gingingin

gingingin
@gingingin
Keşke herkes okusa..
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 90. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2022 13:18
Yazara Man Booker 2011 Ödülü’nü kazandıran kitabı Bir Son Duygusu. Tüm okurlar hemfikir midir bilmiyorum, ama benim için Man Booker ödülü, Nobel’den çok daha prestijli bir ödül. Kendi okuma pratiğimde Man Booker ödülüne layık görülmüş ve bunu hak etmemiş tek kitap okumadım. Bu da onlardan biri. “Hafıza titrek bir parmaktır. Ve bize işaret ederken her zaman isabet kaydetmez.” der Javier Marias, Yarınki Yüzün Cilt 3: Zehir, Gölge, Veda’da. Bunu söylerken, Barnes’in bir kitabını özetlediğini biliyor muydu acaba? Karakterimiz Tony Webster da tıpkı böyle titrek bir parmakla gösteriyor bize geçmişini. Kitabın başında halinden sersemlik akan bir ergenin çok da kayda değer olmayan hikayesini okuyoruz. Sıradan bir gençlik hikayesi gibi geliyor her şey. Herkesin başına gelebilecek kadar hayal kırıklığı, çoğumuzun sahip olduğu kadar kendine güvensizlik, biraz haklı, biraz haksız öfke, biraz bencillik. Ve içten içe, bu çok övülen kitabın kendini hangi sayfaya sakladığını düşünüp duruyoruz. Kitabın ikinci kısmında ergen, emekli bir tarihçi olarak çıkıyor karşımıza. Suya sabuna dokunmadan yaşadığı sıradan bir hayattan emekli. Kırk yıl önceki kız arkadaşının annesinin vasiyetle kendisine bıraktığı bir günlüğün bilgisi bile, bu durağanlığı dağıtmaya yetiyor. Onu elinden tutup çoktan yürüyüp geçtiği yollara doğru bir geziye çıkarıyor, ve aslında bakılan, bize anlatılan manzaraların hiç de hatırlandığı gibi olmadığıyla yüzleştiriyor. Geçmiş ve bellek, edebiyatta ne kadar işlense az kalacak bu iki izlek etrafında siz de yolculuğun bir parçası haline geliyorsunuz. Çatısı gizemle kurulmuş, kendini merakla okutan bir kitap. Ama ilginç olan şu ki, bir yandan gizemi çözmeye çalışırken, bir yandan da sonunda ne olacağını umursamıyorsunuz. Yazarın bilinmez olanı işleyiş biçimi, aşırıya kaçmayan, sade ve olağan anlatımının
Edebiyat
Bir Son DuygusuJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 20213,562 okunma
gingingin isimli okura yanıt verildi
gingingin
Emel Keleş tesekkurler 💙 kafamda asırı muğlak kaldı sağ olsun asla oturtamadığım kitap oldu djjdfjjd
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Keşke herkes okusa..
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 90. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2022 13:18
Yazara Man Booker 2011 Ödülü’nü kazandıran kitabı Bir Son Duygusu. Tüm okurlar hemfikir midir bilmiyorum, ama benim için Man Booker ödülü, Nobel’den çok daha prestijli bir ödül. Kendi okuma pratiğimde Man Booker ödülüne layık görülmüş ve bunu hak etmemiş tek kitap okumadım. Bu da onlardan biri. “Hafıza titrek bir parmaktır. Ve bize işaret ederken her zaman isabet kaydetmez.” der Javier Marias, Yarınki Yüzün Cilt 3: Zehir, Gölge, Veda’da. Bunu söylerken, Barnes’in bir kitabını özetlediğini biliyor muydu acaba? Karakterimiz Tony Webster da tıpkı böyle titrek bir parmakla gösteriyor bize geçmişini. Kitabın başında halinden sersemlik akan bir ergenin çok da kayda değer olmayan hikayesini okuyoruz. Sıradan bir gençlik hikayesi gibi geliyor her şey. Herkesin başına gelebilecek kadar hayal kırıklığı, çoğumuzun sahip olduğu kadar kendine güvensizlik, biraz haklı, biraz haksız öfke, biraz bencillik. Ve içten içe, bu çok övülen kitabın kendini hangi sayfaya sakladığını düşünüp duruyoruz. Kitabın ikinci kısmında ergen, emekli bir tarihçi olarak çıkıyor karşımıza. Suya sabuna dokunmadan yaşadığı sıradan bir hayattan emekli. Kırk yıl önceki kız arkadaşının annesinin vasiyetle kendisine bıraktığı bir günlüğün bilgisi bile, bu durağanlığı dağıtmaya yetiyor. Onu elinden tutup çoktan yürüyüp geçtiği yollara doğru bir geziye çıkarıyor, ve aslında bakılan, bize anlatılan manzaraların hiç de hatırlandığı gibi olmadığıyla yüzleştiriyor. Geçmiş ve bellek, edebiyatta ne kadar işlense az kalacak bu iki izlek etrafında siz de yolculuğun bir parçası haline geliyorsunuz. Çatısı gizemle kurulmuş, kendini merakla okutan bir kitap. Ama ilginç olan şu ki, bir yandan gizemi çözmeye çalışırken, bir yandan da sonunda ne olacağını umursamıyorsunuz. Yazarın bilinmez olanı işleyiş biçimi, aşırıya kaçmayan, sade ve olağan anlatımının
Edebiyat
Bir Son DuygusuJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 20213,562 okunma
gingingin isimli okura yanıt verildi
gingingin
Emel Keleş yani sonunda biz ne öğrendik anlamadım umrumda değil kim kimle kardeş de djdjdjjd yani veronicanın asla anlamıyorsun dediği sadece bu muydu ya bende bu kitap hiç oturmadı neyse sizi yormayayım daha fazla teşekkürler yorum için
Keşke herkes okusa..
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 90. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2022 13:18
Yazara Man Booker 2011 Ödülü’nü kazandıran kitabı Bir Son Duygusu. Tüm okurlar hemfikir midir bilmiyorum, ama benim için Man Booker ödülü, Nobel’den çok daha prestijli bir ödül. Kendi okuma pratiğimde Man Booker ödülüne layık görülmüş ve bunu hak etmemiş tek kitap okumadım. Bu da onlardan biri. “Hafıza titrek bir parmaktır. Ve bize işaret ederken her zaman isabet kaydetmez.” der Javier Marias, Yarınki Yüzün Cilt 3: Zehir, Gölge, Veda’da. Bunu söylerken, Barnes’in bir kitabını özetlediğini biliyor muydu acaba? Karakterimiz Tony Webster da tıpkı böyle titrek bir parmakla gösteriyor bize geçmişini. Kitabın başında halinden sersemlik akan bir ergenin çok da kayda değer olmayan hikayesini okuyoruz. Sıradan bir gençlik hikayesi gibi geliyor her şey. Herkesin başına gelebilecek kadar hayal kırıklığı, çoğumuzun sahip olduğu kadar kendine güvensizlik, biraz haklı, biraz haksız öfke, biraz bencillik. Ve içten içe, bu çok övülen kitabın kendini hangi sayfaya sakladığını düşünüp duruyoruz. Kitabın ikinci kısmında ergen, emekli bir tarihçi olarak çıkıyor karşımıza. Suya sabuna dokunmadan yaşadığı sıradan bir hayattan emekli. Kırk yıl önceki kız arkadaşının annesinin vasiyetle kendisine bıraktığı bir günlüğün bilgisi bile, bu durağanlığı dağıtmaya yetiyor. Onu elinden tutup çoktan yürüyüp geçtiği yollara doğru bir geziye çıkarıyor, ve aslında bakılan, bize anlatılan manzaraların hiç de hatırlandığı gibi olmadığıyla yüzleştiriyor. Geçmiş ve bellek, edebiyatta ne kadar işlense az kalacak bu iki izlek etrafında siz de yolculuğun bir parçası haline geliyorsunuz. Çatısı gizemle kurulmuş, kendini merakla okutan bir kitap. Ama ilginç olan şu ki, bir yandan gizemi çözmeye çalışırken, bir yandan da sonunda ne olacağını umursamıyorsunuz. Yazarın bilinmez olanı işleyiş biçimi, aşırıya kaçmayan, sade ve olağan anlatımının
Edebiyat
Bir Son DuygusuJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 20213,562 okunma
gingingin isimli okura yanıt verildi
gingingin
Emel Keleş ya anladım da Adrian'ın intiharını anlamadım oturmadı verónica ile sevgili olmaları cok sacmaydı zaten sondaki adrian'ın verónica ile kardes cıkması acaba anlayacak yasta mı değilim kitabıbdjdjdjdj
Keşke herkes okusa..
