8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 187. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:01
Anemonları bilir misiniz ? Anemon, kelime anlamı ve özellikleri bakımından iki farklı dünyaya ait varlıkları ifade eder. Narin yapılı bir çiçek ve okyanuslarda yaşayan zehirli bir deniz canlısı .. Kitapta da iki farklı dünya okuyoruz.Aslında ilk gördüğümde ben bu kitabın kişisel gelişim türünde oldugunu düşünmüştüm .Ama farklı bir hikaye ile karşılaştım. Engin üniversiteyi kazandığı yıl arkadaşının çağrısıyla yazı geçirmek için Cunda ya gider .Tahsin Amcanın köhne teknesini onaracaklar ve kamarada kalacaklar.Yan taraftaki teknede huysuz bir kaptan var .Bir gün yanına bir kadın ve küçük bir kız gelir .Onun adamın kızı ve torunu oldugunu öğrenirler. Küçük Mavisu onlara neşe getirir. Ta ki bir sabah annesiyle ortadan kaybolana kadar . Yirmisekiz yıl geçer aradan.Engin doktor olmuştur. Aylin le evlidir ama evlilikleri pek de yolunda gitmiyordur. O da başka kadınlarda gönül gezdirir . Serap bankacı ..Tek başına yaşıyor. Çocukluk travmalarıyla başedebilmek için psikoloğa gidiyor .Bir gece kapısı çalınınca karşısında küçük bir kız buluyor .Üst komşunun kızı. Annesi Jale acil bir iş için şehirdışına çıkmış. Gelemeyince o da Serap ın yanına geliyor .Bir günlük diye başlayan konaklama uzuyor. Engin , Serap ve Jale nin yolları Hayal sayesinde kesişiyor. Jale ye başta kızsam da yaşadıkları sonucu nasıl da sessizce ,ama inatçı bir şekilde yaşadığını okuyunca hak verdim aslında .. Geçmişten gelen travmalar kaç yaşına gelirsen gel geçmiyor ,bitmiyor .Ama ne olursa olsun hayata tutunmak ,düştüğün yerden kalkmak lazım .. İçindeki sesi dinlemeye cesareti olanlara diyor kitabin kapağında. .Ne dersiniz ?sizin var mı cesaretiniz? Anemonlar Zeynep Kesler
AnemonlarZeynep Kesler · Ceres Yayınları · 20266 okunma
BİR ERKEĞİ ÖLDÜRECEK KADAR SEVMİŞ OLMALARI.
Puan vermedi
ROY : 24 Kasım 1961'de Hindistan'ın Kerela eyaletinden Hristiyan bir anne ile Hindu bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Aymanam Köyü'nde annesinin işlettiği okulda okudu. 16 yaşında evi terk etti. Delhi Mimarlık Okulu'nda okudu, ama mimarlığı hiçbir zaman sevmedi. Dört yıl süren ilk evliliğini bir okul arkadaşı ile yaptı ve bir süre eşiyle birlikte çiçek çocuk olarak(hippi-Savaşa hayır-doğayla uyumlu) yaşadı. Daha sonra bu hayatı bırakarak Ulusal Şehir İşleri Dairesi'nde çalışmaya başladı. Bir bursla İtalya'ya giderek anıt restorasyonu üzerinde çalışırken yazarlık yönünü keşfetti. İkinci eşi ile birlikte bir televizyon kanalı için dizi film, Hindistan'da üniversite öğrencilerinin yaşamına ilişkin bir film senaryosu, Hindistan'ın kırsal kesiminde eşleri tarafından istismar edilen kadınların kahramanı haline gelen Phoolan Devi hakkında tartışmalı bir film senaryosu yazdı. Son filmi mahkemelik olunca aerobik öğretmenliği yapmaya ve romanını yazmaya başladı. Kendi çocukluğundan esinlenerek beş yılda yazdığı romanını 1996'da tamamladı. 1997'de ilk ve tek romanı Küçük Şeylerin Tanrısı romanı ile İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker ödülü'nü aldı. Bu ödülü alan ilk Hint kadın oldu. Kitap çeşitli dillere çevrilerek yaklaşık 8 milyon satış rakamına ulaştı. "Sokaktaki İnsanın İmparatorluk Rehberi", "Ya çek defteri ya Cruise Füzesi" adlı kitapların da yazarı olan Roy, yirmi yol boyunca siyasi konularda kitaplar yazmış ve küreselleşme karşıtı görüşleri ile tanınmıştır. 2002'de Lanan Kültürel Özgürlük Ödülü, 2004 yılında Sydney Barış Ödülü'nü kazanan Roy, 2005'te Irak Dünya Mahkemesi adlı küresel girişim nedeniyle İstanbul'da bulundu. 2002'de Narmada'daki baraj projesine karşı çıktığı için bir günlük hapis cezasına çarptırılmış olan Roy, 2014 yılında Mahatma
