Yaşam, salt biyolojik yanıyla bir mucize, bir giz olmayı sürdürürken, insan, insanca yanıyla, kendisi ve diğer insanlar için çözümsüz bir sır olarak kalmaktadır.
İnsanların birbirleri için bir giz kaynağı, bir bilinmeyen olduklarını düşünmek olağanüstü bir şey. Kente gece girdiğimde, o üst üste yığılmış karanlık evlerin herbirinin kendi gizini taşıdığını, yüz binlerce kalpte yanıbaşlarındaki kalplerin bilemeyeceği sırların saklı olduğunu düşünmek içimi karartıyor. Ölümün korkunçluğuna, hatta kendisine benzer bir şeyler var bu düşüncede.
Kitaplar yazmaz belki
unutulmuştur o sayfalar
ama sorulsa bir ozana
dağların da dostu vardır
diyecektir fısıldarcasına
dağlar da dosttur kimilerine
Bir giz gibi bakacağız
uzak doruklara o zaman
kulaklarımızda ozanın sesi
karışırken yabanıl seslere
vazgeçilir mi diyeceğiz
bu dostluğun sevincinden
Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
sevgim acıyor
Biz giz dolu bir şey yaşadık
Onlar da orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak
En başta mutsuzluk elbet
..... Kahkahası gün ışığına vurup da
ötede beride yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı firengi
.... Bütün söz vermelerin tarihçesi
sevgim acıyor
Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
o kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar
Tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
Kış geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi dünyanın