Gülme nöbetim geçmiş, yerini ağır bir keder duygusu almıştı. İçim acılaşmıştı, nasıl anlatsam? Güpegündüz, yazın ortasında, herkes, her şey ışık içindeyken sadece benim başımın üstüne gelip duran kara bir bulutla birlikte her şey kararmıştı.
Sadece on yıl öncesine kadar, cebinizin civarında kıpırdanma gibi bir şey hissetseniz, o noktayı kaşıyarak rahatlatmaktan başka bir şey düşünmezdiniz. Bugün ise aynı sinirsel faaliyet bize telefonumuzu yoklamamız gerektiğini düşündürüyor.
...binlerce değişik görüntü arkasında hep aynı bayağı şeyi ısıtıp ısıtıp sunduklarında; Maupassant'ın, kabalığı ve bayağılığıyla üstüne bir karabasan gibi çöken Eyfel Kulesi'nden kaçması gibi kaçıyorum ben de.
Sayfa 7 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu