Gönderi

Dünden Bugüne Kalanların Türküsü...
10/10
·381 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 21:57
Hani bazı kitaplar vardır okuduğunuz zaman suratınıza tokat yemiş gibi hissedersiniz. İşte ben şu an öyleyim. Kaç gündür suratıma tokat yemiş gibi dolaşıyorum. Yediğim lokmalar boğazıma düğümleniyor. Hüseyin'in, Fatma'nın, Sefer'in yokluktan yiyemediği için, bu dünyadan göçüp gittiği, o lokmalar boğazımdan bir türlü geçmiyor. Kitap bitene kadar kaç kere gözyaşlarına boğuldum hatırlamıyorum. Arkadaşıma kitabı anlatırken, 'Sulti, hani birlikte Germinal'i okumuştuk, hatırlıyor musun? Aynı yokluk orada da vardı.', 'Yok Sevgi, yok! Ben böyle bir acı, böyle bir yokluk, böyle bir AÇLIK görmedim. GERMİNAL' de anlatılan yokluğu, ben diyeyim beş ile, sen de on ile çarp. İşte öyle bir AÇLIK, yokluk var bu kitapta.' 'Sulti, ben o zaman okumayayım, psikolojim bozulur.' Ah, benim canım arkadaşım! Gerçeklerden ne kadar kaçabiliriz ki? Merakı uyansın, kitaplar hakkında bilgisi olsun diye hem kitapları, hem yazarları kızıma anlatırım. Bu kitabı anlatırken 'Anne, lütfen anlatma, psikolojim bozuldu' dedi. Anne yüreği tabii, üniversiteye hazırlanan öğrenci olduğu için, zaten bozuk olan psikolojisinin daha fazla bozulmasına yüreğim dayanmadı. Anlatacaklarımın çoğu içimde kaldı. Madem sen dinlemiyorsun, o zaman ben de 1k dostlarıma anlatırım dedim. Onlar acıya da, yokluğa da alışkın. Sana kolay gelsin diyip, odasına doğru yol aldı. Ama biliyorum ki, o da yazarı merak ediyor. Çünkü arada yazarla ilgili sorular soruyor. Kitap boyunca ben de Hasan İzzettin Dinamo'yu merak edip durdum. Neden daha önce okumamışım diye hayıflandım, kendime kızdım. Neyse lafı fazla uzatmadan sizlere biraz yazarı anlatayım. İsmini çok duyduğum ama bir türlü okumadığım bir yazar. Utanarak söylüyorum ki, kitaplığımın en üst rafında Kutsal İsyan - 1 (5 Cilt) ve Kutsal Barış 1 (4 Cilt) yan yana dizilmiş bana bakıyor. Yukarıda bahsettiğim arkadaşım (Sevgi) KUTSAL İSYAN'ı bizden alıp okumuştu. O yüzden yazara karşı ayrı bir sempatisi var. Savaş ve Açlar'ı okuyunca ona hak verdim. Hasan İzzettin Dinamo, 1909 yılında Trabzon'da (Akçaabat - Ahanda) doğmuş. Babası yedi yıl Yemen'de savaşmış. Hiç haber alamadıkları için öldüğü düşünüldüğü bir sırada sağ salim dönmüş. Hayat şartları onları önce İstanbul'a, sonra da Samsun'a sürüklemiş. Samsun'da yaşam mücadelesi vermeye çalışan aileyi Birinci Dünya Savaşı yıkmış. Babası ve 15 yaşındaki abisi Sarıkamış'ta şehit düşmüş. Annesi ise, geride kalan çocuklarını açlık ve soğukla savaşarak, aileyi saran ölüme karşı korumaya çalışmış. "Ekmek parası demek olan iki erkeğin birden ölümü, bu küçük, yoksul aile­yi uçurumun kıyısına getirmişti. Onları artık hiçbir güç ölüm­den, yok olmaktan kurtaramazdı." (s. 199) Hasan İzzettin Dinamo, Ahmet Çavuşla Şakire’nin 8 çocuğunun yokluk ve hastalıklardan ölmeden kalan üçünden en küçüğüdür. Ailesi olmadığı için yetimhanelerde büyümüş, yatılı okullarda okumuş ve öğretmen olmuştur. Hatta memleketim olan Malatya'da bir süre görev yapmış. Ceza Yasasının 142. maddesine aykırı eylem yaptığı gerekçesiyle dört yıl hüküm giymiş. Sonrası malum, hepinizin tahmin ettiği şeyler. Önce memuriyetten atılmış, sonra da her fırsatta tutuklanmış. Ama asla