Âh kim, gitti o şanlı hünkâr, yer sarsıldı heybetinden,
Gök ağladı, yer inledi, mülk-ü cihan hasretinden.
Şol şâhane bakışlar ki, bin fethi müjdelerdi,
Sustu o nutk-u şerîf, koptu kıyamet dehşetinden.
Ey fakir gönlümün tahtında dâim hükümrân olan,
Kaldı bir öksüz vatan, o kudsî ferâsetinden.
Kostantiniyye ağlar, burçlarda sancak büküldü,
Ümmet-i Muhammed bî-çâre, yandı firkatinden.
Felek yıktı bugün mülk-ü adâletin direğin,
Doymadı toprak, o hümâ kuşunun izzetinden.
Mısraların Şerhi (Hüzünlü Anlamı):
Birinci Beyit: Eyvahlar olsun! O şanlı padişah gitti, yer onun heybetinden sarsıldı. Gökler ağladı, yerler inledi; bütün dünya onun yokluğunun acısıyla doldu.
İkinci Beyit: O padişahça bakışlar ki tek bir nazarla bin fethi müjdelerdi; şimdi o şerefli ses sustu ve onun gidişiyle sanki kıyamet koptu.
Üçüncü Beyit: Ey benim fakir gönlümün tahtında daima hüküm süren sultanım! Senin o kutsal kavrayışından ve zekandan mahrum kalan vatan, şimdi bir yetim gibi kaldı.
Dördüncü Beyit: İstanbul ağlıyor, surlardaki sancaklar boyun büktü. Bütün İslam ümmeti çaresiz kaldı, senin ayrılığının ateşiyle yandı.
Beşinci Beyit: Felek bugün adalet mülkünün direğini yıktı. Toprak, o talih kuşu (Hümâ) gibi yüce olan sultanın şerefine ve azametine doyamadı. ( YAZAR: ESİN HANİM)🌹