8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2018 18:29
(Not: Okuyacağınız inceleme dini unsurlar içermektedir, zaten haddizatında kitap da dini bir kitaptır. Rahatsız olabilecek sevgili kitap dostlarına duyurulur…) Metin Karabaşoğlu… Saçma gelebilir belki ama eşim bana izdivaç teklifi ettiğinde yıllar önce, kendisini tanımak adına kriterimdi Metin Karabaşoğlu. Giitiğim söyleşilerinden birine onu da davet ettim ki, fikirlerini severse, aynı heyecanla ‘’İşte bu’’ diyebilirse, olabilir belki bu iş diye. İşte o kadar değer verirdim ben kendisine… Bana risalelere ciddiyetle bakmam gerektiğini düşündüren ıki isimden birisidir Metin Karabaşoğlu, tanıdığım ilk yürüyen risalelerdendir kendisi. Seviyorum her ne kadar kırgın olsam da; ki insan değer verdiğine kırılırmış ya, siz hiçbir yazara kırıldınız mı bilemem de.. Hani risalelerde geçer ya, kendisinin de en çok yazdığıdır kitaplarında; ’’ O gemideki dokuz iyi insan varken, bir kötü insan uğruna o gemi batırılmaz’’ diye. Ruhunu, beynini, kalemini, ciddiyetini, yazılarından kalbe inen merhametini ve her konuştuğunda görülen yüzündeki o tebessümünü seviyorum ben yazarın. Ama kırgınım işte, ortadaki kocaman fitne ateşine, kendince odun taşıdığı için vaktinde… Ben kendisini; O’nu anlatırken, O’nun güzelliklerini anlatabilmek için hizmet ederken yazdığı kalemiyle tanıdım, öyle sevdim. Siyasi gazetelerin köşelerinde tarafgirlik hastalığının lekesiyle, başkalarının günahının ya da kusuratının gıybetini edip; hıssiyatını, vaktini, düsturlarını, okurlarının hüsnüzannını israf ederken değil… İşte o yüzden belki de, zihnimdeki ‘ Metin Karabaşoğlu’ gemisini merhametsizce batırdım sanki. Gerçi diyor nefsim, binlerce masum geminin batırılışını sessizce izleyen gemideydi kendisi de… Simasının tersine yazılarında önce ciddiyet ve biraz heybet hissederim tavizsiz cümlelerinde, devam eden paragraflarda da merhamet. İçi su dolu kaktüslere benzetirim yazılarını ben, o yüzden de dururlar öylece kütüphanemde kitapları. Ve hala ‘’İşte Bu’’ diye haykırırım içimden, her kitap bitiminde ‘’ Evet buydu, İşte tam da dilimdeki… diyeceklerimdi… beynimdekilerdi… ‘’ derim hala… Kitaba gelirsek; '' Sizin yıldızınız kim?? '' diye soruyor okurlarına ve alıyor eline teleskobunu yazar.. ‘’Ashabım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayet bulursunuz ‘’ diyor ya Mübarek Hadislerinde Efendimiz (sav) Asr-ı Saadetin yerdeki yıldızlarını, sahabelerini; aradan geçen zamanın uzaklığına, yıllarca yaptığı okumaları ve araştırmalarını manevi bir teleskop yaparak işaret ediyor bize. Ne kadar uzak kalmışım ben, ne de güzel yıldızlar varmış, öylesine farklı.. Hassasiyetleriyle, sadakatleriyle, fedakarlıklarıyla… Beşeri Eksikleriyle, zaaflerıyla, imtihanlarıyla… Hepsinden de öte Allah’ın Habibine sevgileri ile… Son olarak; Kendi cümlesiyle… "İslam garib olarak başladı, tekrar başladığı gibi garib hale dönecektir. Ne mutlu o gariblere!" buyurmuştu kudsi nebi. Ama garipler mutsuz...Garipliğe hazır olması gerekenler, dikensiz gül bahçesi derdinde.... Saadet Asrını Lale Devri sanıyor kimileri. Asr-ı Saadet'i saadetli kılan sırrı unutalı çok zaman oldu... Ne mutlu garipliğe razı olanlara... Ne mutlu gariblere...’’ Gemileri batırmadan, hakkaniyetle, bereketli okumalar… meftun seyirler efendim…
Din
Sizin Yıldızınız Kim?Metin Karabaşoğlu · İz Yayıncılık · 2018168 okunma
··
283 Gösterim
12 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
(Not: Okuayacağınız inceleme dini unsurlar içermektedir, zaten haddizatında kitap da dini bir kitaptır. Rahatsız olabilecek sevgili kitap dostlarına duyurulur…) -- Bu zerafettir, bu inceliktir.. helal olsun ... Ne zamandır unutmuştuk...
