8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:16
GECE YARISI TRENİ-MATT HAIG-304 sayfa, Hayatınız devam ederken kaçan bir treni yakalamak mümkün mü? Yani hayatınız bir film şeridi gibi aksaydı, hangi sahnede durup (treni durdurup) o anı değiştirmek isterdiniz? Gece Yarısı Treni ;hayatımızı, geçmişimizi, pişmanlıklarımızı, ikinci şansımız var mı? onları sorgulatıyor. Ama bir kuralı var bu yolculuğun… “Geçmişteki halinle asla konuşmayacaksın!” (Bu kural ve geçmişe gitmek bana Kahve Soğumadan Önce serisini hatırlattı…) Gece Yarısı Treni ,geçmişin gölgesinde yaşayan, "keşke"lerin çoğunlukta olduğu bir hayat yaşayan,yaşamında doğru olan şeylere öncelik verip vermediğini sorgulayan herkesin kendinden bir parça bulacağı (ki ben okurken hayatımda ne çok şeyler kaçırmışım dedim ) bir kitap … Gece yarısı treninin amacı geçmişi değiştirmek değil,yaşlanmayı,kayıpları ve kayıp giden geçmişini görüp daha yakından bakmak için arada bir durman ve hayatın nasıl yaşandığını kabullenip muhasebesini yapmaktır. Kitap karakterimiz Wilbur Budd yaşamının büyük bir bölümünü işine adamış,sahibi olduğu kitapçı zincirine odaklanmış,81 yaşına gelmiş,işkolikliği yüzünden büyük aşkı Maggie’yi ve dolayısıyla da hayatını çok ihmal etmiştir.Yıllar sonra bir gece hiç beklemediği birinden gelen telefonla hayatında bir umut ışığı doğmasını beklerken Wilbur gözünü bir ambulansta açar ama maalesef yaşam onu gizemli bir tren yolculuğuna çıkarmıştır.Bu trenle sonun başlangıcına,geçmişine ,hayatının o karanlık ve aynı zamanda da en parlak anlarına doğru ilerlemeye başlar. Ama kural var;geçmişteki Wilbur ile asla konuşmayacak… Wilbur bu yolculukta kurala mı uyacak yoksa her şeye rağmen başka bir hayat yaşamak için raydan mı çıkacak? Siz olsanız tercihiniz ne olurdu???
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202676 okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 00:16
Boyun Eğmeyen Kadınlar, ilham veren hikâyeleriyle beni etkileyen ve keyifle okuduğum bir kitaptı. Bahar Eriş, kendi yolunu çizen, zorluklara rağmen vazgeçmeyen kadınların yaşamlarından kesitleri samimi ve akıcı bir dille anlatıyor. Her hikâye; cesaret, azim ve umut üzerine yeniden düşünmeyi sağlıyor. Kitabı okurken insan, kendi içindeki gücü hatırlıyor ve hayallerinin peşinden gitmek için motive oluyor. Özellikle gerçek yaşam öykülerinden ilham almayı sevenlere ve güçlü kadınların iz bırakan mücadelelerini okumaktan hoşlananlara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Boyun Eğmeyen KadınlarBahar Eriş · Alfa Yayınları · 2025320 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·512 syf.··
2026 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:22
Sırlar, İhanetler Tılsımlar, Doğal Taşlar Firuze Koçak ve Ezra Saruhan Yıllar önce edilen bir beddua, kuşaklar boyunca etkisini sürdürmüş ve iki düşman ailenin çocuklarının yollarını sürekli ayırmıştı. Bu yüzden avukat Firuze ile doğal taş sanatçısı Ezra’nın aşkı, daha başlamadan imkânsız olarak görülüyordu. Doğu’da dilden dile anlatılan bu hikâye, yalnızca aileler arasındaki düşmanlığın değil, aynı zamanda kaderin de bir sınavıydı. Zaten üzerlerinde dolaşan lanet onları büyük bir çıkmazın içine sürüklerken, Firuze’nin yaptığı bir hata her şeyi daha da karmaşık hâle getirdi. Ezra’nın affetmeye niyeti yoktu ve Firuze de aralarındaki bağın tamamen koptuğunu düşünüyordu. Ancak beklenmedik bir gelişme yaşandı; Firuze’nin Mardin’e planlanandan on gün önce gitmek zorunda kalması, olayların yönünü değiştirdi. Böylece ne yıllardır süren lanet ne de yaşanan ihanet onların hikâyesinin sonunu belirleyebildi. Çünkü kader, tüm engellere rağmen Firuze ve Ezra’yı yeniden karşı karşıya getirmek ve yarım kalan hikâyelerini tamamlamak için başka planlar yapmıştı.