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20191,749 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·116 syf.··
2026 35. kitabı
ZATEN O ŞARKIYI BEN SANA YAZMADIM / ORKUN GALOLAR Herkese merhabalar… Bugün sizlere Orkun Galolar'ın kaleminden çıkan öyle bir kitapla geldim ki anlatamam. O derece üzüldüm diyebilirim. İçimi parçaladı adeta. Umut'a defalarca üzüldüm, defalarca gözyaşlarım pıt dedi. O yüzden haydi gelin sizi daha fazla merakta bırakmadan kitabın konusuna geçelim. Çocukluğundan beri Elif’i seven Umut, her aile buluşmasını bir umutla bekler. İçindekileri anlatmak ister ama Elif ona hiçbir zaman bu fırsatı vermez. Ne umut verir ne de tamamen uzaklaşır. Buna rağmen Umut vazgeçmez. Hayatını, hayallerini ve hatta geleceğini bile Elif’e yakın olabilmek üzerine kurar. Zaman geçer, Elif başka birine âşık olur, evlenir ve yurt dışına gider. Ama Umut’un kalbindeki yerini hiç kaybetmez. Aradan geçen on beş yıl bile sevgisini eksiltemez. Yıllar sonra Elif geri döndüğünde Umut’un içinde yeniden bir umut filizlenir. Fakat her zamanki gibi Elif yine gider. Aslında bu ilk gidişi değildir; Elif her gelişinde gitmiş, Umut ise her defasında onu yeniden kabul etmiştir. Bu hikâye karşılıksız bir aşkın, beklemenin ve vazgeçememenin hikâyesi. Çünkü Umut’un en büyük acısı Elif’i kaybetmek değil, onu yıllarca sevmesine rağmen hiçbir zaman gerçekten ona sahip olamamaktır. ALINTILAR “Ve tabii o zaman anlamamıştım. Birini kaybetmemek için kendinden vazgeçmek, kaybetmenin başka bir biçimiydi.” “Arkamdan konuşulanları bilmiyor değilim ama hayat da gül bahçesi sunmadı bana.” “İki farklı zaman dilimindeyim. Gidip geliyorum geçen yıllarla şimdi arasında.” Hazırlayan: Alican GER Editör: Deniz İmre
Zaten O Şarkıyı Ben Sana YazmadımOrkun Galolar · İnkılâp Kitabevi · 202669 okunma
Puan vermedi·
MUHTEŞEMMMMM 1860 larda insanlık tarihi için çok önemli olan köleliğin kalkmasına vesile olan Kuzey güney Savaşı’nı kaybeden taraf güneylerin ağzından aktardığı için çok beğendim Hem tarih hem aşk detaylı bir gözlemle anlatılmış muhteşem bir hikaye . **************** KUZEY GÜNEY SAVAŞI Amerika’daki Kuzey-Güney Savaşı (Amerikan İç Savaşı) aslında tek bir ülkenin kendi içinde yaptığı çok büyük bir savaştı. Kim kimle savaştı? * Kuzey (Union / Birlik) → ABD yönetimini korumak isteyen eyaletlerdi. → Bunlara Yankiler denirdi. → Sanayi, ticaret ve fabrikalar daha güçlüydü. → Başkan Abraham Lincoln Kuzey tarafının lideriydi. * Güney (Confederacy / Konfederasyon) → Ayrılıp kendi devletlerini kurmak isteyen güney eyaletleriydi. → Tarım, özellikle pamuk üretimi çok önemliydi. → Büyük çiftlikler (plantasyonlar) vardı. → Ekonominin temelinde köle emeği bulunuyordu. Savaşın ana nedeni neydi? En büyük mesele kölelikti. Güney eyaletleri siyah insanların köle olarak çalıştırılmasını sürdürmek istiyordu. Kuzey’de ise köleliğe karşı çıkanların sayısı artıyordu (tek sebep sadece bu değildi; eyalet hakları, ekonomi ve siyasi güç kavgası da vardı). Zencilerin (Afrikalı Amerikalıların) durumu nasıldı? Savaş öncesinde:
Rüzgar Gibi GeçtiMargaret Mitchell · Artemis Yayıncılık · 20223,135 okunma
Büyümeyi Reddeden Çocuk
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 111. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 01:27
