Gönderi

9/10
·308 syf.·
2020 15. kitabı
15 Ekim 1844' te doğan, "Güç İstenci", "Üstinsan", "Bengidönüş" gibi özgün fikirlerle tanınan varoluşçu, Alman filozof ( Friedrich NietzscheFriedrich Nietzsche) Nietzsche' nin düşüncelerinin en yüksek düzeye ulaştığı hatta hakkında " En derin eser " dediği kitabıdır Böyle Buyurdu Zerdüşt. Bu eser kendi alanında, kendi felsefesine göre bir ana yapıt, prototiptir. Her ne kadar felsefi bir kitap olsa da diğer felsefe eserlerinin ve adamlarının aksine Nietzsche bu kitabında oldukça yalın, anlaşır ve akıcı bir dil kullanmıştır. Aslında Nietzsche için filozof demek bana her daim yetersiz gelmiştir. Çünkü Sigmund Freud ' in büyük çalışmalarla, kuramlarla çağımıza ulaşmasına sebep olduğu psikianalize büyük katkıları olan ve hatta "Bilinçaltı (id)" kavramını ilk kez ortaya atan kişidir Nietzsche. Kendisini "Filozoflar içindeki ilk psikolog" diye tanımlaması da bundan dolayı olsa gerek. Nietzsche bu kitabında kendine Zerdüşt ' ü sözcü olarak seçmiş, anlatacaklarını onun buyruklarıyla kaleme almıştır. Zerdüşt bundan yaklaşık 3.500 yıl önce kesin olmamakla birlikte İran' da ortaya çıkan ve kendini peygamber ilan eden Zerdüştlük inancının kurucusudur. Düz yazı ve şiirsel bir anlatımın hakim olduğu eserde, Nietzsche dil bilgisi kurallarını bir kenara itip aforizmalarla, iğneleyici bir üslup, felsefi mülahazalarla dolu bir anlatımı tercih etmiştir. Bazen en olumlu cümleyi ters köşe yaparak olumsuz bir şekilde sonlandırması, kullandığı imalı ve küçümseyici dil Nietzsche ' nin anlaşılmasını ve eserin hakkettiği değeri görmesini engellemiştir. Bu konuda Nietzsche bir öngörüde bulunmuş ve bu eserin anlaşılabilmesi için, bir asır geçmesi gerektiğini söylemiştir. Gerçekten de 19.yy' da yayımlanan bu kitap ancak 20.yy' ın ortalarında ses getirmeye, bir popülarite kazanmaya
Felsefe
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,5bin okunma
··
2 +1'leme
·
19,5bin Gösterim
28 Yorum
Iskele var şu an ve yeni başlayacağım. Çeviride çok hassasım. Sizce bunu bırakıp daha sonra işbankası mi alayım?
Önerinize uyacağım. Teşekkür ederim.
Üstinsan tanımı kafamı çok karıştırıyordu güzel özetlemişsiniz teşekkür ederim.
Elif K. Salt
Gönderi Sahibi
Bu kitabı ilk kez 4-5 yıl önce okumuştum. O zamanlar benim için de çok zor ve anlaşılmaz olmuştu. Hatta birkaç kez başlayıp bırakma gafletine düşmüştüm. Zaman geçince ve kitap okuma alışkanlığım rayına oturunca tekrar okuma gereği duydum ve bu defa kitap akıp gitti. Yani her şeyin bir olgunlaşma dönemi olduğu gibi kitap okumanın da böyle bir dönemi olduğuna inanırım. Kitap okumaya yeni başlamış ya da başlamak isteyen bir ham okura bu kitabı asla tavsiye etmem. Sıkılacağı gibi kitap okumaktan da başlamadan soğuybilir. Önemli olan böyle bir kitabı doğru zamanda okuyabilmek.
