Gönderi

Yaşamın Ağırlığı “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” Üzerine
10/10
·336 syf.··
2022 93. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2022 20:43
Hani böyle sizi çok etkileyen bir kitabın büyüsündeyken kaleminiz yazılmak ister, duygularınız dile gelmek ister ya; işte ben bu duygu dehlizi içerisindeyim. Bahse konu kitap Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği Ben yazılan her kitapta yazarın, duvar arkasından olaylara kendi hayatını dahil etme arzusu güttüğünü ve bu arzuyu ufak da olsa eserlerine yansıttığını düşünüyorum. Hermann Hesse ‘nin Rosshalde ‘si, Jack London ‘nın Martin Eden ‘ı gibi… Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’nde de Kundera, yaramaz bir çocuk gibi kapı arasından bakıyor bizlere. Kendisi Çek asıllı Fransız bir yazar. Sovyet Rusya’nın (Varşova Paktı) 1968’deki Çekoslovakya istilasından sonra Fransa’ya göç etmiş, Gülüşün ve Unutuşun Kitabı ‘ndan sonra Çekoslovak hükümeti tarafından vatandaşlıktan çıkartılmış. Yaşamına devam ettiği Fransa’nın bir süre sonra vatandaşı olmuş. Kundera’nın kendisi bir dönem komünist parti üyesiyken eylem ve söylemlerinden ötürü partiden ihraç edilmiş. Komünizm hakkındaki siyasi söylemlerine kitapta da rast gelmek mümkün. Gelgelelim kitabın içeriğine. Kitap Tomas, Tereza, Sabina, Franz ekseninde seyrediyor. Hatta daha çok Tomas ve Tereza ekseninde… Kundera diyor ki “Cennete duyulan özlem insanın insan olmamaya duyduğu özlemdir.” (s. 315) Başkahramanlardan Tomas, belki de bu yüzden “Tanrının cennetini yeryüzünde istedi.” (s. 294) İnsan kılıfından soyunmak, varolmak ve varolmanın dayanılmaz hafifliğini hissetmek istedi ve kendi hafif terazisini, varolmanın ağır geldiği bir omuzda dengelemek istedi. Bu omuz aşık olduğu Tereza’ya aitti. Her ne kadar “Tomas’ın Tereza serüveni tam öteki kadınlarla olan serüvenlerinin bittiği noktada başlamıştı.” (s. 226) olarak yazılsa da bence Tomas kadınlara doyumu olmayan bir erkekti. Her seçimin kendisi için bir kaybediş olduğunu düşünüyordu çünkü. Ama her kadını yaşayamazsın Tomas, diye söylendim okurken ne yalan söyleyeyim. İşte tüm bu olaylar yaşanırken arka planda aşkla beraber bir savaşa, işgale ve direnişe şahit oluyorsunuz. Bendeki mesleki hastalık mıdır bilmem; ne zaman bir kitabı bitirsem ona konu etiketi veririm. Ben ilk defa bir kitaba konu etiketi veremedim. Çünkü bu sadece bir aşk romanı değil. Her karakterin ruhuna misafir olabildiğiniz için bir psikoloji kitabı, varolmanın dayanılmaz hafifliğini sorguladığınız için bir felsefe kitabı, sizi düşüncelerle baş başa bıraktığı için bir deneme kitabı. Bununla birlikte yaşanmış bir geçmişi (Çekoslovakya işgali ve Prag baharı) bünyesinde barındırdığından tarihe de göz kırpıyor. Dönemin insanının düşünce yapısı ve olaylara bakış açısını, o dönemi yaşayan birinin kaleminden okuyorsunuz. Ben bu kitabı ne kadar anlatsam da hakkını veremem. Okuyun, çok seveceksiniz.
İnceleme
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
·
219 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.