“ ‘Eğer aşık olup olmadığınız konusunda içinizde bir şüphe varsa tek bir şeyden emin olabilirsiniz; Aşık değilsiniz.’ demişti adam. ‘Çünkü aşk sorgulatmaz. Sadece çarpar. Öyle bir çarpar ki seni yere serer. Sen de yere serilmişken sana çarpan şeye değil de o an hissettiğin mutluluğa odaklanırsın. Uzandığın yerden tependeki gökyüzüne anlamsız bir gülümseme ile bakarsın. Bir anda beyninin içinde çok güzel bir şarkı çalmaya başlar. İşte o an anlarsın ki hayatının en büyük eksikliği bu şarkıymış.’ “
“Ölenin ardından onun kişisel eşyalarının kaderini tayin edecek yegâne kişi olmak, onun yaşamındaki noksanlığıyla baş etmek maratonunda koşması en zor kilometreymiş.”