1000Kitap
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202642 okunma
Konusunu birde benden okuyun…
8/10
·376 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 15:38
Defne başarılı bir oyuncu olmak isteyen, bunun için çok çalışan bir üniversite öğrencisidir. Bir gün kardeşinin doğum gününe yetişmek için İstanbuldan Ankaraya gidecek olan trene yetişmek için acele davranır ama bazı aksilikler sebebiyle treni kaçırıyor ve otobüsle gitmek zorunda kalıyor. Otobüs yola çıktıktan sonra aniden duruyor ve Defne bir bakıyor otobüsün etrafını silahlı ve maskeli kişiler sarmış. Birden dışardan yükselen 17 Numarayı seçiyorum sesini duyar ve umursamamayı düşünür. Herkes gibi telaşlanırken oturduğu cama vurulur ve acı gerçekle yüzleşir 17 Numaralı koltuğun sahibi kendisidir. Kaçmaya ve araçtakilerden yardım istemeye çalışır ama kimse ona yardım eli uzatmaz ve Defne yaka paça otobüsten indirilir. Kendi canından endişe ederken aslında katiller tarafından çevrilen otobüsün katliam planıyla yaktıklarını ve içindeki insanların yandığını görür. Kaçmaya çalışırken bayıltılır ve uyandığında kendini 7 katille ıssız bir evde bulur. Ele başları Asır ona artık 8. katil olarak onu seçtiğini ve katliamlara onunda katılacağını söyler. Sonrasında olaylar kaçma kovalamaca olarak devam ediyor. Defne hem katil olmamak için hemde evde onu istemeyen diğer katillerin onu öldürmelerine engel olmaya çalışır. ~~~Yorumum~~~ Kitap çok heyecanlı başladı. İkinci kitapta biraz durağanlaştı. Üçüncü kitapta olayların gittiği yere çok şaşırdım. Hele üçüncü kitabın sonlarımda ağlamamak için kendimi zor tuttum. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. 2017 yılında yazılmasına rağmen çok başarılıydı. ~~~Uyarı~~~ Psikolojik sıkıntıları olan karakterler Cinayetler ve katliamlar var hassas olanların okumamasını tavsiye ederim..! Onun haricinde cinsel açıdan hiçbir olumsuz unsur bulunmamaktadır.
17 Numara - KatliamFatma Şamata · Artemis Milenyum · 20232,339 okunma
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 141. kitabı
Bugün sizlere sevgili yazar Oya Mumcuoğlu kaleminden çıkan Atlasın Kızları ile geldim. Bu kitap benim için sadece kadın seyyahların anlatıldığı bir eser değil; tarihin gölgelerinde bırakılmış cesur kadınların izini süren ilham verici bir yolculuk oldu. Yıllardır bize keşiflerin, büyük yolculukların ve maceraların hep erkeklere ait olduğu anlatıldı. Oysa bu kitap gösteriyor ki kadınlar da yüzyıllar boyunca hayallerinin peşinden gitmek için büyük mücadeleler vermiş. Kimi erkek kılığına girerek gemilere binmiş, kimi tek başına bilinmeyen coğrafyalara yolculuk etmiş, kimi ise toplumun tüm baskılarına rağmen özgürlüğünden vazgeçmemiş. Kitapta en çok etkilendiğim isimlerden biri Jeanne Baret oldu. Erkek kılığına girerek dünya turuna çıkan ilk kadın olması gerçekten hayranlık uyandırıcıydı. Catalina De Erauso’nun sıra dışı hayatı, Isabella Bird’ün keşif tutkusu, Alexandra David-Néel’in Tibet yolculuğu ve Freya Stark’ın Anadolu üzerine yaptığı çalışmalar ise kitabı daha da etkileyici hale getiriyor. Her bölümde farklı bir kadının hikâyesini okurken hem şaşırıyor hem de o dönemin şartlarını düşündükçe hayran kalıyorsunuz. Üstelik yazarın dili oldukça sade ve akıcı olduğu için tarihi bilgiler yoğun olmasına rağmen kitap hiç sıkmıyor. Atlasın Kızları; cesaret, özgürlük ve hayallerinin peşinden gitmek üzerine çok güçlü bir eser olmuş. Kadın tarihi, biyografi ve keşif hikâyeleri okumayı sevenlerin mutlaka şans vermesi gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. “Bazı kadınlar bavullarına sadece eşyalarını değil, cesaretlerini de koyup yola çıktı…”
Atlasın KızlarıOya Mumcuoğlu · Ceres Yayınları · 20257 okunma
Puan vermedi
CEREN CERAN T E R C İ H “Gerçek benliğimi ve gerçek isteklerimi ortaya koyduğum her durumda, kötü olan ben oldum bu hayatta. Bana reva görülene razı gelmediğim her konuda; kızarak, küserek, sessizleşerek pes ettirmeye çalıştılar beni. Herkes bana bir kader çizmişti, herkes kendi hikâyesinde bana bir rol biçmişti ve ‘Ben kendi rolümü seçeceğim’ dediğimde ise benden hayırsızı yoktu. Kendi uygun buldukları cicilerle donattılar hayatımı, ‘Cicilerinizi değil, kırık dökük emeğimi istiyorum’ dediğimde ise nankör oluyorum, öyle mi?” Ceylan’ın ve Asiye’nin hikâyesi işte tam da bu cümlelerde gizli. Gidemeyenin ve gidenin hikâyesine odaklanan roman, kendi yolunu çizen ve çizemeyen iki kadının hayatında tüme vararak güçlü bir Türkiye panoraması çiziyor. Üniversite tercihleri sırasında alınan bir kararla bambaşka deneyimlere uzanan bu iki hayat, hepimize kendimizden bildiğimiz o tanıdık yerden dokunuyor. Peki, gitmek bencillik, kalmak razı olmak mıdır sahi? Oysa kadın ya da erkek fark etmez, herkesin kendi hatasını yapmaya, kendi acısını yaşamaya hakkı olmalıdır bu hayatta. Çünkü fazla uyum, yok oluşu getirir. Razı olmak, mutlu olmak demek değildir. Peki, sizce gidebilmek için ne lazımdır? Umut? Cesaret? Bir çift bacak?
TercihCeren Ceran · Masa Kitap · 2025256 okunma