Gökhan A.

Gökhan A.
@gokhanagit
Kendine okur, biraz da kendine yazar… “Oku!” ( Alak:1) /// İkra! Oku! Read! Bixwîne! ///
Puan vermedi·263 syf.··
2026 11. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 08:40
Taha Akyol’un 1988 yılında yazdığı kitap. Kitabın dili yer yer yabancı kelimelere rağmen okuyucu sıkmayacak üslupta. Özellikle hariciliğin çıkış noktaları güzel ve sade bir dille anlatılmış. Kitap Hariciliki anlamak için güzel bilgiler sunuyor. Yalnız Şia konusundaki bilgiler bana göre yetersiz kalmış. Daha derin anlatılabilirdi. Yanılmıyorsam Taha Akyol Ülkücü çizgiden gelen bir düşünür. Bazı yerlerde objektif olması gerekirken ideolojisinin hükümlerine yansıdığı kanısındayım. Genel itibari ile başlangıç seviyesinde bilgilendirici bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat & Roman
Haricilik ve ŞiaTaha Akyol · Kubbealtı Neşriyatı, · 19889 okunma
Reklam
Hangi biz?
9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 21:39
Dostoyevski’nin henüz 25 yaşında kaleme aldığı eseri. Ustalık eseri Suç ve Ceza’yı yazmasına daha 20 sene var. Genç yaşına rağmen bu kitabı ile çok iyi bir iş çıkarmış usta yazar. Bu yaşta insan psikolojisine, insan karakterine böylesine hakim olmak gerçekten muazzam bir yetenek. İnsan, hayatta iki rol oynar. Biri kendisiyle yalnız kaldığında oynadığı, diğeri ise toplum içinde olduğunda oynadığı roldür. Sonuçta hangisinin baskın olacağı insanın kaderini belirler. “Öteki” de bir nevi buna değinen bir hikaye. Esere gelecek olursak; sıradan bir memur olan Yekov Petroviç Golyadkin’in hayatı kendisine tıpatıp benzeyen ve adı da kendi adını taşıyan biri ile tamamen altüst olur. Bu 2. Golyadkin kendisi gibi giyinir, kendisi gibi hareket eder ve kendi iş yerinde çalışır. Yalnız bu adam kendisinden daha başarılıdır ve gittikçe insanlar tarafından daha çok sevilir. Kahramanımız önce bu 2. Golyadkin ile arkadaş olmaya çalışır. Ama zamanla bu arkadaşlık düşmanlığa dönüşür. Hikayeyi genel itibarıyla beğendim, tavsiye ederim.
Edebiyat & Roman
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
Bihruzlar ölmez sadece şekil değiştirir
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 21:16
Türk edebiyatının ilk Realist romanı. Okunması gereken İlk 100 Türk Edebiyatı listesinde yer almaktadır. Kitap, kültürünü tamamen bırakarak batılılaşmaya çalışan ama iki kültür arasında bir yerde sıkışıp kalan dönemin Batı sevdalılarına ayna tutuyor. Kitabın dili anlaşılır. Yer yer uzun betimlemeler olsa da genelde tasvirler okuyucuyu boğmayacak şekilde sadedir. Kitabın konusuna gelirsek: Bihruz Bey mirasyedi bir gençtir. Dönemin en markalı elbiselerini giyer, en markalı arabasına biner, en iyi atları alır, en ünlü yerlerde yemek yer, en ünlü berberde tıraş olur. Bihruz Bey, Türkçeyi kaba ve yerel bulduğu için mümkün mertebe statü dili olan Fransızca konuşmaya çalışır. Türkçe konuştuğunda ise araya mutlaka Fransızca kelimeler sıkıştırır. Bu bize bugün plaza dili dediğimiz İngilizce ile karışık Türkçe konuşanları hatırlatır. “Toplantı set etmek” , “Meeting yapmak”, vs. Annesi ile olan bir konuşmasından anlıyoruz ki sadece diline değil kültürüne de yabancılaşmış, 10 gün sonra gelecek olan Ramazan ayının bile farkında değil. Aradan 100 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen Bihruz Beyler ölmedi, sadece şekil değiştirdiler ve hâlâ aramızda yaşıyorlar. Bu sefer sadece “atlı bir arabaya” değil, modern lüks arabalara, cep telefonlarına, pahalı takılara vs. sevdalılar. Devir değişti ama insanlar değişmedi…
