10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 217. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:32
Özgürlüğümüzün global ısınma ile somutlaşan sınırları, bizzat özgürlük ve erkimizin katlanarak büyümesinin paradoksal bir sonucudur – yani, bizi çevreleyen tabiatı dönüştürme yetimizi durmadan büyüterek, yerküre üzerindeki hayatın üzerine inşa edildiği temel jeolojik parametrelerin dengesini bozma noktasına ulaşmış olmamızın. Gözlemlediğimiz bu sınırlamanın farkındalığı, oldukça doğal bir tepki doğuruyor: Jeo-mühendislik. İnsan ihtiyaç ve yerleşimine uygun hale getirmek amacıyla yerküre üzerindeki çevrelerin amaçlı ve geniş ölçekli olarak değiştirilmesi.
Hayata Dair
Antroposen'e HoşgeldinizSlavoj Zizek · Encore Yayınevi · 201273 okunma
For House of the Dragon*
Puan vermedi·624 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:18
Deli Targaryenlerin hayatını merak ettiğim bir dizi sürecini geçirip 3. Sezon gelmeden önce meraktan ölmeme adına başladığım Ateş ve Kan hakkında birkaç duygu düşünce şeysidir…. Öncelikle Ursula Le Guin dışında fantastik edebiyat okumadığım için acaba onca ismi aklımda tutar mıyım, ders çalışır gibi roman mı okunur, ben kpss çalışırken bile Osmanlı hanedanı hakkında not tutmadım buna mı tutayım gibi kaygılarım olmasına rağmen tüm bunların gereksiz olduğunu ilk sayfalardan hissettiren G. R. R. Martin dedeye teşekkürler…. İlk sayfalardan hemen içine alıp basit ama nüktedan bir kalemle yazılan kurgu OHA BEN FANTASTİK EDEBİYAT SEVERMİŞİM hissi yarattı. Öğretmenler odasında bazen kahkaha atmana vesile olduğu için çevreme bakıp lan beni deli sanmasınlar bakışı atıp kimsenin olmadığını fark edince devam etmem de cabası…. Global platformlar diziyi feminist ve queer bir düzlemde çekiyor sanırken kitapların da bu şekilde yazılmış olması benden tam puan aldı. Sadece Targaryenler deli sanırken diğer hanelerin de onlardan aşağı kalır yokmuş. Hepsi manyak abv, ahanda şu karakter iyi diyeceğimiz kimsenin olmamasına ayrıca bayıldım…. Kitap vadideki nehirler gibi aktığı için sabah akşam okudum… arkadaşlarımın goygoy görüşmelerini hep ertelememe sebep olup sosyalleşmeyi unutsam da aldığım keyif paha biçilemez. Dizinin yeni sezonuna bir hafta kalmışken beklentiyi arşa çıkardım bekliyorum!
Ateş ve KanGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınevi · 20191,512 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·120 syf.··
2026 13. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 22:58
Currently being the only reader and the first reviewer of this book is thrilling! Alright, let's start. So, this book is literally a conspiracy theory itself. Silas Orven is a man, a supposed time-traveller, who appeared in a private Facebook group in about 2024-2025 if I remember correctly. In that group he claimed that he came from the future to try and edit the timeline because humanity in his era of the future is having massive problems. If you can "edit" the timeline, it creates a new variable. Our current actions, if they are different, can create a new result and new future timeline. At first, people mocked him, trolled him, dismissed him completely. But when he began accurately predicting specific events, people were stunned and began taking him far more seriously. Some even started idolizing him and treating him like some kind of divine figure, even though he repeatedly said he wasn’t a prophet or anything divine and that no one should worship him. The guy became a sensation, basically. So in 2025 he published this book and then completely disappeared. No one knows where he is. No one can identify him. His name doesn’t even show up in any global database. Some of his most devoted followers genuinely believe he went back to the future, where he came from. I read the book, and it’s incredibly well-written. Some parts are genuinely disturbing; his descriptions of the future and the era he comes from are pretty terrifying. It's pretty dystopian. It’s impressive how he explains how time travel supposedly works, and he even touches on several taboo topics like Hitler, aliens and their origins, why they abduct humans, as well as God, the Bible, the Qur’an, who built the pyramids and why, whether humans will achieve eternal life, what happens after death, and so
Edebiyat
The Hidden SimulationSilas Orven · Independently Published · 20261 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 04:47
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Hakkında · Kitap Adı: Çöl Çiçeği · Orijinal Adı: Desert Flower · Yazar: Waris Dirie · Kitap Puanım: 10 / 10 · Çevirmen: H. Gülru Yüksel · Yayınevi: Bilge Kültür Sanat · Sayfa Sayısı: 256 · Kitap İncelemem: Bunu nasıl anlatacağımı bilmiyorum açıkçası. Yani bazen bir kitabı kapatıyorsunuz, "güzeldi" diyorsunuz ve devam ediyorsunuz hayata. Bu kitapta öyle olmadı. Kapattım, yerime çakılıp kaldım. Başucu kitaplığımın en özel köşesine koydum, orası artık onun. Çöl Çiçeği sadece bir anı kitabı değil. Bir uyanış çığlığı bu. 1998'de yayınlandığında 20 dile çevrilmiş, yalnızca Almanya'da 1 milyondan fazla satmış. Bunları söylerken "global etki" falan demek istemiyorum aslında, şunu demek istiyorum: bu kitap insanların içine işlemiş. Benim de işledi. Ne Anlatıyor? Waris Dirie, Somali çölünde göçebe bir ailenin 12 çocuğundan biri. Kadın olmak orada, daha başından bir acıyla başlıyor. Henüz 5 yaşındayken kadın sünneti (FGM) denen şeye maruz kalıyor. İşkence diyorum buna, başka kelime bulamıyorum. Hijyen yok, sterilizasyon yok, sadece ilkel bir alet ve ardından gelen bir ömür boyu yük. Sonra 13 yaşına geliyor ve babası onu 60 yaşında bir adama 5 deve karşılığında satmak istiyor. Waris o gece kaçıyor. Çöle, karanlığa, hiçliğe doğru. O kaçış onu Londra'ya, oradan modelliğe, oradan BM Özel Elçiliği'ne taşıyor. Bunu yazarken bile tuhaf hissediyorum, çünkü bu bir roman kurgusu değil. Gerçek.
1000Kitap
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,7bin okunma
9/10
·472 syf.··
2026 25. kitabı
Merhaba arkadaşlar! Bugün sizlere aksiyonu ve duygusu eksilmeyen, dolu dolu bir aşk hikayesinden bahsetmeye geldim. İlk görüşte aşka inanır mısınız? Ben "Yok artık, öyle şey mi olur?" diyenlerdendim. Ama bizim namıdiğer "Kral" ile "Kızıl Kraliçe", birbirlerini gördükleri ilk an resmen çarpılıyorlar. Hem de öyle sakin bir yerde değil; bombaların patladığı, ortalığın savaş alanına döndüğü bir ortamda! Karakterlerimize gelecek olursak... Cesur Baybars; hem global şirketlerin hem de Baybars aşiretinin güçlü veliahdı. Mısra ise yazılım okuyan, kendi halinde ama bir o kadar da zeki minik hacker’ımız. Her şey Mısra’nın, Baybars Holding’e staj görüşmesi için geldiği gün başlıyor. Tesadüfen çok tehlikeli bir konuşmaya şahit olan Mısra, içeride bomba olduğunu fark edip güvenliği uyarmak için canı pahasına koşmaya başlıyor. İşte tam o kaosun ortasında Cesur, Kızıl Kraliçe’sini görüyor ve aradığı kadını bulduğunu anlıyor. Aslında Cesur; annesini, amcasını ve yengesini kan davasında kaybettiği için birine bağlanmaktan, sevmekten her zaman çok korkmuş bir adam. Fakat Mısra'yı gördüğü an, tüm duvarları yerle bir oluyor ve kendini geri dönülemez bir aşkın içinde buluyor. O gün o bomba patlıyor; Mısra bu patlamada çok ağır yaralanarak zorlu bir süreç geçiriyor. Cesur ise bu süreçte onu bir an bile yalnız bırakmıyor ve böylece sarsılmaz görünen o büyük aşk başlıyor. Ancak Cesur’un geçmişinden taşıdığı çok büyük bir kusuru var: İhanet korkusu yüzünden kimseye asla güvenemiyor—bu kişi Mısra olsa bile... Otel koridorunda Mısra’yı bir başkasına sarılırken gördüğü an, Cesur'un dünyası başına yıkılıyor. Olaylar bununla da bitmiyor! Cesur kendi iç hesaplaşmalarıyla boğuşurken, Mısra ezeli düşmanları Balaban aşiretinin adamları tarafından kaçırılarak korkunç bir işkenceye maruz kalıyor. Ve
Son Nefese Kadarİlknur Yaylımateş · Parana Yayınları · 202645 okunma
KÖ(O)R kitabının kısa bir incelemesi.
10/10
·146 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Çocukluğundan beri epey zorluk yaşamış olan karakterimiz, bundan kurtulmak istemektedir. Kurtuluşu, içinde yaşadığı durumdan kaçmakta bulur. Uzun zaman boyunca bunun üzerine düşünür ve harekete geçmeye çalışır. Fakat kaçtığı asıl şeyin -tıpkı kaçtığı yer gibi- bir yanılgı olduğunu fark eder. Kitapta yoğun felsefe, psikoloji ve sosyoloji temaları bulunmakta. Temelde yerel bir hikâyenin aslında global sorunlara işaret ettiğini görüyoruz. Buradaki köyün sıradan bir köy olmadığını okudukça anlıyoruz. Hatta bildiğimiz köy kavramına epey tezat bir oluşum olduğunu öğreniyoruz. Ama hikâyede bize her şey ne kadar farklı görünse de pek de değişmeyen insanlar ve insanî durumların olduğunu görebiliyoruz. İyi okumalar. Kitaba ulaşmak için: kitapyurdu.com/kitap/koor/7338...
1000Kitap
Kö(o)rFatih Daşdelen · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20251 okunma