yolundan dönmemiş, düşüncelerinden taviz vermemiş. Hasan İzzettin Dinamo, edebiyat dünyasına ilk olarak şiirleriyle adım atmış. Nâzım Hikmet'le tanıştıktan sonra şiirlerinde toplumsal konuları işlemiş. Tabii bu yüzden de sık sık başı belaya girmiş. Ama o yine de çizgisini değiştirmemiş. Hayatını araştırırken okuduğum şiirlerini çok beğendim. Ne yazarlarımız, şairlerimiz var ama bizim haberimiz bile yok dedim ve bir kez daha kendime kızdım. Çok beğendiğim bir şiirini sizlerle paylaşmazsam olmaz. “1919 sosyalizmine alışanları. Gözlerim dalar, düşünürüm Ulusal kurtuluş savaşını kazanan biz, Neden hâlâ özgür değiliz diye” Gelelim kitaba. Tekrar söylüyorum ben böyle bir AÇLIK görmedim. Ben böyle bir ÖLÜM görmedim. Hüseyin, ah Hüseyin! Tekrar tekrar kendime soruyorum. Ben ne okudum? Nasıl okudum? Nasıl dayandım? Bütün bunlar gerçek mi? Hayır, olamaz diyorum. Aklım almıyor bir türlü. Bir savaş, bir milleti böylesi bir açlıkla nasıl yok etmiş. Erkekler cephede yok olurken, kadınlar, çocuklar açlıkla savaşarak yok olmuş. Bir milletin tükenişini adım adım okudum. Okurken ben de onlarla birlikte tükendim. "Vatan millet sözleri çok güzel ama, vatanı milleti kurtaranların çoluk çocuğunu kurtaracak hiç kim­se yok. Allahın bile şu sırada öyle çok işi var ki!" (s. 217) Nasıl anlatılır açlıkla olan mücadele bilmiyorum. Çünkü yaşamadım. Varlıklı büyümemiş de olsam, yokluk da çekmedim. Bir anne açlıkla nasıl savaşır ben Şakire'den öğrendim. Bir anne, çocukları açlıktan bir bir gözünün önünde ölürken nasıl bu kadar güçlü olur, ben Şakire'den öğrendim. "Ölüm, artık, onların en yakın komşusu olmuştu. Hem de 'teklifsiz' bir komşuydu. Kapıyı çalmadan itip içeri giriyor, onlarla baş başa, diz dize oturup ya­renlik ediyor, sevgili kardeşleri kılığında evden çıkıp gidiyor­du. Evet, ölüm, artık hiç de korkulacak bir nesne değildi. Ölüm, Hüseyin gibi, Fatma gibi, babaları gibi, ağabeyleri gibi, büyükanneleri gibi, en sonra da Sefer gibi sevgili, sevimli, za­vallı bir nesneydi." (s. 355) Samsunlu Dostlarım! Hasan İzzettin Dinamo sizin topraklarınızda büyümüş bir yazar. Birinci Dünya Savaşı sırasında Samsun'da gezmek isterseniz Savaş ve Açlar'ı okuyun. Küçük Musa'nın, kuduz köpeklerle boğuşarak açlıkla mücadele ettiği savaşa tanık olacaksınız. Eminim okuduğunuz zaman kitapta anlatılan yerleri bir bir dolaşacaksınız. Deniz kenarında oturarak, küçük Musa ile birlikte deniz kızını bekleyeceksiniz. Ablasının düştüğü ırmağın üstünde durup, annesinin onu kurtarma çabalarını nefesinizi tutarak izleyeceksiniz. Mutlu günlerinde ekip biçtikleri topraklarını ziyaret edeceksiniz. Trabzonlu Dostlarım! Toğrağınızdan doğmuş bir yazara sahip çıkın. Hasan İzzettin Dinamo'yu tanımak istiyorsanız Savaş ve Açlar'ı mutlaka okuyun. Çünkü kitap yazarın hayatını anlatıyor. Sadece isimlerin bazılarını değiştirmiş. Kısacası, bu kitap yazarın otobiyografisi. BU KİTAP, ERKEKLER SAVAŞTA ÖLÜRKEN, GERİDE KALANLARIN AÇLIKLA VERDİĞİ MÜCADELEYİ ANLATIYOR. BU KİTAP, DÜŞENE BİR TEKME DE SEN VUR MİSALİ, ZENGİNLERİN YOKSUL HALKI NASIL YOK ETMEYE ÇALIŞTIĞINI ANLATIYOR. YOKSUL HALKIN AÇLIKLA VERDİĞİ MÜCADELEYE TANIK OLMAK İSTİYORSANIZ MUTLAKA OKUYUN. ZİRA BİZİM GEÇMİŞİMİZ VAR. Zaman ayırıp okuyan siz can dostlarıma şimdiden teşekkür ederim.
