Puan vermedi··
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:11
5 hikayenin içinde biri beynimden vurdu maalesef. Halbuki niye vuruluyorsun Zweig denildi mi intihar demek zaten. Göbek adı gibi bir şey. İntihar üzerine kafa yorduğum bir şey değil. Eskiden o kadar cesaretli biri değilim derdim şimdi o kadar "..." değilim. Doldurulabilir. Bilemiyorum. Benim hayata bakışım, herhalde Allah'a şükür kaldıramayacağımı yüklemediği içindir, gelen geldiği an, ee şimdi n'apıyoruz? Buradan nereye kırıyoruz? Şimdi hangi kameradayız? Gerçekten böyle. Yoksa kalpten gitmiştim çoktan. Bu hayatta fiziksel imtihanlardan sonra duygusal imtihanlar gelir. Ve bu konuda YL DR değil Prof'um ben. Çünkü . Çünkü uzun hikaye. Bu novella, zengin diyeceğim, bir otelde garson olarak çalışan François adındaki bir gencin yaşantısından onun iç buhranını veriyor. François, otele konaklamaya gelen ve kendisinden sosyal statü olarak çok yüksekte olan aristokrat bir kadına yani bir kontese aşık oluyor ve şahsi kanaatim saçmalıyor. Neden. Aşık olmak kavuşmak demek değil ki. Neden ya. Her sevdiğimizi almak zorunda değiliz. Hem de alamayız ki. Ha uğruna ölecek kadar aşıksan alabilirsin de. O ayrı bir mesele ama almak zorunda değiliz. Kontes bana bakmaz vah beni beni doğru bir yaklşaım değil. HERKES HERKESE BAKAR. Hayatta her şeyin bir yolu vardır. Ben asla gerçekten birbirini seven iki insanın kavuşamayacağına inanmıyorum. Kavuşma yoksa bir taraf eksiktir. BİTTİ. Buradaki durum o bile değil. Kontesi sevmek demek uğruna ölmek demek olabilir mi? Sev ya doya doya sev. Kaburgaların çatlasın öyle sev. Ama ölünce sevemezsin. En sevdiğin şeyi sevmekten neden vazgeçersin? Madem bu kadar güçlü bir duygu sevgi, neden ölmek kadar "an" bir his için vazgeçeyim ????? Şimdi bunu Zweig yazmış ben de allıyorum pulluyorum gibi olmayacaksa; var maalesef böyle şeyler. Bir insanın varlığını
Alıntı
AylakStefan Zweig · İndigo Yayınları · 20191,491 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2024 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 00:00
harry potter serisini defalarca bitirdikten sonra her kelimesini ezberledim seriden başka birşey okumak için fantastik edebiyat kitaplarını araştırırken denk geldim kendisine. ilk kitap olmasına rağmen birden bire olayın içinde buluverdim kendimi. bir büyücünün büyücü olma yolunda ilerlemesi, bir okula başlaması, ondan önce hocası ile geçirdiği bir yıl. birden bire geçiverdi. jesper'ın hep onun içindeki aşağılık kompleksini tetiklediğini, kitapta o yönünü göstermek için yerleştirildiğini düşündüm. diğer arkadaşı ise, yüce gönül ve bilgelik sanırım. ged ise bildiğin ergen. çok affedersiniz bazen çat diye kafasına vurup n'apıyorsun sen demek isteğimi bastıramadım. gölgeyi çağırdığı an da tam böyle bir andı benim için. 190 sayfa çok çabuk bitti. kitabın final bölümündeki mücadelenin geçtiği kumsal, bana narnia günlüklerindeki aslanın kaybolduğu kumsalı anımsattı. birde, büyücü isminin başkaları tarafından bilinmemesi kısmı günümüzde de olan şu göbek ismi koyulması ve sadece annenin bunu bilmesi bunun sebebinin de büyüden korunma olması ile aynı olduğu için kitap bende çok yerel, bizden bir dünya hissiyatı oluşturdu.
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 105. kitabı
Sonuyla beni hüngür hüngür ağlatan o büyülü kitap. O kadar güzel bir seri ki. Kendiyle savaşında Çoban Kral’ın kayıplarını görüyoruz bu kitapta. Elsepth’in bedeninde Yew ailesine yardım etmeyi kabul etmiş olan Çoban Kral Taxus’un tek amacı sisi ortadan kaldırmak ve sisi ortadan kaldırmaktır. Ama herkesin farklı planları vardır. Ravyn, Kabus, Jespry ve geri kalanlar iki kızıl kadim ağaç kartını bulmak için yola çıkar. Bu sırada Elm ve Ione cephesinde ufak kıvılcımlar vardır. Kitabın sonunda hangi taç sahibi kazanacak. SPOILER?!?? Bu kitapta o kadar çok yerde ağladım ki anlatamam. Özellikle Kabus ve Elsepth’in vedalaşması beni üzüntüden bayıltacaktı. Bir bakıma Elsepth için kendinden vazgeçti ve ailesine kavuşmaya gitti. Ione ve Elm’in evlenmeleri kendi krallıklarını kurmalarını, kader kartlarının tek bir karta çoban kral kartına dönüşmesi. Ah o kadar güzel detaylar vardı ki anlatamam. Bu hikaye suçsuzların kendi savaşlarını anlatıyor. Hauth öldüğünde göbek attım resmen. İğrenç herif ya. Yine de seri mükemmeldiiii.
