Bir öğrencinin gözünden kitap alıntıları, farklı bir bakış!
Yazılar, film önerileri ve daha fazlası için sitemiz: gitapedebiyat.com
Yazar: Edebiyatçı Kız
Kitapta anlatılan, kitabın asıl kahramanı Mizuki'nin büyükbabası Ichiro ve arkadaşı Hiro ile onun beş yaşındaki kız kardeşi Keiko'nun Hiroşima'ya 1945 yılında atılan atom bombası sırasında ve sonrasındaki maceraları, yaşadıkları olaylar ve bazı geçmişteki anıları. Kitabın vermek istediği mesaj ise 'Asla umudunu kaybetme.'
Tek kelimeyle muhteşem, şimdiye kadar okuduğum en duygusal kitaplardan biri. Belirli sayfalarda hikaye, şiir şeklinde devam ediyor ve bazı sayfalarda güzel sözeler var. Normalde anlatılacak çok şey var, ama kitabın beni ters köşe eden bir sonu olduğunu söylemekle yetiniyorum.
Daha fazla kitap tavsiyesi, film tavsiyesi ve yazıya ulaşmak isterseniz hepsi Gitap Edebiyat'ta!
gitapedebiyat.comKağıttan Son Turna KuşuKerry Drewery
“Defter burada bitiyordu. Yalnız birkaç sahife ötede okunmayacak kadar karışık ve fena bir yazıyla şu satırlar vardı: ‘Zehra’yı gördüm. Büyümüş, hemen hemen bir genç kız olmuş. Dört seneden beri görmemiş olmama rağmen o kadar çocuğun içinde derhal bulup çıkardım. Zehra mektep arkadaşlarıyla beraber bir yere gidiyordu. Allah’tan son bir şey isterdim: Kocaman bir hanım olmuş kızımı son bir defa kucaklamak… Fakat buna imkân yok… Çocuğum benden utanır… Ne yapalım, elverir ki o bahtiyar olsun…’”
“Zehra, babasının bu satırlarını okurken çıldıracak gibi oldu. ‘Hemen hemen benim fikirlerim’ diyordu, bir rüya içinde olmadığına inanmak için kâğıda parmaklar ile dokunuyordu. Sonra aklına daha başka bir şey geldi. ‘Acaba vücudumla olduğu gibi ruhum ve fikirlerimle de bu adamın kızı mıyım?’”
“Mesela bütün kalem arkadaşların sana düşman. Her biri ‘bu iş ancak bu kadar sürat ve mükemmeliyetle yürür’ deyip dururken gününde birinde Mürşit Efendi diye parmak kadar bir çocuk ortaya çıkıyor… Beşinin beş günde çıkaramayacağı bir işi beş saatte çıkarıp atıyor… Herifler ne kadar kudursalar hakları ya… Bir kere adamcağızları amirlerinin gözünden düşürmek tehlikesi var… Sonra senden görerek eskisinden daha fazla çalışıp uğraşmaya mecbur oluyorlar. Nihayet bunlardan daha mühim olarak kendi şahıslarına karşı besledikleri hüsnüteveccühü izale ediyorsun… Çünkü hasbalarım hallerini bilmezler, hakikaten içlerinde bir cevher var sanırlar, adam olduklarını, bir halta yaradıklarını vehmederler.”