Sokrat ST - İyi Gelir Diye
"Durgun suda gitmek kolay; fırtınada kaptan gerek, Yolunu bulmak istiyorsan yıldızlara bakman gerek..."
Müzik
Eksik olsun.
Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, Taklalar mı atmalıyım? İstemem! Eksik olsun! Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret! Eksik olsun! Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? Eleştiriden mi çekinmeli? “Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? İstemem! İstemem! Eksik olsun! Korkmak, tükenmek, bitmek… Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
Alıntı
Reklam
İstemem! Eksik Olsun!
NE YAPMAK GEREK PEKİ? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, Taklalar mı atmalıyım? İstemem! Eksik olsun! Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret! Eksik olsun! Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? Eleştiriden mi çekinmeli? “Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? İstemem! İstemem! Eksik olsun! Korkmak, tükenmek, bitmek… Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek? İstemem! Eksik olsun!
Şiir
Başkalarının yüklerini indirip onlara iadesini yapın
Öğleden sonra kardeşimin ani şekilde çalıştığı şehre gitmesi gerekti. O yüzden ev ve işler yoğunlaşmışken kuzenimin de aynı günde gideceğini öğrendim. Ve neredeyse benzer saatler olmasına rağmen teyzemler onlarda akşam yemeği yeme planı yapmışlar ama haberim yok. Ve birinin gitme gününde ortaya çıkan akşam yemeklerini sevmiyorum özellikle neredeyse yılbaşından beri çekirdek aile olarak doğru düzgün vakit geçirememiştik, ya öğlen ya da akşam birileri geliyor ya da bizi davet ediyorlar vs. Ve o gün kişinin ailesine özeldir en azından bilet saatine göre öğle yemeği ya da akşam yemeği. Ben bu ince değerleri önemsediğim için o ortamlarda rahat bırakmadıklarında çok sinir oluyorum. Teyzemler kardeşimin gideceğini öğrenmesine rağmen birlikte yemek için hâlâ ısrarcı davrandı: o sırada kardeşim ve erkek kuzenlerim vardı. Bir salona bir mutfağa gel git yapmak sinirlerimi bozmuştu. Onlar da yaşları kardeşlerimden 5-8 yaş olmasına rağmen iğrenç tipteki çocuk gibi davranıp aşırı bağırarak konuşuyorlardı. Birlikte oturduğumuzda uyarmıştım, düz bir tonda "Aynı koltukta oturuyorsunuz ama hala bağırarak konuşabiliyorsanız kulakların doktor görmesi gerek." onlar gülüp aynı devam etti. "Neredeyse 30 olmanıza rağmen cıvık ve iğrenç tavırlarınız var. Bize geldiğinizde uyarmak istemiyorum ama sinirlerimi bozuyor bu kelimesiz çıkardığınız gürültü." demiştim en son. Kardeşim gidecek diye bir sabırlı davranmıştım ama her şeyin sıkış sıkış olması yetmiyormuş gibi kaç yıldır çeyrek beyin hücreleriyle hayatta kalmayı başarmış insanları çekiyorum. Bu haftalarda biraz üst üste çekmiştim hatta. Mıymıntı ve salak insanlara gelemiyorum. En son onları bırakıp giderken. "Servis bitimi için bile geri gelmek istemiyorum -gitmeyecek olan kardime- o yüzden sen mutfağa gelirsin." demiştim. Onlar nasıl
Hayata Dair
Beni derbeder ettiğin haziran başında kalmalıydın
