Ah,
Biterken bir şiir kitabı,
Başka bir şiire dönüyormuş insanın içi:
"Seni dağladılar değil mi kalbim," diyordu bir Necip Fazıl Kısakürek şiirinde. Dağlanmış gibiyim şimdi. Soluğu içime işledi, acısı yüreğime.
"Aşkın bir adı da yorulmamaktır."
Kahramanmaraş'ı bilir misiniz?
Kara Lise'yi?
Onun hikayesini?
youtu.be/KBZIDdM_jXY?si=...
Depremde hasar gördüğünü duydum, son halini bilemiyorum. Ne isimler çıktı değil mi içinden? Hatta biri geri döndü, edebiyat öğretmenliği yaptı mezun olduğu lisede, mezun olduğu okulda çalışan biri olarak o duyguyu öyle iyi biliyorum ki. Gittiğin yere dönmek, bıraktığın gibi bulamasan da... Yıllar çok şey götürüyor giderken. Belki de en iyisi zamanla birlikte geride bırakmak daha önce geçtiğin tüm yolları:
"Göçmen kuşlar yerli kuşlardan daha mutlu olmalılar:
Hayatı dolu dolu yaşıyorlar."
"Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyâmeti
Yoruldun ama buldun ey kalbim emâneti."
Üniversitedeydim Yedi Güzel Adam dizisi çıktığında. Edebiyatı seven insan öyle bir dizi bulur da defalarca izlemez mi? Hâlâ ezberimde bölüm bölüm, cümle cümle... youtu.be/mAAgP8l-Rgw?si=... Bir mücadelenin dizisiydi, edebiyat uğruna değil daha iyi bir dünya uğruna verilen mücadelenin! Amaçları şiir yazmak değil kalemleriyle doğru bulduklarını dünyaya haykırmak! Kılıçtan bu yüzden keskin değil miydi kalem? Eseri okuyunca görüyorsunuz -ya da okuduysanız biliyorsunuz- dize dize:
"Ben Bosnalı çocuk: -Müslümanlar!
Size şarkımı emanet ediyorum.
Bir de uçsuz denizlere akan nehrin
Sularına salıverdiğim ellerimi
Bileklerinden kesilmiş!"
Sadece Bosna mı?
"Gerçi her savaş bir imtihandı
Tüm yaşam bir imtihandı
Ama
Uhut
İmtihan içinde bir imtihandı."
Ve bu imtihandan bir yorgunluk kalıyordu insanın üzerinde:
"Dünyanın en uzun hüznü yağıyor
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne."
Buram buram halk kokuyordu cümleler, halk türküleri... Kışlanın Önünde Redif Sesi var, Bir Ay Doğdu Geceden, Bir İhtimal Daha Var youtu.be/XD7YVZLlma8?si=... O da ölmek mi dersin? Sahi ölmek demişken, o kadar çok dize ölüm kokuyordu ki Ahmet Erhan geldi aklıma. Bu kadar çok ölümü en son onda görmüştüm.
"Biliyorum oruçlu doğar insan
Ölümün iftar sofrasına."
"Her an
Farkındayım
Az az öldüğümün."
"Çünkü insan en çok bilmediğine düşmandır," der Rasim Özdenören. Ne kadar az biliyoruz değil mi en çok bilmemiz gereken şairleri? youtube.com/shorts/bQvgcynD... "Kitap okumadan meydan okuyamazsınız," diyordu yine onlardan biri... Belki dizisi olmasa o kadar bile tanıyamayacaktık. Kim bilir, belki bu vesile ile bir defa daha baştan başlarız. İlk bölümünü sizler için bırakayım buraya, izlemeyenlere, yeniden başlamak isteyenlere: youtu.be/IZ5XfUATiI8?si=...
İncelemeni okumak için vakit kolladım. Aldım elime ada çayımı keyifle incelemeni okudum. Hep söylüyorum yine söyleyeceğim senin kitabını okumadan ölmek istemiyorum. Ölmeden yapmak istediklerim listemde bu da var. Beni bundan mahrum bırakmayacağına inanıyorum.
İncelemene gelince 1000Kitap senin incelemelerin için ayrı bir bölüm açmalı diyeceğim ısrarla çünkü böyle teferruatlı, böyle edebiyat kokan ve imlâ kuralları, duygusu yoğun bir inceleme daha yazan yok. Duygunla, bilginle harmanladığın müthiş bir inceleme yazıyorsun ve kitaptan çok daha fazlasını veriyorsun okura.
Aslında yazacak çok şey var ama sen şimdi okuldasın ve o kadar yoğunluğun arasında bu yoruma da yetişmeye çalışacaksın. Seni yormamak adına daha fazla uzatmayacağım. Ama mutlaka okuyacağım bu kitabı( PDF’si olursa daha çabuk olur tabii ) şiire düşkünlüğümü bilirsin.
Emeğine fikrine sağlık canım Mikail. ☺️🌸