Edebiyat & Roman
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Can Yayınları · 202030,9bin okunma
Önemli bir kaynak
10/10
·487 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
107 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2025 17:43
Kürt Osmanlı Alimi Şerefhan Bitlisi tarafından dönemin edebiyat dili olan Farsça ile kaleme alınan eser. Eser 1597 yılında yazılmış ve dönemin Osmanlı padişahı 3. Mehmed’e ithaf edilmiştir. Kitabın bu cildi Kürt tarihinden ve Kürdistan bölgesindeki Kürt devlet ve aşiretlerinden bahsetmektedir. Bu yönüyle Osmanlı tarihi ve Kürt tarihi için önemli bir kaynak oluşturmaktadır. Kitap 4 bölümden oluşmaktadır: 1. Bölümde Saltanat Bayrağı dalgalandıran Kürt Hükümdarlardan bahsedilmektedir: Mervani Hükümdarları, Eyyubiler, Lor Hükümdarları vs. 2. Bölümde Bağımsızlık iddiasında bulunmamış Büyük Kürdistan Hükümdarlarından bahsedilmektedir: Erdelan Hükümdarları, Cezire Beyleri vs. 3. Bölümde Kürdistan’ın diğer hükümdarlarından ve emirlerinden bahsedilmektedir: Çemişkezek Hükümdarları, Palu Hükümdarları vs. 4. Bölümde ise Şerefhan Bitlisi’nin ataları olan Bitlis hükümdarlarından bahsedilmektedir. Ek bölümünde ise Şerefhan kendi hayatından bahsetmektedir. Osmanlı tarihi ve Kürt tarihi ile ilgilenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Şerefname 1. CiltŞerefhan Bitlisi · Nubihar Yayınları · 2013153 okunma
Kimdir bu Virüs/Virüsler?
Puan vermedi·280 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 16:17
Sanat sanat içindir” anlayışı ile yazılmış bir eser diye düşünüyorum. Kitap Türk Edebiyatının ilk 100 eseri listesinde yer alıyor. Lakin, kitabın 1000K’daki okunma sayısına bakarsak, halka hitap etmediği daha çok edebiyat çevrelerinde tutulduğu görülüyor. Bu da “ halka inemediği “ savını güçlendiriyor. Her ne kadar kitap “roman” olarak kategorize edilmişse de bana göre “öykü” tadında, “öykü “ üslubuyla yazılmış bir uzun hikaye. Kitap bana biraz Aylak Adam’ı hatırlattı. Bilinç akışı yöntemi, iç monologlar, içsel varoluşsal problemler, metnin ele alınış biçimi iki eserde de benzer. Metin zordur. Okuyucu zamanın nasıl işlediğini anlayamıyor. Zaman geçişleri belirgin değil. Kitapta karanlık bir ruh, karanlık bir dünya var hep. Mutsuz bir ülkenin mutsuz insanları etrafında dönüyor hikaye. Roman bir nevi Bener’in otobiyografik eseri diyebiliriz. Eser Varoluşçu bir felsefe ile kaleme alınmış. Kitabın içerisinde bu varoluşçu kaygılar kendini ara sıra gösteriyor: Ölüm, yaradılış gibi. “ Ölümlülüğe sevinmek yalanı, ölümsüzlüğe vurgunluk aldanışı yanında daha mı yiğitçe, sağlam, düz, gerçeğe en yakın gerçek?” Yazar bu kitabı 62 yaşında yazmış. Belki de kendisini yaşı itibarıyla ölüme yakın hissettiğinden böyle varoluşsal sorunlar yaşamış olabilir. Kitap ile ilgili araştırma yaparken Wikipedia’da şöyle bir bilgi dikkatimi çekti: “ “Bener'in eserlerinde ölüm izleği önemli bir yer tutar. Bunda yazarın genç yaşta doğum sırasında kaybettiği ilk eşi ve doğumdan sonra yaşatılamayan çocuğunun da etkisi vardır.” Bundan dolayı da yazar ölümü ve onun soğukluğunu işlemiş olabilir. Eserde din teması hemen hemen hiç yok. Bu da ölüme bu kadar soğuk bakılmasının bir sebebi olabilir. Kitaba ismini veren “Virüs” hikayede Osman karakteri olabilir. Virüsler, hücre içinde canlı, hücre
Edebiyat & Roman
Buzul Çağının VirüsüVüs'at O. Bener · Everest Yayınları · 2022435 okunma
Reklam