Gültekin Altınpınar

Gültekin Altınpınar
@gltekin
KARINCALAR ÂLEMİ
Kalabalığın içinden bir tanesi tek başına çıktı, doğruca da bir taşın üstüne gidip durdu. Güneşleniyor. Yapayalnız. Karıncalar bir başlarına yaşamadıkları için yalnızlığı bilmezler diye düşünürdüm. Değilmiş. Bir karınca da bir başına yaşamaya özlem duyabiliyor. Bireyci bir karınca bu. Hiçbir şey de umurunda değil. Dünya güzeli bir yapısı var. Duyargalarıyla ayakları, özelliklede ayakları çok güzel. Beli incecik. Koptu kopacak. Karnı yumurta biçiminde. Sivri çeneli, patlak gözlü. Göz göze gelmeye çalışıyorum onunla, ama olmuyor. Vızır vızır çalışan soydaşlarına sadece bakıyor. Belki de gülüyor onlara.
Sayfa 79·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Avlu, saçak, kuş
Kuşlarla bakışmayı bileceksin. Mardin. Avlular, saçaklar boyu dizilmiş kuşlar. Nemli saksı dipleri. Gölgelikler. Uzun öğle sonraları. Birbirini fark etmenin derin sessizliğinde kuşlarla bakışarak büyüyen çocuk; bana öğrettiklerinin hepsini bilmem. Ne kadarını hatırladığımı da. Bildiğim gözleri, bakışları. Kuşların, çocukların. Mutluluk. Bizi buluşturan başka bir âlemin varlığını derinden hissettiğimiz demler. Ahşap kanatları içeriye, manzarası avlulara açılan pencerelerin dışarıyı dilimleyen demir parmaklıkları… Sıcak bitkini kanatların duldasına sığındığı geniş içerikli pencereler… Tenhanın ve sükutun öğrettikleri. Kuşlar nasıl bakar? Güvercinler. Yerli halkın Arapça “Sınunnu” dediği kırlangıçlar. Farklı varlıklar olmamızın dilsizliğinde buluştuğumuz o derin sükütun öğrettikleri. Sonra onlar kanatlanır uçar, sen esneyerek içeri girersin. Dünya bildiğin yer olur birdenbire. Bir öğle uykusundan ansızın uyandırılmışsın gibi.
Sayfa 414·Kitabı okudu
Sevinç içinde sokağa çıktım, birinci yüzyılımın uzak ufkunda ilk kez kendi kendimi görüp tanıdım.
Bir cüce, kendini acı çeken bir devle eş tutabilir. Acı, belki de tek eşitlik formülüdür. Ve insanlar acı içindeyken hep birbirlerine benzerler.
Bu dinozor öyle bir yaşa geldi ki artık, bunca genç, bunca çocuk ölürken, daha fazla yaşamak biraz ayıp gelmeye başladı ona. İsteği, çevresine ve kendisine bir başbelâsı haline gelmeden, bu dünyadan göçüp gitmek. Kalanlara sonsuz sevgiler.