Gönderi

9/10
·204 syf.··
2017 32. kitabı
Orhan Pamuk severlerin sevmediği; Orhan Pamuk sevmeyenlerin ise sevdiği bir eserdir. Kitabın en ilginç yönü bana göre budur. Diğer kitaplarına oranla daha az ve öz yazmış yazar bu kitabında. Gereksiz ayrıntılara girmeden vermesi gereken mesajı vermiş. Öyle olunca da maalesef biraz Orhan Pamuk olmaktan uzaklaşmış. Çoğu kişi, gereksiz ayrıntıya girilmeden verilmesi gereken mesajın az ve öz bir şekilde verilmesini sevecektir. "Ne var bunda yahu? Siz de amma abartıyorsunuz bu Orhan Pamuk'u," diyecektir. Ama öyle değil işte. Orhan Pamuk denince akla daha karmaşık cümleler ve sembolik ifadeler geliyor. Sizi bilmem; ama ben Orhan Pamuk'un uzun paragraflarını ve kasvetli cümlelerini sevenlerdenim. Mesela Orhan Pamuk'un şimdiye kadar okuduğum bütün kitaplarında güçlü karakterlere yer verilmişti. Kara Kitap'ın Galip'i gibi, Kafamda Bir Tuhaflık'ın Mevlüt'ü gibi, Masumiyet Müzesi'nin Kemal'i gibi... Ama Kırmızı Saçlı Kadın'ın güçlü karakteri kim derseniz, korkarım verecek cevap bulamam size. Pamuk genel olarak kitapta, Baba-oğul çatışmasına yer vermiş, Firdevsi'nin Rüstem ile Sohrab'ını ve Sophokles'in Oedipus'unu ele alarak yeniden kurgulamış. Bir eski zaman masalı anlatır gibi önce Firdevsi'ye dönmüş sonra Sophokles'e dönmüş. Doğu ve batı masalları arasında adeta gidip gidip gelmiş. Her iki masaldan da ayrıntılara yer vererek kendi kitabını gerekçelendirmiş. Bu kısımlar Pamuk'un hem cesur yönünü hem de ne kadar bilgili olduğunu bize gösteriyor. Bakmayın siz benim eleştirdiğime. Bu kitabı başka bir yazar kaleme alsa övgüler dizerdim belki de. Ama mevzubahis Orhan Pamuk olunca daha büyük beklentiye giriyorum sanırım. Her şeye rağmen, yine de gidiş yolundan ve önceki kitaplarının hatırından dolayı puan kırmıyorum. Gönlüm elvermiyor da diyebilirim. Netice itibarıyla, incelememdeki ilk cümlem bu kitabı okumak isteyen arkadaşlara ciddi bir yol göstericidir.
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
··
1.859 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ben de tam böyle düşünmüştüm. vay be
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Yalnız olmadığını bilmek güzel :)
Orhan pamuk da süregelen bir baba problemi yok mu? Hayatına bakıyorsun, babamın bavulu olsun masumiyet müzesi olsun röportajları olsun. Sanki ailede hiç derdi yok ama her yazarın bir aile derdi vardır imajı vermeye çalışır gibi. Bu arada kitabı beğendim ama sanki geçmişte yazılmış gibiydi yani acemilik dönemi kitabı gibi belki beğenilmeme sebebi odur en azından ben kendime öyle açıklama yaptım:) Yoksa Orhan pamuk her kitabı iyi okunacak bir yazar.
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Haklısınız :))
Tespit güzel :) kesinlikle diğer kitaplarına oranla bu kitabı biraz yavan bulduğumu söylemeliyim. Söz konusu Orhan Pamuk olunca insan sofradan karnı doymadan kalkmak istemiyor, bu kez yarı aç yarı tok kalktık olsun. Pamuk yaşadığı sürece çok daha iyilerini okuyacağımızı düşünüyorum ben. Eline sağlık inceleme için :)
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
"Söz konusu Orhan Pamuk olunca insan sofradan karnı doymadan kalkmak istemiyor," ne kadar da güzel bir özet... Defterimde daha 10 kitaba yetecek konular var demiş. Umarım uzun yaşar :) Teşekkürler.
Eğer yazarın diğer tüm kitaplarını okumadan bu kitabı alırsaniz gerçekten pişman etmez ama beni tatmin etmemişti. Diger kitaplardaki doyuma ulaştırmamıştı. Güzel tespit olmuş gerçekten.
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Katılıyorum. Sadece bu kitabı okuyanlar beğenecektir. Teşekkürler katkınız için.
Kısalık değil de kurgu yönünden biraz zayıf kalmış diğer kitaplarına göre ama güzel yine de. :)
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Haklısınız, özellikle kısa demedim zaten. Az ve öz yazmaya çalışmış ve kurgu kısmı diğer kitaplarına göre zayıf. Böyle olunca biraz Orhan Pamuk kitabı olma özelliğinin dışına çıkıyor sanki :)