Taşlar toprağı ehlileştirmek için değil günümüzde gerçekleşecek bir göç esnasında yol işareti olabilecek kadim bir güzergahı göstermek üzere üst üste yığılırlar.
Ve biz hala kendimizde görmek istemediğimiz bütün kötülükleri ve değersizlikleri "diğer insana" atfetmeye devam ederiz. Bu nedenle, onu eleștirmemiz ve ona saldırmamız gerekir. Bu durumda asıl gerçekleşen șey aşağılık bir "ruhun" bir insandan diğer insana göç etmesidir. Dünya hala tiksinilen insanlar ve günah keçileriyle doludur, aynı eskiden cadılarla ve kurtadamlarla dolu olduğu gibi.
Sayfa 30
Reklam
Ey Yaratanımız, insanlarımıza, istenmemesi gereken şeyleri istemeyecek akıl ver.
Sayfa 156·Kitabı okuyor
Çekilip nur-u hidayet yine zindan olacak, Yine firkat, yine hasret, yine hüsran olacak. Yine sen, yaş yerine kan akıtıp ağla gözüm, Çünkü hicran dolu kalbim yine hicran olacak.   Yine göç var diye Mecnuna haber verme sakın! Yine matem, yine zâri, yine efgan olacak. Açılan ol gül-ü tevhid, sararıp solsa gerek, Kapanıp kâbe-i irfan, yine viran olacak.   Haber aldım ki yarın yad olacakmış bize yâr, Ne büyük yâre ki, kimler buna derman olacak? Bu büyük derd-i elemden kime şekva edeyim? İşiten nâlemi, hep ben gibi nâlân olacak.   O şifa-bahş olan envarını sen çeksen eğer, Bana kim nur verecek, kim bana Lokman olacak? O temiz pak nefesin, âb-ı hayatı bu çölün, Onu dûr etme ki her fert ona reyyan olacak.   Hele ol nur-u şerifin kime değmişse eğer, Küçücük zerre de olsa, meh-i tâbân olacak. O lütufkâr, o keremkâr eli öptükçe benim Bu küçük kalb-i hazînim yine handan olacak.   Bab-ı feyzinden ırak olmayı asla çekemem, Dahi nezrim bu ki canım sana kurban olacak. Nazarın erse garip başıma ey nur-u Hüdâ, Bugün artık bu hakir bendede umman olacak,
Şiir
…günün birinde bizden bir başkası gibi bahsederdi en yakınımızdakiler. Arkadaşlıklar, dostluklar, aşklar geride kalırdı. Bizimle ilgili tüm sıfatlar değişmiş, tüm yüklemler yerini terk etmiş, adımızın önündeki veya arkasındaki her şey bambaşka bir diyara göç etmiş olurdu sonunda. Bir zamanlar hayatımızın tamamını kaplayan insanların hikâyelerinden, bizi tanımlayan ifadelerinden günün birinde uzak kalıyorduk ve en acısı da buydu. Çünkü ayrılık, sadece bir insandan değil, artık içinde olmadığımız bir hikâyeden de mahrum kalmak demekti.
Sayfa 177·Kitabı okudu
1000Kitap
"...ben verdiği acıya rağmen bıraktıklarımca rahat, unutulacak şeylerin çokluğu karşısında düşünceliydim."
Sayfa 132·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam