Źiźek'ten kendime notlar
Lacan’ın temel öncülü, “tüm erkeklerin” genel setinden evrensel “erkeğe” sıçramanın sadece bir istisna ile mümkün olduğudur: Evrensel (ampirik genelliğe göre farklılığı içerisinde), istisna sayesinde kurulur; genel setten Tek-Nosyon’un evrenselliğine, sete bir şey ekleyerek değil, aksine setten bir şeyi, yani genel seti toplayan, ondan evrenselliği toparlayan “tekil özel­liği” çıkartarak geçeriz.
Sayfa 63 - Encore Yayınları·Kitabı okuyor
Nazargâh-ı İlahi..
Bir kimse abdestini bitirip namaza yöneldiğinde şunu düşün-melidir: O, dış organlarını temizledi; bunlar kendisinin insanlarca görülen tarafıdır. Fakat kalbini arıtmamış olarak Allah'a yönelmek-ten haya etmelidir. Çünkü orası nazargâh-ı ilâhîdir. Kesinlikle bilmelidir ki, tövbe ile ve kötü huylardan sıyrılarak kalbi temizlemek ve güzel ahlâk ile donanmak (dış temizlikten) daha önemlidir. Sırf bedenini temizlemekle yetinen biri, kralı evine davet etmek isteyen, fakat evinin giriş kapısını süsleyip yaldızlarken içini pislik içinde bırakan adama benzer. Böylesi bir adam kızgınlık ve mahrumiyet-ten başka ne elde edebilir ki!
Sayfa 187
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ahlâkî davranış, ahlakî olarak yargılanması veya değerlendirilmesi mümkün olan bir davranıştır. Böyle bir davranışın bazı koşulları olacağı açıktır. Örneğin bu davranışın her şeyden önce iradî, bilinçli ve özgür bir davranış olması gerektiği açıktır ve bu koşullar ta Aristoteles'ten bu yana açık bir şekilde ortaya konmuştur.
Sayfa 131 - Serbest Akademi, 35.Baskı·Kitabı okuyor
Süveyş Kanalı, orta Victoria dönemi patlamasının en önemli projesiydi. Said Paşa (1854-63) Ferdinand de Lesseps'i kanalı inşa etmekle görevlendirdiğinde, ayrıca yıllık angarya olarak 20 bin Mısırlı inşaat işçisi sağlamayı da kabul etmişti. Çiftçiler/işçiler acınası maaşlar alıyor, çok zor koşullar altında çalışıyordu. On yıllık (1859-69) inşaat süresince binlercesi öldü. Süveyş Kanalı'nın modern imgesine daha da aykırı olan, kıyılarında devam eden kölelikti. Kanalın güney terminali Süveyş, Doğu Afrikalı kölelerin Mısır'a giriş noktasıydı. 1873 yılı kadar geç bir tarihte, Süveyş'ten çıkan yelkenli gemilerde köleler kullanılıyordu. Süveyş Kanalı boyunca çalışan liman, kömür ve diğer vasıfsız işçiler genel olarak iş yüklenicileri (khawli) tarafından işe alınan, Yukarı Mısırlı (Sa'idi) topraksız çiftçilerdi. Khawli’ler bazen tefecilik yaparak işçilerini borç esareti altında tutuyordu. Çiftçi/işçiler ile yabancı sahipli liman şirketleriyle ticaret yapan alt yükleniciler (şeyhler) arasında aracılık yapıyorlardı. Süveyş Kanalı'nın inşaatı başladığında kurulan bir şehir olan Port Said'deki [Said Limanı] kömür işçileri, oluşum sürecindeki işçi sınıfının belirsiz kimliğinin ve çelişkili uygulamalarının örneğidir. 1880'lerde şehirde hem geleneksel zanaatların hem de yeni liman hizmeti mesleklerindeki farklı işçi kategorilerinin dahil olduğu birçok lonca vardı, kömür işçileri de buna dahildi. Nisan 1882'de, kömür işçileri daha yüksek maaş talebiyle grev yaptı. Baer bunu, "işçiler ile yükleniciler haline gelen şeyhleri arasında gelişen bir sınıf mücadelesi"nin tek örneği olarak değerlendirir. Aksine, Zachary Lockman ve ben bu grevi işçi sınıfının modern, toplu eyleminin ilk ifadesi olarak görüyoruz. Baer'in bu vakaya dair kavrayışı, loncayı, başlarında bir şeyhin olduğu kentli
Sayfa 102 - Süveyş Kanalı: "Modernite" Alanında Emek ilişkileri·Kitabı okudu
Alıntı
İngiliz ve Fransız siyasetini takip etmemiş olduğumuzdan dolayı bizi anlayışsızlıkla, daha doğrusu cinayetle suçlayanlara sorarım: Bizi istemeyen devletlerle ittifakımız ne suretle mümkün olabilirdi ki, biz de ittifak etmiş olalım? Deniliyor ki, tarafsızlığımızı muhafaza daha münasip olur. Boğazları giriş çıkışa serbest bulundurmak şartıyla değil mi? O halde, Rusya bu Umumi Harp'ten öyle büyük bir zaferle çıkacaktı ki, hatta harbin sonunu bile beklemeyerek İstanbul'un ve Doğu Anadolu'nun işgaline imkân bulacaktı
Sayfa 151 - Cemal paşa·Kitabı okudu
Alıntı
Bu inancı Zerdüştlükte daha detaylı bir şekilde görüyo­ruz. Zaten bu başlıktan gaye, acaba Zerdüşt bu konuda ne demiş veya bu efsanenin kökeni nereye kadar gider; bunu anlatmaya çalışıyorum. Kaynaklarda onun ismi Astvat Ere­ta'dır (Saoşyant), kurtarıcı demektir. Bu isim Avesta'da bir­kaç yerde geçiyor. (373) Bu Saoşyant, Kansava gölünde yıka­nan bir bakirenin, o gölde bulunan Zerdüşt'ün spermiyle gebe kalması sonucu dünyaya gelecek. (Burada Hz. İsa'nın babasız dünyaya gelme hadisesi akla gelir. Acaba bu da Zerdüşt'ten bir alıntı mı diye!) (374) 373. a-Şehristani (h.548.ö), el-milel ve Nihal, s.265-68, Tahkik Ahmet Fehmi Muhammed, Darü-l kütübi-l İlmiye, Beyrut, 1992 ve Nihat Tarlan, Zerdüşt'ün Galaları, s.1 1 . b-Cahit Can, Zerdüştçülük, Zerdüşt ve Hukuk s.282, Ömer Rıza Doğrul'dan naklen. c-Yrd. Doç. Dr. Huzeyfe Sayım, Zer­düştilikte Kozmogoni ve Yaradılış, Sosyal Bilimler Enstitüsü dergisi, sayı yıl 16, 2004/1, sayfa 95. d-Ekrem Sarıkçıoğlu, Mecusi Dininde Mehdi İnancı, Türkiye Diyanet Vakfı Kütüphanesi, İslam Ansiklopedisi, 7. sayı. e-Haluk Hacaloğlu, Zerdüşt Ahura Mazda, s.15. f-Avesta, s.15 ve Yasna 26/10-s.228 374 a-G.Tümer -A.Küçük, Dinler Tarihi, s.109. b-Cahit Can, age, s.276, Prof. Dr. Schimmel, Dinler Tarihine Giriş, 1 995/Ankara, s.2.
Sayfa 174 - Berfin·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam