Hem kadın hem erkek tanrılar söz konusu edilirken "ilahlar" sözcüğü yerine "tanrılar" sözcüğünü kullanmayı çoğunlukla, eski dinin çağdaş yazarları yeğlemektedir. Birbiriyle çelişen çeviriler, çeviride seçilen belirli sözcüklerin kullanımındaki doğruluk ve özen açısından bazı soruların ortaya atılmasına yol açmıştır; Driver'in "O çıkarttı çalı-çırpı toplayan kadınlan tarlalardan" tümcesinin, Gray'de "Gidip gelerek sürdürdü kadınlar ağaç kesmeyi tarlalarda" tümcesine dönüşmesi, bu denli yalın bir konuda bile çelişkiye düşüldüğünü göstermektedir. Eski dilleri yorumlayıp çözmenin, sonra da bunları çağdaş sözcük ve terimlere çevirmenin güç olduğu doğrudur. Bazı durumlarda belirli ölçüde, görülen öğrenime dayalı kestirimlerde bulunulabilir; bu geçici bir yarar sağlar ama sanırım burada da önyargılı tutumlar öne çıkmaktadır.
Ne yazık ki, aslına uygun olmayan çeviri örnekleri, yanlı yorumlar, yakıştırmalar ve akıl yürütmeler, eski çağların inançlarıyla tutumlarının açıklanmasına belki de bilmeden karıştırılmaktadır. Önemli, önemsiz bütün konularda görülen eril eğilim, önyargılı dinsel tutumla birlikte, şu anda elimizde bulunan kazıbilimsel ve tarihsel gereçlerin çözümlenmesindeki nesnellik açısından konuya ilişkin ivedilikle yanıtlanmayı bekleyen sorulara yol açmaktadır. Bu, uzun zamandır kabul edilmiş kuramlarla sonuçların yeniden ele alınıp irdelenmesi, değerlendirilmesi, sahici kanıtların gösterildiği yerlerdeyse yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşündürmektedir. (Sf.25)