Merhaba arkadaşlar. Her şeyin görüldüğü gibi olduğuna inanan var mı? Yani bir şeyi gördüğümüz gibi değerlendirmek, görülen dışında bir durum olma ihtimalini düşünmemek ne kadar doğru? Yazarın yine bu düşünceden yola çıkarak Bolitar özelinde yazdığı 9 numaralı kitabını da geride bıraktık. Burada yine dikkat çeken bir durumu da en baştan söyleyelim. Yerel polislerden (Fransız), Mossad ve Interpol’den kaçan karakterlerimiz var. Myron ve onun yıllar önce sevgilisi olan Terese Collins. Myron zaten bizim ana karakterimiz. Bu kaçış, bir heyecan katıyor mu diye sorarsanız size cevabım, hayır olacaktır.
Bu kaçış sahnelerinden ziyade eski sevgilisinin yaşadıkları, hatta çocuk ve ölüm temasının işlenmesi bile bu meseleden çok daha ilgi çekiciydi. Büyük bir etkisi veya büyük bir konusu var mı derseniz, ona da hayır diyeceğim. Hatta ben hep bir acaba işin içine nereden spor girer, hangi bölümden sonra kadının sporcu olduğunu öğrenir hatta işi yine bir spor cinayeti şeklinde çözümleriz düşüncesiyle okudum bu eseri. Burada karşımıza çıkan ise yaşanan bir trafik kazası, Teresa’nın o dönem çocuk yaptığı adam olan Rick’in ortadan kayboluşu, kaybolmadan evvel Terese’yi arayıp ona bir sır vereceğini söylemesi ama ardından kaybolması gibi durumlar. Sonra bir Fransa yolculuğu ve Bolitar okuyanları şaşırtalım, bir spor davası öne çıkmıyor bile.
Eleştireceğim kısma gelirsek, şunu söyleyeceğim. Fransız dizi, film ve kitaplarında geçen tüm Müslümanlar terörist olarak gösteriliyor. Yıllardır Afrika topraklarında Müslümanların kanını elinde tutanların Müslümanları terörist olarak ekranlarda göstermesi oldukça dikkat çekicidir benim gözümde. Hele bir de kitapta bunu bu şekilde işlemek (embriyo üzerinden sözde bilimsel bir ilerleme, başka ülkenin topraklarında terörist olarak faaliyet gösteren bir grup böyle bir bilimsel araştırma yapacak, koskoca bir ülkenin de bundan haberi olmayacak) çok mantıksız. Bu aptalca yaklaşımın bir benzeriyle de biz karşılık verelim de ne kadar mantıksız olduğu anlaşılsın. Her dönem belli başlı Papalar ortaya çıkıyor ve tecavüz skandallarıyla gündeme geliyorlar. O halde bütün Papalar ve Kardinaller çocuk tecavüzcüsü ve sapık dersek bu doğru olur mu? Aralarında gerçekten dinine bağlı, gerçek Hristiyanlar yok mu? Bu insanların günahına girilmez mi?
-Bir diğer örneğimiz de, kimseden örnek vermeyelim ama zeka her şeyi anlayacaktır. Bugün gözlerinin önünde anne babaları katledilen, ailesi katledilen ve hatta toprakları işgal edilip bir lokma ekmeğe bir yudum suya muhtaç bırakılan çocuklar intikam yemini ederek büyüdüklerinde iki yüzlü veya yüzsüz Batı bu çocukları da terörist olarak lanse edecektir. Ne olacaktı? Bu çocuklar yıllarca sizin yaptıklarınızı yaşadıktan sonra büyüyüp sizlere teşekkürler mi edecekti? İnsanların insan gibi yaşama haklarını yıllar boyu ellerinden alırsanız bunun karşılığını da elbet bir gün ödersiniz. Batı’nın çocukları güneşli günler için hayaller kurarken Doğu’nun katledilen çocukları ödetecekleri bedeller dışında hiçbir hayal kurmamaktadır. İnsanca yaşamak tam da bu yüzden herkesin özellikle de çocukların en temel haklarıdır. Gerçi bu düzende hiçbir şey değişmeyecektir ama böyle olduğu sürece de ne yazık ki dünyamızda hiçbir zaman özgürce, sakin ve güvenli bir yaşam ortamı olmayacaktır.
Daha önceki Harlan Coben incelemelerimiz ve kitapları ise şu şekilde:
#26835856#50546386#131061637#131108406#131151699#131177871#131205192#131268559#131311811#249226911#249605826#249847731#249933951
Eserleri ise şu şekilde:
Asla Vazgeçme
Bana Söz Ver - Myron Bolitar Serisi 8
Büyük Vuruş - Myron Bolitar Serisi 2
Geçmişle Dans
Geri Dönüş - Myron Bolitar Serisi 4
Hoşça Kal Demeden
İhanetin Beş Yüzü
Kayıp - Myron Bolitar Serisi 9
Saniyeler Kala - Mickey Bolitar Serisi 2
Sığınak - Mickey Bolitar Serisi 1
Son Detay - Myron Bolitar Serisi 6
Şantaj - Her Günah İz Bırakır
Yüksek Gerilim - Myron Bolitar Serisi 10
Zor Oyun - Myron Bolitar Serisi 3
Hepimize iyi okumalar dilerim..