1000Kitap
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Heyamola Yayınları · 20052,200 okunma
··
1 +1'leme
·
3.029 Gösterim
18 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ne güzel yazmışsın Sultannn Sanırım biz okuyanlar olarak yazarı daha çok tanıtmayı misyon ediniyoruz . Tanıştığımdan bu yana çevremde önereceğim ilk kitaplardan ilk yazarlardan oluyor artık. Geç gelen bir kalemine emeğine sağlık ve teşekkürü kabul et lütfen🙏 😘💐🤍
Sultannn
Gönderi Sahibi
Kesinlikle katılıyorum sana Distopya , benim de ilk önerdiğim kitap Savaş ve Açlar . Herkesin mutlaka okuması gerekiyor. Geç ya da erken hiç fark etmez, önemli olan beğenmiş olman 💕🌸😘
"El düş gördü, biz kâbus gördük! Solucanda bile biz us gördük! Geçilmezdi yer boynuz ormanından, Bir çağ dolusu deyyus gördük.." Diyen bir adamın da hak mücadelesi elbet çetin geçmiştir. İnsan haksızlıktan ne kadar uzak durmak isterse istesin, içindeki mücadele ruhu diriyse başı belâdan, bileği zincirden kurtulmuyor. Zenginler yoksulların emeğiyle onların zincirlerini örüyorlar, aklına zincir vurdurmayanlar da onlara karşı mücadelede ömür kaybediyor. Huzur içinde yatsın, sayende yazarı daha geniş araştırdım, ki okuyacağım. İnceleme konusunda çıta sende zirvede, kitap yaz hem güler hem ağlar hem okurum :) Kalemine, emeğine, samimiyetine sağlık 🌸
Sultannn
Gönderi Sahibi
Sen de, iyi ki varsın ❤️
Ben de bu içten, duygu dolu, mükemmel anlatımınız için teşekkür ediyorum Sultan hocam. Kaleminize sağlık. O savaş yıllarında yiyecek şey bulamayınca, çocukları en azından tencerede kaynayan bir şey var zannetsinler diye taş kaynatan ve suyunu çorba diye içiren anneler olduğunu okumuştum. Demek Hasan İzzettin Dinamo da bu acı yoksulluğu yaşamış. O günlerden çıkıp böyle başarılı bir yazar olabilmek ne büyük, ne takdire şayan bir başarı.
Sultannn
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim AkilliBidik Hayatını okurken ben de aynı şeyi düşündüm. Asla pes etmemiş, geçmişini unutmamış. Aynı şekilde mücadelesine devam etmiş.
Sultannn
Gönderi Sahibi
Okumak isteyenler için kitabın pdf'sini ve hayatını araştırırken yararlandığım yazıyı buraya bırakıyorum. we.tl/t-02F7ZNfZrD
Sultan hocam beğenmenize çok sevindim. İnsan yüreği böyle bir kitabı kaldıramıyor gerçekten, ki anlatılanların birebir gerçek olması apayrı bir duygu. Hasan İzzettin Dinamo'nun çok çok daha fazla eseri varmış, hep yakılmış yıkılmış. Eserlerinin basımında bile çok ızdırap yaşamış adam. Şu an en ufak basit şeylere bu kadar çok takılabiliyorken, o adam bu kadar olayı nasıl yıkılmadan içinde sindirebilmiş şasıyorum. Mükemmel bir insan. Her insan tanımalı, kitapçılarda stokta yerini almalı, basımı durmamalı bu yazarın. Elinize, emeğinize sağlık...
Sultannn
Gönderi Sahibi
Bulabilirsem seriyi tamamlayacağım
Reklam
Eline yüreğine sağlık ablacım...❤️ Kitabı en kısa sürede okuyacağım sayende .. ve de üzecek beni anlaşılan. Çok iyi bir inceleme olmuş emeğine sağlık ..🌷❤️
Sultannn
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim canım. Evet üzecek ama arkadaşıma da dediğim gibi, gerçeklerden ne kadar kaçabiliriz? ❤️
Savaş, açlık, yokluk hepsi bir arada olunca okumakta zor olmuştur. Çok güzel bir inceleme olmuş yine emeğine sağlık şekerim 🌼
Sultannn
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim canım. Aynen öyle. İnan kızıma anlatırken bile göz yaşlarımı tutamadım.