Ozan dedi ki: "Birinin gelmesini
beklersek danışmak için,
çok uzun süre bekleriz belki."
Sonra güneşe çevirdi gözlerini
birden; sola döndü gövdesini
sağ yanına abanıp dedi ki:
"Ey güzel ışık, sana güvendik debu yola girdik, yol göster bize,burada nasıl gitmek gerek, öğret bize."
İnsan, yapacağı işler için bir amaç edinir. Bin verst yol gitmek için insanın kendisini bu bin verst'in ötesinde iyi bir şeyin beklediğini bilmesi gerek. Yürüme gücü bulabilmek için insanın toprak hakkında bir fikri olması gerekir.
Ne yapmak gerek peki?
Sağlam bir arka mı bulmalıyım?
Onu mu bellemeliyim?
Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi
Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?
Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?
İstemem!
Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret?
Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?
Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,
Taklalar mı atmalıyım?
İstemem! Eksik olsun!
Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli?
Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli?
İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret!
Eksik olsun!
Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli?
Eleştiriden mi çekinmeli?
“Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı?
İstemem!
İstemem! Eksik olsun!
Korkmak, tükenmek, bitmek…
Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek.
Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
Hakan Arslanbenzer – Çok Üzgünüm
Annem beni bırakıp gittiğinde on yaşında ne düşündüm
Sabra ve Şatilla kamplarını kırıyordu Falanjistler
Sen ne güzel isimlersin Sabra Şatilla
Filistin ve Arafat ve Kaddafi Flumeyni Rauf Denktaş
Fidel Kastro kafa tutuyor derlerdi Amerika’ya
Kafa tutmak ne güzel ne inanılır deyimdir
**
Senin çırpınışlarını senin gözlerindeki titrekliği hep sevdim
Senin vicdanlı titrek ela gözlerini sevdiğim dilber
Senin beni sevişini sonra senin beni sevmeyişini
Sonra senin gene beni sevişini ne düşündüm
**
İsyan ederken de aşırı terbiyeli
Telefonu kapatınca ağlayan
**
Ramazan geldi tekti Allah’ım dedi
Sen benim Allah’ımsın değil mi
Ezan okunuyor beni çağırıyorsun değil mi
Çağırıyorsan bu yeter
**
On yıl olmuş dörtte biri demek ömrümün
Dörtte biridir ömrümün dualarımda adın
Göğnümün göğünde yıldızın ve yüzün
Sürgün olduğum değil gitmicem arkasından
Cemal Süreyanın sılası dicem gözlerimin
**
Sözlüğe baktım ısınmak için yakılan ateş
Demekmiş sıla ısınmak için yaktığım ateş