Hem kısa hem de çok yoğun bir kitap. Sayfa sayısı az kısa sürede okurum diye düşündüm fakat içerik öyle yoğun ki kitabı düşüne düşüne, sindire sindire okuma ihtiyacı hissediyorsunuz ister istemez. Kitapta yapılan tespitlerin doğruluğunun yanında kitabın insanı düşünmeye başlattığı nokta o kadar karanlık bi halde ki okurken yoruluyorsunuz. İsmini de sonuna kadar hak etmiş bence. Kitap, dünyanın parlak yüzünün aslında göründüğü kadar da parlak olmadığını , ne kadar aciz ve yalnız olduğumuzu gösteriyor bize.
Otobiyografi tarzında ve Thomas Bernhard’dan beklenilmeyecek şekilde akıcı olan bir kitap. Bernhard sevmeyen, alışkın olmayan kişiler bir oturuşta bitirebilir. Sizi yormadan ve kolaylıkla okunan bu eser Bernhard dünyasına iyi bir giriş olabilir :)
Halil İnalcık’ın söyleşilerinin, yazılarının ve sempozyumlarının bir derlemesi olan kitap Osmanlı’nın kültürel yapısını detaylı bir şekilde ele almış. Okunası bir eser