Göbektepe hayat ile ölümün göbek bağı, ikisi arasındaki geçişin dehliziydi. Göbektepe ölümleri hayata gönderen bir geçit, Göbektepe hayatlar harmanıydı.
Hayvanlar dünyasından kendini ayıran insanın en büyük sorusu insan nedir? olmuş, böylece kendisinin kim ya da ne olduğunu, nereden geldiğini sorgulayan tek canlı türü olarak kayıtlara geçmiştir. Bir ve aynı şey olduğu doğayla bağlarını koparan insanın asıl kaybettiği, canlı olmanın köklerinden getirdiği bilgisi, bilgeliğidir; her şeyi kendiliğinden bilen insan, göbek bağını kopardığı doğadan düştüğünde, bildiklerini çoktan unutmuş, her şeyi yeniden ve kendi aklıyla öğrenmek zorunda kalmıştır. Ancak öğrendiği asla unuttuğu kadim bilgi değildi. Öğrenme ve bilme arzusu hakikate değil olmak istediğine yönelmişti. Problem, yaşam ağacından ayrılarak insan olmak isteyenindi, soruyu o soruyor, yanıtı o veriyordu. Soru ve yanıt ancak dilde mümkündür.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Üç bağlanma biçimi vardır: Göbek bağı, kalp bağı, beyin bağı. Göbek bağı başlangıçta hayata tutunmamız için varken devamında diğer hayata tutunmamız için terk eder. Kalp ve beyin bağı ise hayat boyu bizimledir. Bu bağlantıların sağlıklı bir şekilde devam etmesi hayatı güvenli yaşayabilmemizi sağlar.
Bir gün, bir öğretmen arkadaş var bizim, Filiz, ona anlattım, o da öyleymiş. Dedi ütüyü fişten çekince şık şık iki göbek atıyorum fişin önünde. Sonra evden çıkınca, ütüyü fişten çektim mi çekmedim mi düşünürken o halim aklıma geliyor, hatırlayıp rahat ediyorum dedi. Denedim, ben de denedim. Yemeğin altını kapatıp iki göbek attım, pencereyi kapatıp iki göbek attım, daire kapısını dışarıdan kilitleyince iki göbek... Kız, gören olsa, kadın delirmiş, kapı önlerinde göbek atıyor diyecek... Rezalete bak. Metin görse benim kapı önünde göbek attığımı, nasıl kızar... Ama olsun, gene de denedim, huzursuz olmaktan iyidir. İlk başta bir iki işe yaradı. Ama bu sefer de göbek atıp atmadığımı hatırlayamaz oldum. Ben bu ütüyü fişten çekmiş miydim çekmemiş miydim, önünde göbek atmış mıydım atmamış mıydım? Derdim birdi iki oldu.
Hasta adamın tabutu başında kâh dişlerini gıcırdatarak, kâh sırıtarak nöbet bekleyen "dost" devletler; zekâsının bütün gücüyle imparatorluğu biraz daha yaşatmaya çalışan, mustarip, müvesvis bir hükümdar; hain ve gafil Bâbıâli; ve siyasî hayatın dışında yaşayan halk.
Türk düşünce tarihi, ülkesiyle göbek bağını koparan bir intelijansiyanın dramı.
Bu bahtsız kafilenin, bayrağını taşıyacağı içtimai bir sınıf yok.
Vatanında gariptir.
Alkışlayıcısı: ekalliyetler ve Avrupa.
Babalar hakkında yazmak daha zordur. Belki de annenizle aranızda görünmez bir göbek bağı varlığını çocukluğunuz boyunca sürdürdüğü içindir; anne hep yanınızdadır, öğle yemeğini hazırlar, hastayken size o bakar, elini alnınıza koyar; anne, içinde yüzdüğünüz hava gibidir. Baba bambaşka bir şeydir-puslu, belirsiz ve karanlıktır, bazen korkutucudur, çoğu zaman ortada yoktur, sigarasının şnorkeline kenetlenerek başka sularda ve bulutlarda
yüzer.