Ahmet Hamdi Tanpınar’dan yine harika bir roman. Peyami Safa gibi, İhsan Oktay Anar gibi felsefeyle harmanlanmış bir kitap. Aynı zamanda Peyami Safa’ya benzer ruh tahlilleri var. Genel olarak gidişat düşünce akışı şeklinde ilerliyor diyebilirim. Ahmet Hamdi, roman karakterlerini konuştururken bununla birlikte politik, felsefik ve psikolojik fikirlerini de konuşturuyor. Çünkü romanlar Peyami Safa’nın da dediği gibi ne kadar âfâkî olursa olsun muharririnin otobiyografisinden başka bir şey değildir. Beğeneceğinize eminim
Bir kitap düşünün tekrar tekrar okudukça anlam kazanıyor. “İnsanların saadet anlayışları da gariptir. Kitaplara bakarsanız, kendilerini dinlerdeniz, insanoğlunun esas vasfı akıldır. Onun sayesinde diğer hayvanlardan ayrılır. Beylik sözüyle hayata hükmeder. Fakat kendi hayatlarına teker teker bakarsanız bu yapıcı unsurun zerre kadar müdahalesini göremezsiniz.” “Gülüşü bana kaybettiğimi sandığım her şeyi bir lahzada iade etti.”
Kendinizi öldürmeyi bile beceremediğinizde; umutsuzluktan çıkabilmenin tek yolunun beklemek olduğunu anlatan harika ve bence derin anlamlar içeren oyun.