Gülhan

Gülhan
@gninnotdefteri
“İyilik, yola düşen, yoldan toplanan bir şey değildir. Tesadüfen ele geçen bir şey değildir. İnsan iyiliği ancak başka bir insandan öğrenir.”
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“O, ailenin koruyucu gücü, saygaların boğazını kesen bıçağı idi. Peşinden yetiştiği hiçbir sayga pençesinden asla kurtulamaz, kızıl kanları beyaz karların üzerine akar, bir kuşun kana boyanmış kanatları gibi çırpınırdı. Onun kanı akacaktı ki bir başkasının kanını besleyebilsin.”
"Biliyordum! Bu soruyu soracağını biliyordum! Ben de kendime aynı soruyu sordum." Jarod, Düşünceler'in sayfalarının yer aldığı dosyasını açıp üstünde kendi el yazısı olan bir kâğıt çıkardı. "Buraya gelmeden önce tüylerimi en çok ürperten kısımları not aldım. Sana okuyacağım. Herhangi bir sıralama söz konusu değil..." "Her insan kendisini diğer insanlardan daha çok sevdiği halde neden kendi fikrine diğer insanlarınkinden daha az önem verir? Eğer biri beni sevmiyorsa bu onun sorunudur. Benim tek amacım, kınanmamı gerektirecek bir şey söylememek ya da yapmamaktır. Sözünden dönmene ya da kendine olan güvenini yitirmene neden olabilecek hiçbir şeyi avantaj sayma.” Bu alıntıları sıraladıktan sonra, "Hepsi çok güzel Jarod," dedim. Ve gerçekten tam da bizim konuştuğumuz konuya denk düşüyorlar. Kişinin özgüveninin ve kendine dair yargılarının merkezinde bir başkasının zihninden ziyade kendisi yer almalıdır. Yani bu bir imaj meselesi." "Evet, yavaş yavaş kavrıyorum bunu. Benzer ana fikri olan bir tane daha var: Eğer biri hatalı olduğumu ispat eder, bir sözümün veya davranışımın yanlış olduğunu bana gösterirse memnuniyetle değişirim. Ben hakikatin peşindeyim. Hakikat kimseye zarar vermemiştir. Asıl zararlı olan, insanın kendi yanılsamalarını ve cehaletini ısrarla sürdürmesidir."
Sayfa 195·Kitabı okudu
Alıntı
“İçinde olduğu anı yaşayan kişinin tutumu hayata karşı olgun bir tutumdur.” Öyle mi?… Elbette. Düşüncelere dalmış Minjun’u izlerken, aniden teatral bir tonla, ‘Seize the day’ dedi Jungseo. Gülerek, ‘Carpe diem’ diye karşılık verdi Minjun. Mr. Keating diyor ya, kendi yürüyüşünüzü bulun. Kendi adımlarınız, hızınız ve yönünüzü. İstediğiniz gibi.”
Sayfa 220·Kitabı okudu
“Jungseo bu toplumun insanlara kaba davrandığını düşünüyordu. Elbette bireyler de birbirlerine karşı kabaydı. Dışarıdan bakınca nazik davranan ancak içten içe karşısındakini kullanıp kendilerine fayda sağlamaya çalışan sayısız insan vardı. İkiyüzlü değillerse de kayıtsızlardı. Kayıtsızlığın içinde korku yatardı.”
Sayfa 166·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular