Meğer bizim oturup kalkıp, gidip gelip yedikçe yediğimiz "buğday" apayrı bir gezegenmiş. Birde etrafında deli divane perfane dönüp duran uydusu "gluten" varmış. Bu iki çılgına her zaman ki gibi insan eli değmiş, buğday melezlenmiş, genetiği degiştirilmiş. Bizim çok önceki nesillerde, büyük büyük dedelerimizin anneanneannelerimizin yedikleri buğdaylar kalmamış. Yazar aynı zamanda kardiyolog Dr. William ülkesi Amerika'nın yöneticilerini, bilim insanlarını "buğday" ın genetiği ile oynandığı için adeta tarafsız bir şekilde eleştiriyor. İnsanın bile bi anda değiştiği dünyada buğdayın değişmini çok görmemek lazım tabi. Bunca genetiği ile oynanan buğday şimdi bize şifasıyla değil, hastalıklarıyla donanıp geldi: Çölyak, şeker, haşimato, alerji.. gibi bir çok rahatsızlığa zemin tutar halde. Buğdaysız kimsede aç kalmaz biznillah. Az da olsa hayatımızdan çıkartmak lazım, asıl nimet de bu olur insan için. Rabbimiz ayetinde de diyor ya: "Bana en sevimli gelen kulum, yemesi az olan, zayıf kullarımdır." sevimli olmak dileği ile.. :)
Buğday Göbeği'nde de aslında Tahıl Beyin kitabı ile hemen hemen paralel bilgiler işlenmiş. Buğdayın atalarımızın tükettiği buğday olmayıp geninin değiştirildiği, reklamlarla bazı buğdayların sağlıklı gösterilip kapitalist sistemde bazı firmaların yükselişe geçmesi, insanların sadece kilo alımı değil diğer birçok hastalıklara sebep olduğu bilgisi işlenmiştir. Yazar kardiyolog olup Tahıl Beyin kitabında bahsedilen beyin hasarlarından ziyade daha çok beden hastalıkları hakkında bilgiler işlenmiştir. Önerim; iki kitabın eş zamanlı okunmasıdır.
Anlaşılır bir dille buğdayın tarihçesi, kapitalist üretimin sağlığımıza etkileri ve vücudumuzun glutene verdiği tepkiler çok sade bir dille anlatılmış.
Canan Karatayla başlayan sağlıklı yaşam serüvenim Buğday göbeği ile tam gaz devam ediyor :)))
Buğdayın kan şekerini ve dolayısıyla insülini hemen hemen tüm diğer besinlerden daha fazla artırdığını biliyor muydunuz? Artık biliyoruz ve birçok hastalığa davetiye çıkarttığını da. Buğday ürünlerinin ve dolayısıyla o çok sevdiğimiz ekmeğin vücuduğumuzda birden fazla hastalığı tetiklediğine dair araştırmalar mevcut..
#tip 1 ve tip 2 diyabet
#Romatoid Artrit
#Serebellar ataksiya
#demir eksikliği
#b12 vitamini eksikliği
#ekzema, sedef, akne, sebore, rosacea
#şizofrenik paranoya, bipolar bozukluk, depresyon
#haşimato tiroidit gibii.
##Gıda sanayinin yalanlan yüzünden. Bir besine “kalp dostu” bileşimler ekleyerek onu “kalp için sağlıklı” kek, kraker ya da ekmek diye isimlendiremezsiniz. Örneğin lifler gerçekten sağlığa yararlıdır. Oysa hiçbir “kalp dostu” bileşim buğdayın sağlığa verdiği zararı karşılayamaz. Lif ve omega 3 içeren ekmek yine de kan şekerini, glikasyonu, iç yağ stokunu, küçük LDL partikülerini, ekzorfin salgısını ve iltihaplanmayı artıracaktır.
~Buğday kendine özgü kandaki glukozu yükseltici özelliği ile sizi daha çabuk yaşlandırır. Kan şekerini ve AGE’leri artırarak cildin pörsümesi, böbreklerde işlev bozuklukları, erken bunama, ateroskleroz ve artrit gibi yaşlılık belirtilerinin daha erken ortaya çıkmasına yol açar.
~Aslında buğday, sinir sistemini olağanım etkileyen belki de tek gıdadır. Etanol gibi (en sevdiğiniz merlot ya da chardonney gibi) keyif verici maddeler dışında, buğday davranışları değiştirebilen, mutluluk veren ve yoksun kalındığında yoksunluk sendromuna yol açan az sayıda yiyecekten biridir. Ve bu etkileri, şizofreni hastalarıyla ilgili gözlemler sayesinde öğrenebildik.
#Başka bir deyişle, insan vücudunda biriken yağın tümü aynı değildir.
Buğday GöbeğiWilliam Davis · Pegasus Yayınları · 2014185 okunma
Öncelikle belirteyim bir diyet kitabı değil. Ancak benim gibi bir takım sağlık sorunları olan ve bunu yaşam tarzını değiştirerek ortadan kaldırmaya çalışanlar için farklı bir bakış açısı sağlayabilir. Özellikle beslenmeden kaynaklanan ancak ilaçla çözümlemeye çalıştığımız bazı rahatsızlıklar için umut olabilir diye düşünüyorum. Okuduklarım beni heyecanlandırdı. Bazı arkadaşlarımla da bu heyecanımı paylaşmış olmam herkeste aynı etkiyi yapacağı anlamına da gelmiyor. Dili bazı noktalarda biraz fazla tıbbi gibi gelse de okuma alışkanlığına sahip kişilerin rahatlıkla okuyup anlayabileceği nitelikte. Alıntı koymuyorum çünkü benim ilgimi çeken sizin ilginizi çekmeyebilir. Okuyanlara okumayı düşünenlere şimdiden umut olması dileğiyle....
Kitabı çok beğendim. yediğimiz ürünlerin büyük çoğunluğunda buğday olduğunu biliyoruz fakat hiç bu kadar tehlikeli olabileceğini düşünmemiştim. Her sabah tükettiğim ekmeğin ya da yulafın, sağlıklı atıştırmalıklar olarak satın aldığım birçok paketli ürünün ben de nasıl bir etki oluşturduğunu bu kitap sayesinde fark ettim diyebilirim, şunu da eklemek istiyorum, son zamanlarda aslında buğday içeren ürünler tükettiğimde yaşadığım duygu/durum değişikliğinin kan şekerimi yükseltip yorgun düşürdüğünün biraz da olsa farkındaydım. Bu durum da biraz beni bu kitabı okumaya itti diyebilirim, Kitap rafları arasında gezerken bu kitaba rastlamak benim için doğru beslenme yolunu bulmamı kolaylaştırdı, Buğdaysız beslenmeyi hayatıma adapte etmek biraz zorlasa da gerçekten uyguladığım zaman, zinde ve iyi hissediyorum.. Bilinçlenmeme sebep olan bir kitaptı, tavsiye ederim 🩷
Öncelikle sağlık alanına yakın biri olduğum için her zaman sağlık kitapları dikkatimi çekmiştir. Bu kitaptan önce Tahıl Beyin ‘i okumuştum ve yazarının adını unuttuğum için bu kitabın da aynı yazarın kitabı olduğunu düşünerek okumaya başladım :) bir nevi devam kitabı sansam da öyle değilmiş :) bunu dün akşam araştırınca bir aydınlanma yaşadım itiraf ediyorum
Kesinlikle okunması gereken ve okurken de neredeyse her sayfada altı çizilecek kadar çok bilgi barındıran bir kitap...
Hatta biraz zaman geçtikten sonra tekrar tekrar başvurulması gereken bir kaynak kitap niteliğinde ...
Yalnızca sağlık alanına pek aşina değilseniz tıbbi ve bilimsel kavramlar biraz sizi sıkabilir ama yazar onlarıda tek tek açıklamaya çalışmış ve bence çok da başarılı olmuş
Umarım Ramazan sonrası rehavete kapılmadan bu kitabı okuyup aynı Ramazan ayındaymışız gibi yaşamaya devam edersiniz...
Özellikle benim gibi tatlı düşkünü biriyseniz ve bu artık kontrol edilemez bir durumsa hemen her şeyi bir kenara bırakıp bu kitabı okumaya başlayın
Herkese sağlıklı günler dilerim
Hayatımda önemli değişiklikler yapmam konusunda ciddi manada beni cesaretlendiren bir kitap oldu. Ne kadar yanlış bir beslenme sitiline sahip olduğum konusunda aydınlanma yaşadım. Bu kitabı okuduktan sonra cüce buğday ile yapılan ürünlerden, paketli gıdalardan neden uzaklaşmam gerektiği konusunda net bir karara vardım. Birçok hastalığın ve özellikle günümüzün önemli sorunlarından birisi olan kontrolsüz kilo alımının baş mimarı olan buğdaydan uzaklaştım. O kadar güzel bir şekilde anlatılmış ki uyuşturucu bağımlılığından farkı olmadığına ben ikna oldum. Buğday bağımlılığından kurtulmak istiyorsanız mutlaka okumalısınız. Bu kitabı okuduktan sonra tam anlamıyla olmasa da -bunun için büyük bir çaba sarf ediyorum- buğdayı hayatımdan çıkarıyorum. Çıkarmak için çabalarken bile 10 kilo verdim. Birçok sağlık sorunum düzelmeye başladı. Kitabı okumanızı ve hayatınızı yeniden gözden geçirmenizi tavsiye ediyorum.
Yazar, buğdayın genetiğiyle oynandıktan sonra insan sağlığı için ne kadar tehlikeli bir boyut aldığını akıcı bir dille ele almış. Verdiği bilgileri bilimsel verilere dayandırması, kitabı ikna edici kılıyor.
Doğum tarihi: 1957
Mezun olduğu okul: Saint Louis Üniversitesi
Konut: Amerika Birleşik Devletleri
Adaylıklar: Goodreads Choice Awards Best Food & Cookbooks
Alanlar: Tıp, Kardiyoloji