Anadolu’da Azer-Nefes Bir Can: Yavuz Bülent
Bâkiler
Kitabın duru diline ve akıcılığına hayran oldum, Yavuz Bülent Türkçesi diye bir şey olduğunun da altını çizebilirim. Ruhumun en derinlerine dokunan, zaman zaman gözlerimin dolmasına sebep olan, samimi duyguları hatırlatan, manidar ve okuması tatlı bu kitabı tavsiye ederim. Sanki kitabı %90 alıntıladım diyebilirim.. Şiir sever arkadaşların okumasını tavsiye ederim.
"Turnaların gökyüzünü sevdiği kadar,
Seni sevdiğimin farkında mısın?"
"Bir gün baksam ki gelmişsin..
Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.
Gözlerinde bir bitmez, bir tükenmez güzellik
Saçlarında ilkbahar.."
"Sonsuzluk dairemsin
Çaresizim çaremsin
Şaşırdım kaldım işte
Bilmem ki nemsin"
Bir gün baksam ki gelmişsin...
Gülüşünde taze serin bir rüzgar
Ellerin yine eskisi kadar güzel
Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar...
Ama şimdi hepsini ekleyecem olmayacak.. Bu kadarı yeter..
youtube.com/watch?v=8gtKVLN...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkese merhabalar...
Seri olacak olan bir kitabın ilk kitabının yorumu ile geldim.
Yazarın hayatı benim çok dikkatimi çekti.
Mayıs 1972 de, haklarında verilen idam kararları kesinleşen Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'ın serbest bırakılmaları için THY'ye bağlı bir BOİNG 707 uçağını üç arkadaşıyla birlikte Bulgaristan 'a kaçırmışlar. Uçağı Sofya Havaalanı' nda içindeki yolcularına birlikte 36 saat rehin tutmuşlar. . Ancak istekleri kabul edilmeyince, yolcuları serbest bırakıp uçağı terk etmek zorunda kalmışlar.
Kapağa bakınca acaba ben ne okuyacağım dedim
Sonra bir başladım baktım ki hikayelerin içine girdikçe son sayfaya gelmişim bile...
Yazarımızın kendisini bilmiyor ve kalemini tanımıyordum, kalemini çok beğendim. Bir de "Bir Hava Korsanının Anıları" kitabı varmış gerçekten çok merak ettim ve okuma listeme hemen aldım.
Matos Ağaoğlu terk edilmiş beş hanelik bir kürt köyünde atı Çınar ile birliktedir. Anılar ise başucunda ve kalbinde.
Anılara uzanır uzun uzun.
Matos'un isminden dolayı gayrimüslim olduğunu düşünseler de o Türk'tür Azeri Türkü.
Rusya 'nın Almanya ile olan savaşı.
Bu savaşta yaşananlar.
İki yıl askerlik yapan ve oğlunu jiç görmeyen bu yüzden inanmayan Matos.
Matos'un uzun ve bilinmez hikayesi.
Hepsini tek tek anlatıp, öğrenmesi.
Gömü meraklısı ve çetin şartlarda yaşayan Tanoş'un hikayesi.
Evlenmek için daha çok zamanı olduğunu düşünse de köyde herkesin saygı ve sevgisini kazanmış evlenmek için ideal damat adayı olarak görülmektedir. Ama önce Askerliği vardır. Ondan sonrası ise büyük şehir...
Aynullah Bey' in hikayesi... Soyunu devam ettirmek isteyen beş kız babası. Koçu Bey adının devamı için yeniden bir yol bulsa da onun kaderi kız babası olmak.
Teymur, Senem, Anuşka,... Hepsinin bir hikayesi ve kesişen noktası...
Muhteşem ve beklenmeyen
MatosAynullah Akça · Elfene Dünya Yayıncılık · 20182 okunma
Bir kitapla yaşamaya alışmak!
Gittiğin her yere onunla gitmek!
Onunla aynı yağmurda ıslanmak!
O kahramanlarla uyuyup yine onlarla uyanmak!
Ve eser bittiğinde oluşan o derin boşluk!
22 gün olmuş Anna Karenina serüveni başlayalı. Kitaplarına gözü gibi bakan biri olarak yıllar sonra ilk kez bir kitabı eskittim! Ve şimdi o eskilik bana o kadar huzur ve gurur veriyor ki... Hayatımdan bir Anna Karenina geçti. İlk cümlesinden son cümlesine kadar benimle yaşadı. Birlikte şehirlerarası yolculuk yaptık, birlikte otostop çektik. Ve ben onunla yaşadım, yeri geldi Anna oldum yeri geldi Vronskiy. Ama en çok da Levin...
Öncelikle şunu söylemek istiyorum. İncelemelerimde en nefret ettiğim şey "spoiler"dir. Ama bu eseri spoiler vermeden inceleyebilecek kadar yeterli görmüyorum kendimi. Yine de bende uyandırdığı duyguları yazmaya çalışacağım. Ona göre okumanızda fayda var. Güzel bir gün. Birbirimizin kalbini kırmak fazla gereksiz olur.
İncil'den bir alıntı ile başlıyor eser:
"Öç benimdir, karşılığını ben vereceğim."
İlk okuduğumda anlam vermekte oldukça zorlandım. Fakat eser bittikten sonra söyleyebilirim ki şu an çok iyi anlıyorum...
Ardından eserin ilk cümlesi geliyor. Eminim eseri okumasanız bile bu cümleyi bir yerlerden duymuş, hafızanızda yer vermişsinizdir:
"Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir." (s. 3)
Anna Karenina
Aşk,
Aile,
Kıskançlık,
Ölüm,
Toplum,
Toprak,
İnsan psikolojisi,
İnsan ve dinlere dair bir eser.
Onu tek bir kategoriye sığdırmak oldukça zor olacaktır.
Kahraman tiplemelerini oldukça başarılı buldum. Eser her ne kadar Anna Karenina isimli kahramanı merkeze almış olsa da Levin de en az onun kadar ön plandaydı. Hatta son bölümlerde onun dahi önüne geçtiğini düşünüyorum.
Onun düşünceleri, dine bakışı, maddi hayattan manevi hayata
🖱"Seni takip ediyor" ibaresi geri gelsin.
⛔️Güncellemeler yapılırken bir yer düzelirken birkaç yer birden bozulmasın.
📈Okur sıralamaları düzelsin.
📧Kimlerden mesaj geleceğini okur tamamen kendisi seçebilsin.
❌️Şikayet edilen ama hesabı kapatılmayan ya da kapatılıp başka bir isimle gelen kullanıcıların önüne geçilsin.
📷Fotoğraf paylaşımları denetimli olsun ve kitapla ilgili olmayanlar paylaşılamasın.