10/10
·224 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:48
İskender Pala Oyun içinde oyunun olduğu, tek solukta okuduğum güzel bir eserdi. Usta ellerde yazılmış, kaşıkçı elmasının giz dolu hikayesi..Polisye/ mecera sevenler için keyifli, zaman zaman meraktan aklımızda senaryoların canlandığı satır satır okunacak kitaplardan Tavsiye ederim.
Duygu ve Düşünce
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,347 okunma
Puan vermedi
Romanın merkezinde Gustav var:aklını bir çantada taşıyan,kapağı kapandığında içine hapsolan bir adam.Bu metafor,hem deliliği hem de içsel sıkışmayı simgeliyor.Gustav’ın yolculuğunda bir kadın,yaşlı bir adam, yardımsever bir kadın,iblis, rahibe ve hatta “Portekiz Mektupları”nın iskeleti gibi figürler yer alıyor. Yazar Gorlassar Lugardis mahlasıyla yayımlanan Bir Kağıt Daha romanı,Gustav adlı karakterin aklını bir çantada taşıdığı sıra dışı hikâyesiyle dikkat çekiyor.Kitap,aşk, delilik ve benlik üzerine yoğun metaforlarla örülmüş;okurlardan hem övgü hem de sert eleştiriler almış durumda. Kitapda öne çıkan alıntılar, *”Gustav,aklını bir çantada taşıyor ve kapağı kapandığında bu çantanın içine hapsoluyordu.” *”Bir kadının gözyaşları sizin taşıyamayacağınız kadar ağırdır.” *”Biliyorum,bazen derin bir acı,insana ölmemesini söyler.Çünkü ölse de o acıdan kurtulamayacak gibidir.” “Bir çanta var,ağır ve sessiz, içinde aklın,içinde sırların giz. Kapağı kapandığında dünya susar, senin kırılganlığın,bir gölge gibi taşar. Bir kadın gözyaşıyla yolunu ıslatır, yaşlı bir adam sana sabrı hatırlatır. İblis fısıldar: ‘Kaçamazsın kendinden,’ ama sen bilirsin,merhamet en büyük zırhındır. Her kağıt,bir yara izi, her satır,bir yeniden doğuş müjdesi. İnsanın,benim ve senin yolculuğun da böyledir: çanta ağırdır,ama içindeki ışık karanlığı delip geçer.”
Bir Kağıt DahaGorlassar Lugardis · Yakın Plan Yayınları · 201140 okunma
Reklam
10/10
·146 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
AYTUNÇ ALTINDAL alanında tek başına mücadele veren bir yazardır kendisi polonyum ile zehirlenmiş ve üstü kapatılmıştır. Kitaba ismini veren Bir türk casusunun mektupları kiliseyi ve papazları eleştiriyordu bu mektupları yazanın Türk olmayacağı şüphe götürmezdi sorgulamalar başladı ve Ceneviz soylu bir ailenin varisi olan Giovanni paolo Marana olduğu kanıtlandı.(1642-1693) 1684-1686 yılları arasında 7 cilt tutan 102 adet Türk Casusunun Mektupları’nı İtalyanca ve fransızca olarak yayınladı.kendisinin yazmadığını Genovada ki evin çatısında bulduğunu ve Arapçadan osmanlıca çevirdiğini söyledi.30 mektupla başlayan serüven 20 yıl içinde 644 e yükseldi mahmut ismi ile başlayan sonrasında Mehmet muhammed ve kara selim olarak devam etti. DANİEL defoe Robinson Crusoe nin yaratıcısı İngiliz romanının kurucusu İngiliz istihbarat servisinin ajanı ve ihtilalci kimliği ile ortaya çıkan alşimist john dee etkilenmiştir john dee İngiltere de ilk istihbarat örgütünü kuran kişidir.kraliçe 1 elizabeth in baş danışmanı Azteklerden kalma bir obsidyen taşıyla lithomancy seansları düzenlemiş voynich elyazması (yale Beineke kütüphanesinde )ondan başka kimse bu kitabın şifrelerini kıramamıştır hem zamanın hem geleceğin bir çok olayını bilmiştir. ingilterede Gül ve Haç kardeşliğini kumuştur. yarattıkları türk casusu ise semboller ile belirtildiğinde alşimist ve okültist ortaya çıkar mektuplar papalığın sahtekarlığı ing ahlaki çöküşün hızlandığı evli kadınların zinaya düşkünlüğü gibi meseleler üzerine yazılmıştır. Cahil eğitilir ama yobaz eğitilemez Sonuç olarak Katolik kilisesi yıllar boyunca dayatmacı tam anlamıyla terör estirmis sorgulayanlara karşı yakaladıklarını ya ateist ilan etmiş yada yakmıştır. Günümüzde bir çok çocuğa karşı taciz suçlamasıyla gündemdedir. Mikhail psellus Ortodoks
Bir Türk Casusunun MektuplarıAytunç Altındal · Alfa Yayıncılık · 2014180 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
İkinci kitabın sonunda Otran bir sürpriz yaparak Yuma’nın Defne ve Burç’tan aldığı genlerle tüp bebek yöntemiyle onların ikiz bebeklerini laboratuvar yöntemiyle oluşturmuştu otran ikizleri anne ve babasına teslim etmişti heyecanla biten sonun ardından serinin üçüncü kitabına bir göz atalım. İkizler gençlerin hayatlarına girdikleri anda her şey değişmeye başladı çünkü bebekler insanüstü yetenekleriyle onları korkutan değişimler yaşatıyor zihinlerine girerek iletişimde bulunuyor ve öğrenme değişim yetenekleriyle hızla büyüyorlardı. Bu serüvenin en çarpıcı anı ise bebeklerin yani Giz ve öz adını alan çocukların görevine odaklanmalarıydı otran tabi ki en zor anlarında yanlarında olmayı sürdürüyordu. Serüvene bir de tarih sahneleri eklenince doyumsuz bir maceranın içinde buldum kendimi Mısır ve kedilerinin tarih sahnesinde aldıkları görev sonunu tahmin bile edemeyeceğiniz yeni gizemin kapılarını araladı çok mu merak ettiniz hadi yeni bir gezegeni keşfetme yolcuğuna beraber adım atalım.
