Gonca Ünal

Gonca Ünal
@goncaunal
"Para hiçbir zaman insanı adam etmezdi. İyisi mi, buldu mu yemeliydi." "Muharrirle birleşip her türlü küçüklük, her türlü peşin hüküm, her türlü yalnız kendine çevrili bir ahlakla alay etmeli, o ahlakı kepaze etmeli, o nevi düşüncelerle alay etmelidir." "Vapurun yanaştığı iskeleye hemen bitişik, şirin mi şirin bir kahve her zaman gözüme çarpar. İnsem bir kahve içsem, bir nargile çeksem derdim. Her zaman aklımdadır. Tembellikten değil, hani çocuklar en güzel yemişi en sona saklarlar, bir türlü yemeye kıyamazlar. Ben de bu işi en sona saklamayı düşünüyordum. Oraya gidip bütün dünyayla hesaplarımı, nargilemi çekerken göreyim. Göreyim de bu iş bitsin." "Devam ettiği üniversitede hiçbir dersle alakadar olmuyor; içini kemiren bir acayip rahatsızlıkla İstanbul sokaklarını dolaşıp duruyordu. Bu hastalık, bir şey yapabilmek hastalığıdır. Mesela birdenbire zengin olmak gibi. Mesela birdenbire meşhur olmak, birdenbire bir şey keşfetmek gibi..." "Benim ne mektep arkadaşım, ne çocukluk arkadaşım var ve bütün bunlar laftır. Benim arkadaşım tesadüfün önüme bir gün, bir mevsim sürdüğü insanlardır. Onları sevdiğim kadar hayatı seviyorum."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Türk musikisi icra eden sanatçılara sık sık söylediği söz "Kızım, oğlum lütfen şarkıya derinliğinizi verin, içten söyleyin; bağırmak, musiki icra etmek demek değildir."
8/10
·331 syf.··
2023 3. kitabı
Kitap, toplumda insanların birbirlerine karşı duyarsızlaşan, yani manevi anlamda körleşen gözlerinin bir felaketin ardından doğan dayanışma ile tekrar görmeye başlayabileceğini vurguluyor. Felaket anı bize ölüm korkusunu hatırlatır. Tek gerçek korku, ölüm korkusudur. Diğer korkular rahatımızı bozmamamız için kendimize söylediğimiz bahanelerdir. Ve sadece ölüm korkusu, bizi harekete geçirir ve canlandırır. Karşımıza çıkabilecek olası tehditlerden kurtulmak için toplumda duyarsızlık tercih edilmektedir. Bazı istenmeyen durumların dile getirilmeyerek ve duyarsız kalınarak yok olacağına inanılır. Dikkat ettiğimiz her şey büyüyor, öyleyse birbirimizi görmezden gelerek iyi ve kötü olan her şeyi küçültebilir miyiz? Eğer sıkıntıya doğru bakmazsak, kendi konforlu sınırlarımızı koruyabilir miyiz? Korkuyu azaltmak uğruna her şeye karşı kendimizi uyuşturuyoruz, yeter ki korkuyu hissetmeyelim. Görmek için birbirimizle dayanışma içinde olmaya ihtiyacımız var, görmek için sevgiye ihtiyacımız var. Oysa ki ümitsizce kötü bir şey olacak korkusuyla dolu olan gözlerimiz âmâ edilmiştir. Ya başımıza bir fenalık gelirse diye düşündüren, elimizi kolumuzu bağlayan korku ve bizi bir başkasının derdini paylaşmaktan uzak tutan bencillik, bizi birbirimize karşı körleştirdi. Sanki felaketler bulaşıcıymış gibi. Oysa bulaşıcı olan şey gerçek dışı kaygılarımızdır. Korkusuzca adım atan kişi ise ölümle her an burun buruna yaşadığımızı bilir ve sanki ilave tedbir alarak her şeyi kontrol edebileceği sanrısına kapılmaz. Zaten tamamen belirsiz olan hayatımızın kadersel akışını kabul eder cesur olanlar. Hayat bir sinüs dalgası gibi iniş ve çıkışlarla doludur. Doğum ve ölüm gibi. Birbirimize olan ruhsal bağımızdan başka kalıcı olan neyimiz var ki. Bir şeylerin düzeleceğine dair ümidimiz tükendiğinde
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
"Zaman bir şekilde başka yerlerden de kazanılabilir, ama yaşam alınamaz" "Çok fazla aydınlığa gerek yok. Çok aydınlık olursa gözümüz kamaşabilir. Bir miktar aydınlık gerekiyor. O aydınlık da iki, üç mum alevi ya da kandil alevi kadar olabilir. Çünkü insan karanlıkta bazı şeyleri daha iyi düşünür. Her şey pırıl pırıl olduğunda dimağımız bağlanmaya başlar maneviyatımız ise toptan bağlanır." "Hayat zaten bir şekilde son bulacak, tükenerek onu tüketmek çok saçma" "Hür aç gözlü olduğu sürece köledir, köle tok gözlü olduğu sürece hürdür" -Baltalimanı Köşkü avlu kapısından alınan bir söz-
"Bana göre acılarıyla derinleşiyor insan, derinleştikçe de anlam kazanıyor." "Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğüne değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla -Mevlana-" "Çevremizdekiler bizlere yardım eli uzatmaya çalışan kişiler, hedefe ulaşmamız için yönlendirilmiş aracılardı yalnızca"