Kendileri için hırsızlık yapmayacak, bir sinek öldürme-yecekler, herhangi bir kötülük yapmayacaklar ancak kendi partilerinin başarısı, sınıflarının menfaati ya da fikirleri için, 'ortak çıkar' adına, 'memleketin iyiliği' adına yalan söylerler, aldatırlar, işkence edip öldürürler. Vicdanları, dürüstlükleri ve sevgileri yalnızca kişisel faaliyetlerinin sınırları dâhilindedir. Bu sınırları aşarlarsa, açığa çıkarlarsa vicdanları onları terk eder.
Milyonlarca insan fiziksel, zihinsel ve ahlaki olarak çürüyor ve kimse bu kokuşmuşluğu hissetmiyor. Herkes alışmış ve bunu kabullenmiş görünüyor.
Böyle mi olmalı?
Milyonlarca insan derin bir sefalet içinde doğuyor, yaşıyor ve ölüyor. Böyle olması gerekiyor mu? Doğuştan zeki milyonlarca insan hayatları boyunca hayvanlar gibi cahil yaşamaya mahkûm bırakılıyor. Sayısız küçük kardeşiniz kabalığa, acımasızlığa teslim ediliyor. Peki böyle mi olmalı?
'Evet, böyle olmalıdır,' derseniz sarf ettiğiniz bu iğrenç sözlerden utanmaz mısınız?"