ayseakkan

ayseakkan
Okul öncesi öğretmeni /
Karbonhidratlara Karşı Karbonhidratlar ile Savaşmak?
Yontma ya da Cilalı Taş Devri insanının kahvaltısı yabani balık, sürüngen, kuş ya da başka av hayvanları (çoğu zaman pişirilmemiş), yaprak, kök, meyve ya da böcekler olabilirdi. Bugünse kahvaltı daha çok bir kase buğday unu, mısır nişastası, yulaf, meyveli glukoz şurubu ve sakkarozdan ibaret. Tabii ki bunlara "buğday unu, mısır nişastası, yulaf, meyveli glukoz şurubu ve sakkaroz" yerine Sağlıklı Gevrek Ürünleri ya da Meyveli Çıtır gibi daha cazip isimler veriliyor. Ya da akçaağaç şurubuyla tatlandırılmış waffle ve krep; üzerine reçel sürülmüş tost ya da az yağlı peynirli çavdar ekmeği Amerikalıların çoğu sabahtan itibaren aşın karbonhidratla beslenmeye başlıyor ve bunu bütün gün sürdürüyor. Yaşantımızda fiziksel faaliyetler kolaylaştıkça -en son ne zaman bir hayvanın derisini yüzdünüz ya da parçaladınız, kış boyu idare edecek kadar odun kestiniz, çamaşırınızı nehir kenarında yıkadınız- ve kolay sindirilebilecek gıdalar arttıkça oburluktan kaynaklanan hastalıkların ortaya çıkmasına şaşmamak gerek. Avlanan bir yabani hayvan ya da yabani sarımsak ve doğadan toplanan meyvelerden tıka basa yemekle kimse şeker hastası olmaz . . . ya da sebzeli omlet, som balığı, karalahana, dilimlenmiş biber ve söğüş salatalık yiyerek. Çoğu kişi fazla muffin, bagel, mısır gevreği, pankek, waftle, pretzel, pasta, kruvasan, donut ve tart yediği için şeker hastası oluyor. kan şekerini en çok yükselten gıdalar aynı zamanda diyabete yol açıyor. Bunun oluşumu son derece basit. Karbonhidratlar pankreasın insülin oluşturmasını tetikleyerek iç organlardaki yağı artırıyor; iç organlardaki yağ insülin direnci ve iltihaplanmaya yol açıyor. Yüksek kan şekeri, trigliserid ve yağ asitleri pankreasa zarar veriyor. Yıllar boyu aşırı Çalışan pankreas sonunda glukotoksisite, lipotoksisite ve
Sayfa 135 - Pegasus·Kitabı okudu
Reklam
Buğdayı hayatımızdan çıkarırsak ne olur?
buğdayı dışlarsanız olağanüstü sonuçlara ulaşırsınız: Kan şekerinin artışı daha az tetiklenir, daha fazla yemenize neden olan ekzorfinler oluşmaz, iştahı etkileyen glukoz-insülin dönüşümü yaşanmaz. Ve eğer glukoz-insülün iniş çıkışı oluşmuyorsa iştah artışı da söz konusu olınaz, sadece gerektiği kadar yersiniz ve aşırıya kaçmazsınız. İştah azalınca alınan kalori de azalır, iç organlardaki yağ yok olur, insülin direnciniz artar, kan şekeri düşer. Diyabet hastalan iyileşir, prediyabet kişiler bu riskten kurtulur. Yüksek tansiyon, iltihaplanma, glisemi, küçük LDL partiküll eri, trigliserid gibi zayıf glukoz metabolizmasıyla ilgili tüm olgular azalır
Sayfa 124 - Pegasus·Kitabı okudu
Buğday çıkınca neler olur?