Mo'nun Gizemi 3 - İkizlerGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 2020668 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 03:12
Selamlarrr Bu seriyi ve serinin evrenini okumayı çok seviyorum. Aksi gibi serinin yeterince abartılmadığını da düşünüyorum, lütfen biraz abartır mısınız? Serinin ilk kitabı bana dil olarak bir tık ağır gelmişti ama yazım diline alıştıktan sonra oluşturulan evrene hayran kalmıştım. Serinin ikinci kitabında ise bu zorluğu hiç yaşamadım desem yeridir. Kitabı elime aldığımdan itibaren evren beni direkt içine çekti. Ve bence birinci kitaba nazaran daha fazla olay yaşadık. Şimdi bildiğiniz üzere serinin ilk kitabındaki beşli ekip (Beau-Dante-Lunu-Arm-Hodbin) kitabın sonunda o ulaşmak istedikleri Gizliman adı verilen yere ulaşmışlardı. Ama onların beklemediği şey ise Arm' ın babasının başının bir mızrakta asılı olmasıydı. Hiç bilmedikleri bir adaya adım atan beşlimiz ilk başta hapsedilmeyle sınanırlar. Bu aşamayı geçtikten sonra o diyarın gençleriyle birlikte, geçmeleri istenen sınavlar vardır. Bu beş gencin geldiği yerdeki gibi bu diyarda da kast sistemi mevcuttur. Ama işleyişleri bir tık daha farklıdır. Geçebilecekleri bu sınavlar sonucunda ya Hiç ya da Giz kast sınıfına ait olacaklardır.(soylular ve köleler olarak da düşünebiliriz bunu) Sınavların başladığı süreçte adanın kendi çocukları da dahil olmak üzere pek çok vahşet ve kayıp yaşanır. Özellikle son sınav Allahım psikolojim bozuldu resmen kan gövdeyi götürüyor tabiri o son sınav için geçerliydi.Ama yazar bu sahneleri öyle gerçekçi yazmış ki kitaba kilitlenip kalıyorsunuz okurken. Özellikle kitabın finaline doğru ters köşe yaşadığım karakterler oldu. İyi olanlar kötü, kötü olanlar iyi çıktı, ağzım açık kaldı hiç beklemediğim kişiler çıktı çünkü. Bu kitapta Hodbin ve Lunu ikilisini çok severek okudum. İlk kitaptan beri bu ikisini zaten çok seviyorum. İki karakter de birbirine o kadar benziyorlar ki bu kitapta bunu bir
Hainin Mührü 2Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 2025260 okunma
Odun israfı olan bir kitab…
1/10
·320 syf.··
2026 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 00:00
Yenə bir “Askeri Kurgu” və yenə mən… Və qarşılaşdığım mənzərə tam bir xəyal qırıqlığı oldu. Yazar sırf cildlərin sayını artırmaq və səhifələri doldurmaq üçün o qədər gərəksiz, sıradan günlük təfərrüatlara əl atıb ki, bir yerdən sonra adam oxumaqdan bezir. Süjetdə nə bir hərbi ciddiyyət var, nə də insanı həyəcanlandıran, tərs-köşe edən bir hadisə axışı. Üstəlik, dialoqlar o qədər bəsit və uşaqcadır ki, kurgunun bütün atmosferini alt-üst edir. Kitabın son bir-iki səhifəsinə sırf növbəti cildi yazdırmaq üçün zorla bir hadisə sıxışdırıblar ki, bu da oxucunun vaxtına hörmətsizlikdir. Mənim kimi Askeri Kurgu sevənlər üçün bu seri tam bir vaxt itkisidi. Yaxşı ki, PDF oxudum, almadım. Odun israfı olan bir kitab… Üçüncü kitaba sırf sonu nədi deyə baxacam. Heç bir kitabı yarım qoyanmaram.
Giz 2 - LalMelek Kaş · Efsus Yayınları · 202354 okunma
Reklam
Reklam