8/10
·224 syf.··
2026 17. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:20
At Çalmaya Gidiyoruz, Norveç kırsallarında inzivaya çekilmiş, ormanın içinde, göl kenarında köpeğiyle yaşayan, Dickens okumayı seven kitabın ana karakteri 67 yaşındaki Trond ile açılıyor. ‘Milenyum’a girmeden önceki son günlerde hiç hesapta yokken Trond’un zihni onu 15 yaşının yaz mevsimine, babasıyla bir çiftlikte kaldıkları döneme götürüyor ve devamında Trond’un bugünü ve geçmişi arasında geçişlerle ilerliyor kitap. Kitapta doğa tasvirleri çok iyi, öyle ki bir tarafta karlı ormanların, göl kenarının ıssızlığını, orada inzivaya çekilme hissini, sakinliği; diğer tarafta çiftlik işleriyle, nehir kenarıyla, atlarıyla o yaz günlerini oradaymışım gibi hissettirdi bana. Ayrıca geçmiş ve bugün arasında geçişler de çok iyiydi, hiç farketmeden ama şimdi ne oldu demeden bugünden geçmişe geçişlerle ilerleyişini çok sevdim. Yalnızlık, yaşlılık, zaman, aile ilişkileri, çocukluk, büyüme, sırlar, kayıplar hakkında, hatta savaş sonrası dönem ve Nazi işgalinin etkilerinin de hissedildiği, çok aksiyonlu ilerlemeyen ama çok atmosferik bir anlatımla okurken içine çeken, çok severek okuduğum bir kitap oldu At Çalmaya Gidiyoruz, çok beğendim. İskandinav edebiyatında doğanın bir şekilde ön planda olması da beni hep çok memnun ediyor. *Deniz Canefe çevirisi.
At Çalmaya GidiyoruzPer Petterson · Metis Yayınları · 20211,487 okunma
Fikrimce
Puan vermedi·336 syf.··
2026 42. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:53
Göl İnsanları, sadece bir hikâye kitabı değil, aynı zamanda Anadolu’nun bir aynasıdır. Kemal Tahir, süslü anlatımlar yerine gerçek hayatı göstermeyi tercih etmiştir. Kitabı okurken köylerde yaşayan insanların karşılaştığı zorlukları daha iyi anlayabiliyoruz. Eserdeki karakterler kusursuz değildir; bu da onları daha gerçekçi yapar. Bana göre kitabın en önemli yönü, insanların yaşam mücadelesini samimi ve doğal bir şekilde anlatmasıdır.
Göl İnsanlarıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2020548 okunma
Reklam
Puan vermedi·94 syf.··
2026 233. kitabı
Anton Çehov, modern tiyatronun dönüm noktalarından biri kabul edilen bu dört perdelik dramında; sanatın, şöhretin, imkansız aşkların ve kuşak çatışmalarının gölgesinde ezilen insan ruhunu muazzam bir melankoliyle masaya yatırıyor. Bir taşra malikanesinin durgun atmosferinde; yazar olmak isteyen idealist genç Treplev, onun aktris olma hayalleri kuran sevgilisi Nina, dönemin ünlü ve bencil yazarı Trigorin ile Treplev’in geçmişe takılıp kalmış aktris annesi Arkadina’nın yollarını kesiştiriyor. Büyük umutlarla yola çıkan ama hayatın sert gerçekleri karşısında kanatları kırılan bu karakterler üzerinden Çehov; insanın kendi trajedisine nasıl hapsolduğunu, iletişimsizliği ve sanatta yeni yollar aramanın getirdiği o sancılı yalnızlığı işliyor. Göl kıyısında kaygısızca uçarken sırf birinin canı sıkıldı diye vurulan o "Martı" simgesiyle yazar; hayallerinin peşinden giderken hoyratça harcanan, kırılan ve yok edilen tüm hassas ruhların ebedi ve lirik bir ağıtını sunuyor.
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,6bin okunma
8/10
·336 syf.··
2026 62. kitabı
Fantastik bir kitabı keyifli ve akıcı yapan tüm klişelere sahip, 7,5 tan 8 verdiğim şu canım serinin ilk kitabından çok büyük bir keyif aldığım doğrudur.:)) Alaycı, zeki, komik, vurdu mu gol olan, yufka yürekli ana karakterimiz Kallik e aşırı bayıldım. En iyi arkadaşı, kızkardeşim dediği Cinth için ise gözlerim kalp hatta gözlerim aşk. Hayatta şöyle bir arkadaş herkese acilinden lazım. Ayrıca yine bayıldığım bir diğer karakter olan koca dev, ren geyiği,… Ruby var. Nedense onu okurken zihnimde hep Gandalf ın görüntüsü canlandı, pipodan ötürü büyük ihtimal. Bir nevi düşman sayılan, hafif kötü ve içe kapanık çocukluk aşkı Faolan da var, ee daha da ne olsundu.:)) Aşk işleri bu kitapta tam olarak istediğim şekilde ilerlemedi ama serinin devamı için ümit verici adımlarda atılmadı değil hani. Hekesin öldürmeye çalıştığı, kendisininde her defasında “hazırım ölüm gel al beni” dediği ama bir türlü de ölmeyen Kallik in hikayesinin devamını aşırı merak ediyorum. Önerisi için canımcığım Xarıbülbül de çok teşekkür ederim. Kesinlikle tam benlik bir seriydi sevdim, pek sevdim, daha da seveceğim gibi.:))
1000Kitap
Bal ve Kül SarayıShannon Mayer · Ren Kitap · 202611 okunma
6/10
·184 syf.··
2026 17. kitabı
Hikâye, on yedi yaşındaki James ve Amelia'nın ilk buluşmalarında kanoyla bir göle açılmalarıyla başlıyor. Gençler, etrafı keşfederken ağaçların ardına saklanmış, haritalarda yer almayan gizli ve el değmemiş ikinci bir göl bulurlar. Ancak asıl gizem suyun yüzeyinde değil, derinliklerindedir: Bu berrak suların metrelerce altında, çatısı, kapıları, pencereleri ve içindeki eşyalarıyla tamamen kusursuz duran bir ev yatmaktadır. İnsanoğlunun bilinmeyene duyduğu o karşı konulmaz merakı işliyor. James ve Amelia’nın bu gizemli eve duydukları takıntı, içlerindeki korkuya galip gelir ve sualtına dalışlar başlar.
Gölün Dibindeki EvJosh Malerman · İthaki Yayınları · 20173,311 okunma
6/10
·284 syf.··
2026 92. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:02
Doyamadım yazarın beğenemediğim kitaplarını okumaya :) Sanırım hala içimde beğendiğim kitapları nedeniyle illa hepsini okuyup ya kötü kitapları var ama çok güzel kitapları da var diyebilmeye çalışıyorum. Ama maalesef buda gol değil yine bi ofis romantizmi bay ukala kendini beğenmiş küçük dağları ben yarattım Ceo Harrison ın kahve alırken karşılaştığı ve etkilendiği Adrea nın taze aldığı yeni şirkette ki eski patronun asistanı olduğunu öğrenmesi şirketin geçiş sürecinde yaşadıkları çatışmalar tabii ki birbirlerinden etkilendikleri için yaşadıkları yakınlıklar sonra onları inkarlar bi ayrılık tekrar barışma ve kapanış. Bilmiyorum ben mi çok alışmışım bu tarz kitaplara yoksa kitap cidden mi çok basitti siz de okursanız yorum yazın ki karar verebilelim :)
The Final TermsWhitney G. · ‎ Whimstery Media · 02 okunma
Reklam
Reklam