Çocuklar her daim hayaller kurar ve gerçek hayatta göremeyeceğimiz mucizelerin varlığına inanırlar; bu, onlar için nefes almak kadar kolay ve gerekli bir eylemdir. İşte Hiçbiryer de bu şekilde doğmuştur; çocukların sonsuz hayal güçlerinin yaratıcı tezahüründen. Ve yalnızca küçükken rüyalarımızda ziyaret edebildiğimiz bu büyülü adada hiç büyümeyen bir çocuk yaşamaktadır. Peter Pan bir gün yetişkin olacağı kaderini reddeder ve henüz daha bir bebekken odasının penceresinden uçup gider. Hiçbiryer'de yaşayan Peter, başka çocukları da adasına getirerek orada onlara sonsuz bir macera ve oyun vaat eder. Tıpkı o malum gecede Wendy ve kardeşlerine yaptığı gibi. Bu masal, pek çok farklı film ve tiyatro uyarlaması ve sayısız retelling'i ile aslında ortaya çıktığı andan itibaren hepimizin çocukluğunun da bir parçası hâline gelmiştir. Nitekim ben de Peter Pan'ın büyülü hikâyesiyle birlikte büyüdüm. Bazıları daima çocuk olarak kalan bu oğlanı ve onun öyküsünü özgürlükle ilişkilendirirken, diğerleri sonsuz gençlik ya da çocukluğun masumiyeti olarak görüyor. Fakat bana kalırsa bu masal en çok çocukların aşırılığı, iyiyi ve kötüyü tam olarak kavrayamayışı ve bencilliğini vurguluyordu. Mesela Peter'i örnek olarak alalım; bu haylaz oğlan hikâye boyunca bize yanlış gelen pek çok eylemde bulundu. Yine de eğer ona "Bunu neden yaptın?" diye soracak olsaydık, herhangi bir art niyet taşımadığını görürdük. O, eylemlerinin sonuçlarını düşünmeden harekete geçiyor. Yaptığı herhangi bir şeyin kötü olduğunun bilincinde değil ve belki de en kötüsü, kendi duyguları dışında diğer herkesin hislerine kör olması. Bu da ister istemez onu korkutucu bir figür hâline getiriyor. Fark ettiğiniz üzere Peter, hikâye boyunca daimi bir unutkanlık hâlinde. Çevresindeki her şey ve herkes onun için geçiciyken,
1000Kitap
Peter PanJ. M. Barrie · Bilgi Toplumu Yayınları · 20169,3bin okunma
7/10
·192 syf.··
2026 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:32
Kristin Hannah - Mucizeler Yağarken Kristin Hannahin okuduğum 4. kitabi ve en son Bülbülü okumustum ki bilenler bilir 10 üzerinden 9 belkide 10 puanlık bir kitapti. Spoiler içerir Mucizeler yağarken kitabini ilk okumaya basladigimda ne yalan söyleyeyim uyuz oldum, yazar kitap yazmış olmak için yazmış bunu dedim. Çünkü baş karakterimiz Joy kocasının kendisini kız kardeşiyle aldattigina tanık olmasiyla yasadigi zor dönemi atlatmaya çalışırken bir gün kiz kardeşi kapısına gelir hamile olduğunu ve evleneceklerini söyleyip davetiye verir. Gururlu kızımız kaldıramaz tabi öfkeyle kendini yollara vurur ve havalimana gider. Hazırlıksız hiç düşünmeden macera yaşamak ya da uzak kalmak artik neye sayarsaniz atlar bi uçağa.. Uçak kaza yapar kazadan yaralı kurtulur kendine geldiginde kaza mahaline gitmektense oradaki insanlardan kaçar bilmediği yollara düşer. Ha bide uçağa binerken gördüğü bi motelin broşürü onu etkiler. Bu düştüğü yollarin ucunda ne tesadufse o moteli bulur. Yine ne tuhaftır ki motelde müşteri yoktur satılıktır ve sadece baba ve oğlu yasamaktadir. Çok yakin zamanda anne ölmüştür. Çocuk depresiftir annenin hayaliyle zaman gecirir sürekli, yaşıtlarına gore egitim konusunda geri kalmıştır destege ihtiyacı vardir vs. Kızımız çocukla saglam dostluk kurar oyunlar oynar okuma ve yazmayı ogrenmesinde yardımcı olur onu destekler ama bunları yasarlarken babamız kızı umursamaz pek hatta istemez konusmaz ne yaparsa ilişki adina cocugun "hadi baba joya şu olayı anlat", "hadi baba joy da gelsin", "hadi baba joyla dans et" gibi darlamalari üzerine yapar. Joy yakınlaşmaya çalışır adam karşılık vermez ama bu surecte beni irite eden basitce yasadigi evden sehirden uzaklasabilmesi, motelin viraneligine bakinca neler yapılması gerektiğini bilmesi çünkü onunda hep hayaliyMİŞ bir
Duygu ve Düşünce
Mucizeler YağarkenKristin Hannah · Doğan Kitap · 20252,867 okunma