Kişi hayatındaki en önemli kişinin kendisi, en önemli tanıklığın da kendi tanıklığı olduğunu farketmezse hiçbir zaman hayatla ilişkisini doğru kuramaz. Kendini gerçekleştiremez.
Bazen bir sevgili için her şey bırakılır yüzbaşım. İnsan bir öfke anında arkadaşını, bir buhran dakikasında kendisini öldürebildiği gibi, aşk denen hastalığın şiddetlendiği bir sırada da istikbalini, halini, mazisini, her şeyini feda edebilir.
O günler en iyisiydi ya da en kötüsüydü akıl çağıydı ve aptallık çağıydı, inanışlar zamanıydı ve inançsızlıklar zamanıydı, ışık mevsimiydi, ve karanlık mevsimiydi Umut baharıydı ve umutsuzluk kışıydı, yaşayabilmek için her şey vardı önümüzde; hepimiz doğrudan cennete gidiyorduk, hepimiz doğrudan cehenneme gidiyorduk. Kısacası o günler Tıpkı Şimdiki gibi o kadar uzaktaydı ki Kimileri iyi ve kötü şeylerin üstünlük derecelerini karşılaştırıldığında o günlerin gelmiş geçmiş en iyi günler olduğunda ısrar ediyorlardı.