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,322 okunma
9/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Okunmaya değer bir kitaptı bence. Kitap üç farklı hikayeden oluşuyor. Ben üçünü de beğendim ama favorim üçüncü hikaye. İnsanalrın güzellik takıntısını, oğullarıyla göbek bağını koparamayan anneleri gayet iyi anlatıyor.
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139,1bin okunma
9/10
·336 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 22:38
Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı “Romain Gary” 9/10 Gerçek adı Roman Kacew olan Romain Gary’nin “Bu kitap otobiyografik bir ilham kaynağı ama bir otobiyografi değil.” diye betimlediği kitabı. Romain Gary’den okuduğum ilk kitap bu. Her şeyden önce insanların genel olarak otobiyografik bir eser olarak bahsetmelerine rağmen aslında tam da yazarın dediği gibi bu kitabın sadece otobiyografi olduğunu söylemek bence büyük bir haksızlık. Çünkü çok detaylandırılmış belli zaman aralıklarına rağmen; atlanmış, üzerinde fazla durulmamış yıllar, yaşamına dair merak ettiklerinizle ilgili yanıt bulamayacağınız sayısız soru bırakıyor zihnimizde. Gary’nin kitabında yaşamından çarpıcı olayları okurken aslında ustaca saklanmış psikolojik tespitlerine de tanıklık ediyorsunuz. İnsanları, tavırları, karşılaştığı durumları o kadar net, sade bir şekilde anlatıyor ki… Savaşı anlattığı en dramatik olaylarda bile mizahı büyük bir ustalıkla kullandığı kalemiyle sizi gülümsetebiliyor yazar. Mükemmeliyetçi, savaşçı, çok çalışkan, cesur, güçlü, ve sevgi dolu bir anneyi tanıyoruz önce. Ancak onun oğluna duyduğu büyük tutkunun, yaşamına dair biçtiği kusursuz rollerin, Gary üzerinde yarattığı baskıyı da hissediyorsunuz sarsıcı bir şekilde. İnsanların çoğunun aksine Gary kendi hayallerini gerçekleştirme arzusundan ziyade annesinin ona biçtiği kusursuz kariyer, mükemmel hayat için sürekli çabalayan, savrulan, yorulan ama hep bir yolunu bularak ayakta kalmayı başaran masal kahramanlarını anımsattı bana. Onu çoğu kez mucizevi bir şekilde ayakta tutan, kendisinin tanımıyla aralarındaki bu göbek bağı. Bir defa geldiğimiz bu dünyada herkesin kendisi için hayaller kurabilmesi gerektiğine inanıyorum ben. Bu nedenle çok sarstı beni Gary’nin hayatı. Hayatta ulaştığımız nokta ne olursa olsun oraya varmayı kendimizin
Edebiyat
Şafakta Verilmiş Sözüm VardıRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 2020719 okunma
1/10
·208 syf.··
2026 13. kitabı
Bahçıvan ve Ölüm " Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe. " Bir isim bir kitaba ancak bu kadar yakışabilir, ancak bu kadar tam yerinde ve anlamlı olabilirdi. Yazarın babasına olan sevgisini, babasını rol model olarak görmesini ve en acı yanı olan; babasının öleceğini bir hastalıkla öğrenene kadar onunla geçirilmemiş zamanların olduğunu, babasının tanıyamadığını anlayıp babasını anlatmaya yazmaya başlamasını anlatıyor. Babasının tüm hayatından babasının kendisine anlattıklarını ve hikayelerini yazmaya başlıyor ve yazdıkça rahatladığını söylüyor. Çok akıcı ve etkileyici bölümleri var. Özellikle bazı duyguları yaşaması ve okuyucuya bunları hissettirmesi ve en önemlisi babasını yazması. Yazarın da dediği gibi; " babalar hakkında yazmak daha zordur belki de annenizle aranızda görünmez bir göbek bağı varlığını çocukluğunuz boyunca sürdürdüğü içindir; anne hep yanınızdadır öğle yemeğini hazırlar hastayken size o bakar anne içinde yüzdüğünüz hava gibidir. Baba bambaşka bir şeydir." Yazar için baba; "puslu, belirsiz, karanlık, korkutucu çoğu zaman ortada olmayan ve sigarasına bakıp başka dünyalara dalan." Fakat yine de babası onun için çok şey. Babasını ve onun hikayelerini anlatırken bir sevgiyle bahsetmesi aslında anne babalarımıza karşı ne kadar içten saygılı ya da onların hayatlarını ne kadar iyi bilen birer çocuklarız düşüncesini kalbinin vicdanının tam ortasına Bir mıh gibi çakıyor. Ve kitapta sanırım en beğendiğim nokta; yazar babasının bahçesini anlatırken her defasında " babamın bahçesi" deyip geçmeden ayrıntılarıyla, güzellikleriyle ve babasının bahçeye verdiği değeri önemi her bir bitkiye olan özenini bahçeyi anlatırken her defasında hissettirmesi çok güzel bir detay. Sanki bahçeyi her detaylandırıp bütün güzellikleri ile anlattığında, "sümbüller nergisler şakayık
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma