Javier Marias'ın Karasevdalılar Romanı Üzerine...
Puan vermedi·284 syf.··
2023 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2023 00:00
Kitabın başkarakteri Maria Dolz'un rutin haline gelmiş olan eyleminin, her sabah kahvaltı ettiği kafede 'Mutluluk' timsali evli bir çifti gözlemlemeyi, bir gün yazarın nedenini bilmediği bir şekilde aksamasıyla kitap olay örgüsüne girmeye başlar. O evli çiftin adamı endüstri mühendisliği fakültesinin sakin park yerinde meczup bir adam tarafından yasadışı olan sustalı bıçakla defalarca bıçaklanarak öldürüldüğünü öğrendiği gün, büyük bir sorgulamaya çeker her şeyi kendince. Ki buna 'ölçülü genç' yani kendisi de dahildir. Meczup adamı, öldürülen Miguel Desvern'in hayat tarzını, eşi Luisa'yı, arkadaş çevresini ve diğerlerini... Maktula karşı dul eşinin yas sürecini başarılı bir şekilde aktarıyor yazar okurlarına. İki küçük çocuğun özellikle de kardeşlerden büyüğü olan kız çocuğunun birden bire kendisine yüklenen sorumluluk duygusunu da dahil etmiştir. Okuyucuyu önce başkarakterin hafızasında sürekli olarak canlandırdığı cinayete şahit kılıyor ve sonra da ölüm üzerinden derin bir sorgulamaya çekiyor. Bunu yaparken metafizik ve felsefe kapılarını da açar. Kitabın belli bir bölümünde misafir olmaktan çıkıp başkarakter olmaya yönelen Javier Diaz-Varela'nın ölüm üzerine Maria Dolz ile konuşurken yaptığı tahviller sayfalarca sürmektedir. Özellikle Honore de Balzac 'tan Albay Chabert ile, William Shakespeare 'den Macbeth ile Alexandre Dumas'tan Üç Silahşor ile ortadaki bu cinayetin bir rafa kaldırılmasının ve bir süre sonra da maktulun unutulmasının ve mevcut durumunu koruması gerekliliğini savunur Maria'ya defalarca. 'İnsanın gözlerinde bir perde vardır ve gördüğü şeyleri kendi zihninin, duygularının güçlü etkisiyle yorumlar, perdenin arkasındaki hakikat orada olduğu halde, insan varolduğundan beri perdenin arkasından kendi hikayesini yazar ve kendi hikayesine inanır der tüm kadim öğretiler.' 'İnsanın kendi hikayelerine inanma eğilimi ve alışkanlığı ile nasıl bir illüzyon içinde yaşadığını gözler önüne seriyor.' Ölüm, adalet, aşk, tutku, suç ve ceza kavramları üzerinde derin düşünceler barındırmakta aynı zamanda roman. İnsanın en karanlık tarafının güçlü duygular; tutku ve aşk, kıskançlık gibi duygular ile nasıl ortaya çıktığını anlatmaktadır. Yoğun duygu tahlilleri ile dolu tüm satırlar... Neticede ortada bir cinayet, o cinayete ait bir maktul, azmettirici, katil ve dul eş vardır. Esasında burada önemli olan olayın kendisi değil; duygular ve düşüncelerdir. Söz konusu cinayet, yazarın anlatmak istediklerine yönelik yarattığı bir kılıftır. Kitap sakin bir ortamda ve iyi bir ruh halinde iken okunmaya özen gösterilmelidir. Özellikle de uzun ve yoğun duygu tahvillerine hazırlıklı olunmalıdır. Bu yönden çoğu okuyucunun da gördüğü gibi Javier Marias 'ın Marcel Proust ile olan anlatım benzerliği göstermektedir. Ancak Proust'un kitapları kadar yoğun ve uzun anlatımlar, benzetimler bulunmamaktadır. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar! ..
1000Kitap
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,113 okunma
·
420 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.