir işim yok, sana şoförlük yapabilirim.” "Tamam," diyerek gülümsedim. "Bana bu gece şoförlük yap ama daha fazla yağmur dansı yapma, tamam mı?" Gülerken kafasını arkaya doğru attı. Güneş batmak üzereydi ve neon tabelalar parlamaya başlamıştı. Ve Poyraz Viran'ın içten gülümserkenki bu duruşu şehirde gördüğüm en güzel manzaraydı. "Bir dahaki sefere birlikte yapalım." Uzanıp yanağıma bir öpücük bıraktığında kaşlarım havaya kalktı. Ellerini cebine yerleştirerek kaldırımdan indi ve araba geçmeyen yolda geri geri karşı yola yürürken, "Sana yağmur dansı yapmak çok yakışacak," dedi. "Bence sana daha çok yakışıyordur!" diye bağırdığımda karşı yola, telefon kulübesinin hemen yanına geçmişti. Ellerini iki yana açarak kendi etrafında bir tur döndü. "Göreceğiz!"
Sayfa 108 - Poyraz & Ekin·Kitabı okuyor
"Geri dönebileceğim bir ailem olsaydı bu yolculuk çok romantik olurdu. Ama ben yapayalnızdım ve bu yalnızlık da çok ağırdı."
Sayfa 80·Kitabı okuyor
Her akşam ölüyor ve her sabah doğuyordum. Ölümden geri dönüyordum.
Sayfa 23·Kitabı okuyor