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 90. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2022 13:18
Yazara Man Booker 2011 Ödülü’nü kazandıran kitabı Bir Son Duygusu. Tüm okurlar hemfikir midir bilmiyorum, ama benim için Man Booker ödülü, Nobel’den çok daha prestijli bir ödül. Kendi okuma pratiğimde Man Booker ödülüne layık görülmüş ve bunu hak etmemiş tek kitap okumadım. Bu da onlardan biri. “Hafıza titrek bir parmaktır. Ve bize işaret ederken her zaman isabet kaydetmez.” der Javier Marias, Yarınki Yüzün Cilt 3: Zehir, Gölge, Veda’da. Bunu söylerken, Barnes’in bir kitabını özetlediğini biliyor muydu acaba? Karakterimiz Tony Webster da tıpkı böyle titrek bir parmakla gösteriyor bize geçmişini. Kitabın başında halinden sersemlik akan bir ergenin çok da kayda değer olmayan hikayesini okuyoruz. Sıradan bir gençlik hikayesi gibi geliyor her şey. Herkesin başına gelebilecek kadar hayal kırıklığı, çoğumuzun sahip olduğu kadar kendine güvensizlik, biraz haklı, biraz haksız öfke, biraz bencillik. Ve içten içe, bu çok övülen kitabın kendini hangi sayfaya sakladığını düşünüp duruyoruz. Kitabın ikinci kısmında ergen, emekli bir tarihçi olarak çıkıyor karşımıza. Suya sabuna dokunmadan yaşadığı sıradan bir hayattan emekli. Kırk yıl önceki kız arkadaşının annesinin vasiyetle kendisine bıraktığı bir günlüğün bilgisi bile, bu durağanlığı dağıtmaya yetiyor. Onu elinden tutup çoktan yürüyüp geçtiği yollara doğru bir geziye çıkarıyor, ve aslında bakılan, bize anlatılan manzaraların hiç de hatırlandığı gibi olmadığıyla yüzleştiriyor. Geçmiş ve bellek, edebiyatta ne kadar işlense az kalacak bu iki izlek etrafında siz de yolculuğun bir parçası haline geliyorsunuz. Çatısı gizemle kurulmuş, kendini merakla okutan bir kitap. Ama ilginç olan şu ki, bir yandan gizemi çözmeye çalışırken, bir yandan da sonunda ne olacağını umursamıyorsunuz. Yazarın bilinmez olanı işleyiş biçimi, aşırıya kaçmayan, sade ve olağan anlatımının
Edebiyat
Bir Son DuygusuJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 20213,562 okunma
gingingin
Bana kitabın sonunu anlatır mısınız acaba djdjjdjd
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 103. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2021 09:35
Çok zekice kurgulanmış harika bir kitaptın Bir Son Duygusu. Bende bıraktığın son duygu bu oldu haa bir de bunca zaman seni kitaplıkta bekletmenin pişmanlığı. Julian Barnes'a 2011 yılında Man Booker Ödülünü kazandıran kitap benim yazardan okuduğum ikinci kitap oldu. İlk okuduğum Flaubert'in Papağanı'ndan daha çok sevdiğimi hemen söylemeliyim. Kitap emekli bir tarihçi olan Tony Webster'ın küçük yaşlardan itibaren hayatından kesitleri okuduğumuz bir kurgu üzerine kurulmuş. Tony evlenip boşanmış, bir kızı olan artık hayatının ikinci baharında kendi halinde bir adam olarak yaşayıp giderken, bir gün bir avukattan gelen e-posta ile birden kırk yıl öncesine döner. Kırk yıl önceki kız arkadaşı Veronica'nın annesi vefat etmiştir ve vasiyetinde Tony'ye verilmek üzere bir günlük ve 500 sterlin bırakmıştır. 60'lı yaşlarınıza geldiğinizi ve kırk yıl önceki sevgilinizin annesinin vasiyetinde yer aldığınızı bir düşünsenize? Bu bile kitabı okumak için yeterli bir sebep bence.:)) Tony'yi geçmişe götüren bu vasiyet kırk yıl sonra onu eski sevgilisi Veronica ile de tekrar bir araya getirir. Tony'nin hayatı boyunca en çok duyduğu, bizimde kitap boyunca en çok okuduğumuz söz: "Anlamıyorsun işte, öyle değil mi? Ama zaten hiçbir zaman anlamadın?" dır. Bu sözü daha çok Tony'ye hayatındaki kadınlar söyler. Tony gerçekten bazı şeyleri anlamıyor muydu yoksa işine mi öyle geliyordu bunu biraz da okuyucuya bırakıyor yazar. Kitabın beni en çok etkileyen kısmı ise sonu oldu ne yalan söyleyeyim. Son sayfaları okurken kendimden gelen "Aaa, aaa, aaaa" sesleriyle bitirdim kitabı. Bu son için bile okunacak bir kitap Bir Son Duygusu. "sonunda anımsadığınız şeyler tanık olduklarımızla aynı olmuyor " diyor yazar. Bence kitabın en can alıcı cümlesiydi bu. Bir Son Duygusu düşündüren, zamanla bizi karşı
Edebiyat
Bir Son DuygusuJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 20213,562 okunma
gingingin
Ya adrian'ın intiharı hala oturmadı benim için. sonu hiç de tatmin edici değildi baş karakter Tony çok sıkıcı bir karakterdi