Yontma ya da Cilalı Taş Devri insanının kahvaltısı yabani balık,
sürüngen, kuş ya da başka av hayvanları (çoğu zaman pişirilmemiş),
yaprak, kök, meyve ya da böcekler olabilirdi. Bugünse kahvaltı
daha çok bir kase buğday unu, mısır nişastası, yulaf, meyveli glukoz
şurubu ve sakkarozdan ibaret. Tabii ki bunlara "buğday unu,
mısır nişastası, yulaf, meyveli glukoz şurubu ve sakkaroz" yerine
Sağlıklı Gevrek Ürünleri ya da Meyveli Çıtır gibi daha cazip
isimler veriliyor. Ya da akçaağaç şurubuyla tatlandırılmış waffle
ve krep; üzerine reçel sürülmüş tost ya da az yağlı peynirli çavdar ekmeği Amerikalıların çoğu sabahtan itibaren aşın karbonhidratla
beslenmeye başlıyor ve bunu bütün gün sürdürüyor.
Yaşantımızda fiziksel faaliyetler kolaylaştıkça -en son ne zaman
bir hayvanın derisini yüzdünüz ya da parçaladınız, kış boyu
idare edecek kadar odun kestiniz, çamaşırınızı nehir kenarında
yıkadınız- ve kolay sindirilebilecek gıdalar arttıkça oburluktan
kaynaklanan hastalıkların ortaya çıkmasına şaşmamak gerek.
Avlanan bir yabani hayvan ya da yabani sarımsak ve doğadan
toplanan meyvelerden tıka basa yemekle kimse şeker hastası
olmaz . . . ya da sebzeli omlet, som balığı, karalahana, dilimlenmiş
biber ve söğüş salatalık yiyerek. Çoğu kişi fazla muffin, bagel,
mısır gevreği, pankek, waftle, pretzel, pasta, kruvasan, donut ve
tart yediği için şeker hastası oluyor. kan şekerini en çok yükselten
gıdalar aynı zamanda diyabete yol açıyor. Bunun oluşumu son
derece basit. Karbonhidratlar pankreasın insülin oluşturmasını
tetikleyerek iç organlardaki yağı artırıyor; iç organlardaki yağ
insülin direnci ve iltihaplanmaya yol açıyor. Yüksek kan şekeri,
trigliserid ve yağ asitleri pankreasa zarar veriyor. Yıllar boyu aşırı
Çalışan pankreas sonunda glukotoksisite, lipotoksisite ve