<<< " Üstinsan" olmak. Bu seviyeye, mertebeye ulaşmak için her türlü küçüklüğü, zayıflığı yıkmak, hiç etmek gerektiğini düşünür. Peki nedir üstinsan? Nietzsche ' nin felsefesine göre üstinsan; insan evriminin sonraki aşamasıdır. İnsanın aşılması gereken bir varlık olduğunu düşünür. İnsanın gözünde maymun neyse üstinsanın gözünde de insan odur. Yani bir bakıma evrim teorisini destekler, insanın maymundan evrildiği gibi insandan sonraki evrimin de üstinsan olduğuna inanır. >>> Eğer Niçe bunları düşünüyorduysa, Niçe’ye dayandığı söylenen Hitler haklıydı. Yaptıklarında değil, Niçe’ye dayandığı anlamında olurdu bu haklılığı. Niçe evrimden söz etmez yapıtlarında. Evrimi düşündüren şeyler vardır evet. Ama sadece ilkokul bilgisi düzeyinde. Dile kolay, adam 1900 yılında ölmüş zaten. Dolayısıyla Niçe evrimi bilir miydi, bunu bilmiyoruz. “Nietzsche'nin felsefesine göre üstinsan; insan evriminin sonraki aşamasıdır.” Belki de düşünsel anlamda böyle bir argüman ortaya atabiliriz. Ama Darwin’in evrimi değildir buradaki evrim. Asla. Canlıların evrimiyle insanın evrimi niteliksel olarak oldukça farklı işler. İnsanın evriminde doğal seleksiyon pek işlemez. Bir kurt popülasyonunda sakat doğan bir yavrunun hiç şansı yoktur. Doğal seleksiyonda ilk elden onlar yok olur. Ama sakat bir insan yavrusu için aynı şeyi söyleyebilir miyiz? Asla. Mental hasta, geri zekalı bir kurdun da pek şansı olmaz. Dolayısıyla aptallık geni bir kurt popülasyonunda o kadar resesif hale gelir ki, pratikte yok olduğunu kabul edebiliriz. Ama mental hasta bir insan yaşar. Görece daha geri zekalı bir insan yavrusu yaşar ve hatta genini aktarabilir. Bugüne kadar tekbir bulgu yoktur ki, insan türünün her geçen gün daha zeki olduğundan bahsetsin. Var mıdır? Tek tek daha bir zekiler oluşuyordur illaki, ama tüm türe asla mal edilemez. “Yani bir bakıma evrim teorisini destekler, insanın maymundan evrildiği gibi insandan sonraki evrimin de üstinsan olduğuna inanır.” Eğer bir türde doğal seleksiyon işlemiyorsa bu argüman sorunludur. Ki insanda işlemez doğal seleksiyon. Evrim süreklidir, ama olumsuzu da olumlusu da bizledir. Eğer bunları biliyorduysa Niçe, bir faşistti. Neden? Bu kısmı çok uzun. Kaleminize sağlık.
Sayı nüfusla alakalı bir şey. Zeki insan oranı artıyor mu acaba? Yani toplam nüfusta zeki oranı? Bu konuda benim bilgim yok. Çok da zor böyle bir istatistik çıkarmak. Beslenme ile, tıbbi müdahalelerle, eğitimle zeka artar mı bilmem. Ama daha verimli kullanılacağı kesin. Velev ki artsin zeka, bu fenotipte olur sadece, genotipe aktarılmaz. Ama toplam nüfustaki zeki oranı artıyorsa, burada bir seleksiyon var demektir. Zor konular :)))) Teşekkür ederim katkın için.
Aslında onca çileyi çektiği ve sonunda çıldirmasina neden olan arayışı üstün insanı (über mensch ) Niyazi mısri anlatmıştı duymuş okumuş olsaydı... Dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş, Bürhân sorardım aslıma aslım bana bürhân imiş Ben taşrada arar idim ol cân içinde cân imiş İnsân‐ı Kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş Kande gelir yolun senin ya kande varır menzilin, Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvân imiş.
Reklam
Zerdüşt zannedilen peygamber değildir. Nietzsche yaşarken böyle bir yanılsama o zamanda çıkmış ve Nietzsche: “Zerdüşt adı ne anlama geliyor, sormadılar bana, sormalıydılar: Çünkü o İranlının tarihteki, korkunç benzersizliğini yapan şey, benimkinin tam tersidir. Burada konuşan ne bir peygamberdir ne de din kurucusu denen o güç istemi ve hastalık kırmasıdır. Bağnazın biri değil burada konuşan, vaaz verilmiyor, inanç istenmiyor burada.”
Bu sizin tespitinizi mi yoksa alıntıladınız mı?
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.