“Bayıla bayıla” okudum. Bitmek bilmedi…
Kitabın sonuna doğru editör de karakterleri karıştırmış. Kim Dilaşub, kim Mahpeyker, kim hain kim masum kafam yandı.
İntibahNamık Kemal · Çınar Yayınları · 201849,1bin okunma
Dört sene önce okudum kitabı ancak şimdi inceleme imkanım oldu. Çünkü bu siteyi geçen sene keşfettim. :)
Araştırma kitabı olarak mükemmel amma ve lakin yazın teknikleri ve kurgusallık bakımından biraz yetersiz geldi.
Örneğin, haddinden fazla deniz savaşı sahnesi vardı. O biraz sıkıyor okuyucuyu.
Diğer yandan tam bir referans kitap. Açıp açıp altını çizdiğim noktalara bakıyorum. Tarihi gerçeklere ışık tutan bir araştırma kitabı. Kütüphanemde durması için çaba gösteriyorum, ödünç isteyenlere de vermemek için elimden geleni yapıyorum. :)
Dünyanın en iyi aşk hikayesiydi hani? Kitabın sonuna kadar sabırla okudum, süpriz bi şey çıkacak diye. Ama yok. Luis Aragon demiş bunu. Onu da tanımıyorum zaten.
Bir çeşit “asker yolu beklerim, günümü gün ederim” hikayesi.
“Kızı bırakırsan, ya davulcuya ya zurnacıya” atasözünün hikayeleşmiş hali.
Kitaptan kısa bi alıntı:
“- Bir öpücük! diye ısrar ediyordu gençler.
Cemile öpücük veriyor ama yine suya atılıyor, ıslanarak ağırlaşmış örgülü perçemlerini bir baş hareketiyle geriye atarak kahkaha ile gülüyordu.“ (sf.56)
Bir de şöyle acı bir durum var. Kızın kocası örf, adet, gelenek, edep ve haya kıskacında ailesine yazdığı mektuplarda karısına mektubun ancak son cümlesini ayırıp “selam eder, gözlerinden öperim” demekle yetiniyor. Belki daha fazlasını demek istiyor ama diyemiyor. Ama kız bunu nasıl yorumluyor: “O beni hiç sevmedi. Mektubunun en sonunda bana bir tek selâm söylüyordu, o kadar.” (sf.71)
Zalımsın Cemile...
Olağanüstü 1 geceyi 4 gecede okuyup, dördüncü Zweig kitabını hallettikten sonra sıtkım sıyrılmak münasebetiyle, Stefan abimizin genel kafa yapısı, yazım tarzı, bilinçaltı, ilgi ve eğilimlerine dair genel hatlarıyla bilgi edindikten sonra; daha da Zweig okursam Zwei olsun.
Sonunu tahmin edemeyip beni şaşırtan bi kitap oldu.
Kitabın üçte ikisi sıradan bir kaçış/kovalamaca şeklinde geçerken, tam sıkılmış kitabı bırakacakken, kalan üçte birinde yapılan tahlil ve tasvirlerle ilgimi tekrar toplamayı başardı. Suç ve suçlu psikolojine dair çarpıcı anlatımlar:
ceza almanın cezadan kaçmaktan daha rahatlatıcı olduğu, insanın alacağı cezadan değil de insanlar gözünde düşeceği konumdan korkması, bu hayatta yalnız kalma korkusu vs.
KorkuStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 2017124,8bin okunma