Marcus Aurelius
İnsan bedeni, yaşamak için aldığı nefesi bile saniyeler içinde geri verebiliyorken, kibirli zihin zaten geçip gidecek olan bir meseleyi neden tutuyor ve bırakmıyor?
Neden bu meseleyi çekiştirip, zorlayıp çıbanın daha da büyümesine neden oluyor?
Bildiğim Bir Şey Var, O da Hiçbir Şey Bilmediğimdir
Tüm insanlar doğaları gereği, mutluluğu ararlar, dolayısıyla insanlar özleri itibariyle iyiyi,iyiliği isterler.
Sokrates'e göre ,iyi, birey için yararlı, hayırlı olan ve bireyi mutlu kılan şey olduğundan, bir insanın kötüyü, kötü olan bir şeyin peşinden koşması olanaksızdır.Çünkü bu, mutsuz olmayı istemekle eşanlamlıdır ve mutsuz olmayı istemek de, insanın doğasında olmayan bir şeydir.
Sokrates'e göre, insanların sık sık kötü, zararlı ve değersiz bir şeyin peşine düştükleri olur, ancak bu durum yalnızca onların bilgisizliklerinden kaynaklanmaktadır.
Sonuç olarak Sokrates kimsenin bilinçli olarak kötülük yapmadığını, yapıyorlarsa da bilgi eksikliğinden ötürü yaptıklarını söyler .Eylemde yanlışa düşme,kötülük ya da kötü kader günahkar bir doğanın ya da irade zayıflığının değil de, bilgisizliğin sonucudur der.
Yeni Dünya
Okudukça anlıyorum ki uyumadan önce okunmaması gereken yüreğe derin düşünceler serpen, orada izler bırakan satırlarmış..Aynı zamanda kitaba adını veren bir öykü.
Öykünün kahramanı ise orta yaşını geçmiş bir oturak alemi dansözü. yeni dünya lakaplı bir kadın.
Her öyküsü gerçekten etkileyici olsa da açıkçası beni en çok etkileyen öyküleri "AYRAN" , "SULFATA" ve "ISITMAK İÇİN" isimli öyküleriydi. Her iki öyküde de insan "insanlığı"(nerde sizin insanlığınız?!) sorguluyor; yani en azından ben böyle düşünüyorum.
Sabahattin Ali 148 sayfadan oluşan ve içerisinde düşündüren,,düşündürdükçe üzen 13 tane öykü bulunuyor..
BENDEN TAVSİYE..UYUMADAN ÖNCE OKUMAYIN..