"Anlamıyorum. Herkesten daha fazla egzersiz yapıyorum. Spor yapmayı seviyorum. Ama ne yaparsam yapayım bir türlü zayıflayamıyorum" Larry diyet denemelerini salt pirinç yemek, proteinli içkiler içmek, "detoks" uygulamaları ve hatta hipnoz olarak özetledi. Bu diyetlerle birkaç kilo veriyor ve hemen geri alıyordu. Bir tek zaafı olduğunu itiraf etti: "Geceleri iştahımla başa çıkamıyorum. Yemekten sonra atıştırma isteğimin önüne geçemiyorum. Bunu da tam tahıllı pretzel, çok tahıllı kraker gibi sağlıklı yiyecekleri yoğurda banarak karşılamaya çalışıyorum. Ama bazen yemekten kalkınca yatıncaya kadar atıştırıyonım. Nedenini bilmiyorum, ama geceleri bana bir hal oluyor, bir türlü kendimi tutamıyorum." Larry'ye ilk yapacağı şeyin en büyük iştah açıcı olan buğdaydan uzak durmak olduğunu söyledim. Larry bana "Çok saçma bir düşünce" der gibi baktı. Derin derin içini çektikten sonra denemeyi kabul etti. Evde dört ergen olduğundan, raflardan buğdaylı atıştırmalıkları kaldırmak oldukça zor olmuş olmalı ama karısıyla beraber bunu başardılar. Larry altı hafta sonra tekrar büroma geldi. Üç gün içinde gece açılan iştahının tamamen yok olduğunu söyledi. Artık akşam yemeğini yiyor ve atıştırma ihtiyacı duymuyordu. Ayrıca gündüzleri daha az iştahlı olduğunu ve arada hir şeyler atıştırma arzusunu hiç hissetınediğini de fark etmişti. Artık canı fazla bir şey çekmiyordu. Aldığı kaloriler ve yediği porsiyonlar da nispeten azalmıştı. Egzersiz alışkanlıklarını aynen sürdürürken "yalnızca" 5 kilo vermişti. Daha da önemlisi, yıllardır başa çıkamadığı iştahım ve isteklerini denetim altına alabildiğine inanıyordu.
Sayfa 73 - Pegasus·Kitabı okudu
Beslenme listesinden buğdayı çıkaran kişiler, yedikleri son bagel ya da lazanyadan birkaç gün ya da hafta sonra kendilerini daha iyi hissettiklerini, ruh hallerinin daha ender değiştiğini, daha rahat odaklanabildiklerini ve daha düzenli uyuduklarını belirtiyorlar. Beynimizdeki bu tür "yumuşak" geçişleri belirlemek hayli zordur. Üstelik yanıltıcı da olabilir, yani insanlar kendilerini daha iyi hissettiklerini sanabilirler. Öte yandan, beyindeki sislerin ve yorgunluk hissinin azalmasından sonra çoğu kişinin sürekli olarak bu gözlemleri dile getirmesi beni çok etkiledi. Kişisel olarak ben de bu duygulan yaşadım ve binlerce insanda da buna tanık oldum. Buğdayın psikolojik etkilerini önemsememek kolaydır. Masum görünüşlü bir kepekli kek ne kadar tehlikeli olabilir ki?
Sayfa 64 - Pegasus·Kitabı okudu
Çölyak hastalığında bağırsakların iltihaplanmasının en büyük sorumlusu glutendir. Çölyak hastalarının gluten içerikli gıdalardan özellikle uzak durması gerekir. Bu da buğdayla birlikte gluten içeren arpa, çavdar, kılçıksız buğday, tritikale, kamut ve belki de yulafın dışlanması anlamına gelir. Çölyak hastaları genellikle buğday içerikli ürünlerin taklidi olan "glutensiz" gıdaları tüketirler. Onların glutensiz gıda taleplerini karşılamak için glutensiz ekmekten glutensiz keklere ve tatlılara kadar birçok yiyecek üreten çok sayıda sektör kurulmuştur. Bununla beraber, çoğu glutensiz gıdanın üretiminde buğday unu yerine mısır nişastası, pirinç nişastası, patates nişastası ya da tapyoka nişastası (manyok bitkisinden elde edilen nişasta) kullanılmaktadır. Bu 1 O, 1 5 ya da daha fazla kilo vermek isteyenler için özellikle zararlıdır çünkü glutensiz gıdalar buğdaydaki gluten gibi bağışıklık ya da sinir sistemini etkilemese de kilo artırıcı glukozinsülin dönüşümünü tetikler. Buğday ürünleri diğer gıdalara oranla kan şekerini ve insülini daha fazla artırırlar. Ama unutmayın ki mısır nişastası, pirinç nişastası, patates nişastası ve tapyoka nişastası kan şekerini buğday ürünlerinden çok daha fazla artırırlar. Bu yüzden glutensiz gıdalar sorunsuz değildir. Glutensiz gıdalar, buğdayı dışladıkları halde aşırı şişman çölyak hastalarınııı kilo verememesinin en büyük nedeni olabilir. Bana göre glutensiz gıdalar sadece arada bir atıştırmaktan başka bir işe yaramazlar çünkü lıu gıdaların metabolizma üzerindeki etkisi bir kase şekerlemeden pek de farklı değildir. Dolayısıyla, buğdayın dışlanması sadece glutenin dışlanmasıyla olmaz. Buğdayın dışlanması, kan şekerini sofra şekeri ve şekerlemelerden daha çok artıran kompleks bir karbonhidrat olan amilopektin A'nın dışlanması anlamına gelir.
Sayfa 96 - Pegasus·Kitabı okudu
Reklam