Son olarak ise daha önce kaleme aldığım şeyleri buraya geçirerek bitiyorum. Neyi bitirdiğimi bilmiyorum ama çoğu şeyi mühürlemeye başladığımı hissediyorum. ÇÇ; Sana olan hislerimi sanrısı acıtıyor canımı. İlk başta gerçeklikten uzak, derin olmayan bir denizin güvenliğinde var olduğuna inanmıştım. Sonrasında ise o denizin gerçek derinliği karşıladı beni. Uçsuz bucaksız derinliğe sahip masmavi bir denizdi. Pırıltısı, her şeyi merak eden bir çocuğun gözlerindeki ile aynıydı. Çok saf olmasa bile çok kuvvetli dalgalarla çevriliydi. Tertemiz değildi belki o deniz. Yalanlar, kalp kırıklıkları, acılar, gözyaşları ile kirlenmişti çoktan. Ama yine de benim tek yüzmek istediğim yer orasıydı. Başka hiçbir denize girmek istemiyordum çünkü bedenimin sıcaklığını alan tek yerdi orası. Canımı acıttığın o kadar zaman var ki ama ben sana muhtaç gibi hissediyorum. Belki de öyleyim. Uzun süreler bunu kabul etmek istemedim. Ama başka hiç kimsenin sesi, kokusu, teni, ruhu, sıcaklığı beni bu kadar ele geçirmemişti. Daha önce aşk veya hoşlantı sandığım her şey çocukça ve ne kadar ahmakça kalıyormuş. Varlığın mutluluk kaynağı oldu benim için. Seni göremediğim her saniye nefret ettim hayattan. Yanımda olmadığın her an gözyaşlarına boğuyor beni. Üstümdeki bu tahakküm üzerine konuşmak istiyorum sadece öyle güçlü ki bu... sanki bir mıknatıs gibi. Benim için özel olarak tasarlanmış, etten ve ruh ışıltısından yapılmış bir mıknatıs... Benim için özel yapılmış bir eroinden farksızsın ve ben bu uyuşturucuyu kullanmadan nefes alamıyorum. Sana olan hislerimin saf bir aşk kaynaklı olmadığını bilsem de bana asalet temelli gibi geliyor. Başka kimsenin yaptığı bu kadar yanlışa tahammül etme ihtimalim yok benim. Doğrunla, yanlışınla sevdim seni. Bir paket halinde... Ama senin yaptığın yanlışlar diye girmek
Mitoloji İrem Çandır
Aztek mitolojisi veya Aztek dini, Tolteklerin çöküşünün ardından 13-16. yüzyıllar arasında Meksika Vadisi'nde önemli bir uygarlık olarak ortaya çıkan Aztekler tarafından geliştirilmiş bir inanç, efsane ve gelenekler bütünüdür. 100'den fazla tanrısıyla çok tanrılı pantheona sahip sahip Aztek dini, gerek kendisinden eski gerekse kendisiyle eş zamanlı olarak aynı coğrafi bölgede ortaya çıkmış inançlar, mitler, kültürel ve kozmik imgelerden yoğun oranda etkilenmiştir. Ayrıca Aztek dini çok önemli ve sıkı bir mistik karaktere sahiptir ve liturjik açından çok gelişmiştir. Seremoniler ve ritüeller büyük bir titizlikle, belirli takvimleri çok sıkı bir şekilde takip ederek gerçekleştirilir ve dinî olduğu kadar siyasi ve toplumsal açıdan da önem arz ederdi. Ayrıca uzun yıllar boyunca kurgu eserlerinde yer almış antik ritüellerde insan kurban edilmesi anlayışı da Aztek inancında yer etmiş, ritüellerde gerçekten insan kurban edilmiştir.   13 Yatağımın önünden Beyaz bir köpek geçiyor, Tuala İyiye mi yormalı bunu? 14 Güneşin tutulduğu gün Beni aramanı bekledim Psikodelik ormanların içinden yansıyan Buzumsu bir ışık gibi Bir martı kahkahası bekledim 15 Güneşin tutulduğu gün Gölgeler müphemleşti dedi bir şair Şimdi artık her şey müphem İlişkiler, aşklar, dostluklar Hiçbir şey bilmemek gibi bir duygu Neden diye sormayın Bir martı gibi çığlık ve kahkaha (Müldür, 2017, s. 67)   16 Güneşin tutulduğu gün Ezoterik dualar okudum Işığın karamasından anladım sonra Güneşi ışıkla anladım Seni ışıkla anladığım gibi
1000 Kitap
Reklam
Reklam