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Geçenlerde demiştik ya hani Muzaffer Hocam..''1000kıtap rengarenk bir sofra gibi...'' işte davetimiz de, ikramımız da, vedamız da, ziyafetimiz de zarif olsa keşke..:))) zira sofra çok geniş, isteyen istediği yere oturabilsin diye.. Zerafetimiz daim olsun inşallah.. hep beraber:)))
''Giitiğim söyleşilerinden birine onu da davet ettim ki, fikirlerini severse, aynı heyecanla ‘’İşte bu’’ diyebilirse, olabilir belki bu iş diye. İşte o kadar değer verirdim ben kendisine…'' eee gelmedi mi söyleyişe?
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Hic gulecegim yoktu şimal hocam... :))))
"Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir gazap nedenidir." (Saf, 61/2-3) söyledikleri ile yaptıkları birbirine uymayanlar.. kızgın değil kırgın.. evet tam manasıyla bu.. '' garipler mutsuz...Garipliğe hazır olması gerekenler, dikensiz gül bahçesi derdinde....'' kalabalıklar içinde yalnız olmak.. gariplik.. itilmiş kakılmışlık.. hemde yok yere..iyilik yaparken kötülük görmek.. doğru sözlü yalansız dolansız diye sevilmeme..dedikodu malayani yapmıyor diye etrafından uzaklaşılmak.. daha ne sayayım.. garibanlık.. gariplik..
Gül değsin yüreğinize... Yazarlara kırılmak demişsiniz ya, ne kadar kırdı bizi değer verdiğimiz onca insan. Hallac gibi bizleri de "düşmanın attığı taş değil dostun attığı gül incitirken" üstelik... Dost bildiklerimiz, öyle bellediklerimiz hiç bir şey yapmasalar da gücenmezdik belki, tutup taş attılar. İskender Pala için aynısını hissetmiştim bir zamanlar. Ne yapalım, bize de çekmek düştü deyip çektik sineye...
Sueda Hanım, konudan ve anlattıklarınızdan bağımsız olarak acizane söylemek isterim ki; çok özgün, çok akıcı ve ‘ikna edici’ bir yazım tarzınız var. Aşağı yukarı bir A4 boyutunda yazmışsınız ve yazınıza teknik olarak baktığımda, bizim yayıncılıkta kullandığımız pekçok unsurun yazınızda yer aldığı ilk bakışta görülüyor. Yorum uzamasın diye detaya girmiyorum. Daha önce bir dergi veya gazeteye yazı yazdınız mı? Dediğim gibi, fikri anlamda değil ama dil ve üslup açısından söylüyorum bunu. Çünkü fikri anlamda kişisel olarak katılmadığım noktalar var ki, bunun olması çok normal:) Kaleminize ve emeklerinize sağlık Sueda Hanım... Sağlıcakla kalın...
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Estfgh nasıl yanlış anlayablirm, kocaman gülümsüyorum şu an... sonrasında sormam gereken mevzular olursa müsadenizle rahatsız ederim sizi, okur dostunuz olarak:) keyifli okumalr, iyi gecelr..
Reklam
Sueda Hanım siz daha önce yazar ile tanıştınız mı anlayamadığım için soruyorum.
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Twitter kullanmiyorum...:( deneyeyim inşallah. . Sahsi mail hesabina ve karakalem dergisi editörlüğü mail adresine göndermiştim...