Kahve içmeye espresso ile başlarsanız muhtemelen ilk ve son içişiniz olur. O nedenle daha yumuşak bir tat ile başlamak devamının gelmesi için gerekli gibidir. İşte edebiyat aleminde de bu neviden yazarlar bulunur. Türk edebiyatında ise İhsan Oktay Anar bunların başında gelmektedir.
Yazarın okuma sırasında ilk eserleri olarak Puslu Kıtalar Atlası ve Suskunlar eserleri neredeyse herkese hitap etmektedir. Ancak Amat , Yedinci Gün ve Tiamat gibi eserleri, teknik dili ve ironi yönü daha kuvvetli ancak okunması biraz daha zor eserlerdir. Tıpkı kahve tiryakileri gibi, bir seviye öncesindeki tat nasıl eksik geliyorsa bir edebiyat dehası olan İhsan Oktay Anar okurları da bu şekildedir. Bu nedenle İhsan Oktay Anar bakımından eserlerinin bir okunma sırası/seviyesi var arkadaşlar.
Tiamat okurken yazarın dehasına bir kez daha şahit olmak, ironi yüklü cümlelerle ara ara gülerek ilerlemek ve harika kurgusuna hayran kalmamak elde değil. Türk edebiyatı adına çok büyük bir zenginliktir İhsan Oktay Anar
Ben okurken çok zevk aldım. Eser denizcilik terimlerini fazlasıyla içermesi yönüyle biraz ağır okunuyormuş gibi gelebilir ancak bir o kadar da sürükleyici.
Şimdiden yazara sağlıklı bir ömür diliyor yeni eserlerini dört gözle bekliyorum..