Elif

“Fakat empatik anlamda görme her zaman başkayı görmektir, buna tecrübe denir. Kişi kendisini yaralamaya maruz bırakmadan başkasını göremez. Görmek incinebilir olmayı gerektirir. Diğer türlü, hep aynı şeyler takrar eder. Duygululuk incinebilirliktir. Yaralanmaya görmenin hakikat anı denilebilir. Yaralanma olmadan hakikat yoktur; doğruyu almak, yani algılama da yoktur. Aynının cehenneminde hakikat yoktur.”
Sayfa 36
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Varoluşun en harikulade duygusu buydu. Güvenmek değil, bilmek!”
Sayfa 360
“insan iyi-kötü değer yargılarını hangi şartlar altında kurdu? Bunların kendi değeri nedir? Şimdiye kadar insanın gelişip serpilmesini engelledi mi, yoksa buna yardım mı etti? Acaba sıkıntılı bir durumun, hayatın yoksullaşmasının, hayatın soysuzlaşmasının bir belirtisi midir? Yoksa tersine, bu değer yargılarında hayatın doluluğu, gücü, istemesi, hayatın yürekliliği, hayatın güveni ve geleceği mi ele veriyor kendini?”
“Halbuki insan kendine emek verirken, ruhunda gelişebilecek bir şey varken değerli. Ruhta sessizce olup bitenleri sabırla seyretmek pek karlıdır, üstelik ruhta en iyi hadiseler, en çok olay ruh tam da dışarıdan ve yukarıdan düzenlenmediğinde olup biter.”
Sayfa 197
“Bilinçli zihin görevini son raddesine kadar yerine getirdiğinde, ancak bu durumda bilinçdışı kendi işlevini tatmin edici şekilde yerine getirebilir. Rüya da belki o zaman eksik olanı tedarik edebilir ya da en güzel çabalarımızın başarısız olduğu noktada bize yardımcı olabilir.”
Sayfa 105