"Size Jak'in evimi kullanmasına neden izin verdiğimi anlatmak istiyorum. Bu öykü çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının iş nedeniyle çocuğun lise eğitimi kesintiye uğramıştır. Lise ikinci sınıftayken, büyüdüğü zaman ne olmak, ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazması istenir.
O gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazar. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlatır. Hatta 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizer. Binaların, ahırların ve koşu yollarının
bile yerlerini gösterir. Hayalindeki 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metre karelik evin ayrıntılarını da çizer.
Bu projeye kalben bağlıdır. Ertesi gün yedi sayfalık ödevi öğretmenine teslim eder. İki gün sonra ödevi geri alır. Kâğıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış koskocaman bir "F "ve "Dersten sonra beni gör" cümlesi vardır. Hayalinin peşinde koşan çocuk, dersten sonra öğretmenini görmeye gider ve
"Neden F aldım?" sorusunu yöneltir.
Öğretmen, "Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal. Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği almak para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız," der ve ekler: "Eğer kompozisyonu gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu tekrar gözden geçiririm."
Çocuk eve gider ve uzun uzun düşünür. Babasına ne yapması gerektiğini sorar. Babası, "Oğlum, bu konuda kararını vermen lazım. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir karar," der.
Çocuk bir hafta düşündükten sonra, hiçbir değişiklik yapmadan ödevi öğretmenine geri verir. "Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin, bende
Çağı işleyen büyük motif ışıktı: Düşünce ve vicdan özgürlüğünün simgesi ışık; coğrafi keşiflerin simgesi ışık; özellikle Vermeer’inkiler olmak üzere o dönemin tablolarını aydınlığa boğan ışık; bilimsel araştırmanın konusu olarak ışık; Snell’in kırınım yasalarıyla Leeuwenhoek’in mikroskobundaki ışık ve Huygens’in ışığın dalgalardan oluştuğu kuramındaki ışık. Bunlar hep birine bağlantılı etkinliklerdi ve bu faaliyetlere girişenler birbirleriyle serbestçe temasa geçiyorlardı.
Bu sıkıcı yerküreden çıkıp yukarılardan aşağı bakarak, doğanın tüm çabasını ve ince işçiliğini bu küçücük pislik noktası üzerinde mi harcadığını düşünebiliriz. Böylece uzaktaki öteki ülkelere yolculuk eden gezginler gibi, anayurdumuzda, gezegenimizde neler olup bittiğini daha iyi bileceğiz ve evrendeki her şeyin değerini daha iyi takdir edebileceğiz. Yerküremizden başka yerlerde canlı varlıkların yaşadığını ve buraların da bizim gezegenimiz kadar özene bezene yaratılmış yerler olduğunu görünce, dünyamıza ilişkin olarak kullanılan “büyük” sözcüğüne daha az kapılacak, insanların çoğunun tutkuyla bağlandıkları önemsiz konuları küçümseyebileceğiz.
- Christian Huygens, The Celestial World Discovered (Keşfedilen Semavi Dünya), 1690 dolaylarında
Bu sıkıcı yerküreden çıkıp yukarılardan aşağı bakarak, doğanın tüm çabasını ve ince işçiliğini bu küçücük pislik yuvası üzerinde mi harcadığını düşünebiliriz. Böylece uzaktaki öteki ülkelere yolculuk eden gezginler gibi, anayurdumuzda, gezegenimizde neler olup bittiğini daha iyi bileceğiz ve evrendeki her şeyin değerini daha iyi takdir edebileceğiz. Yerküremizden başka yerlerde canlı varlıkların yaşadığını ve buraların da bizim gezegenimiz kadar özene bezene yaratılmış yerler olduğunu görünce, dünyamıza ilişkin olarak kullanılan "büyük" sözcüğüne daha az kapılarak, insanların çoğunun tutkuyla bağlandıkları önemsiz konuları küçümseyebileceğiz.
-Christian Huygens, The Celestial World Discovered (Keşfedilen Semavi Dünya), 1690 dolaylarında
Birçok dünya mı, yoksa tek bir dünya mı var acaba ? Doğanın incelenmesinde bundan daha soylu ve seçkin bir soru olamaz.
— Albertus Magnus , on üçüncü yüzyıl