Gönderi

TEREDDÜDÜN PSİKOLOJİSİ!
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 53. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 16:49
Herkese selamlar kitap dostlarım. Yerli edebiyatımızdan güzel ve ilginç bir kitap ile geldim. Bu akşam sizlerle Peyami Safa ’nın tereddüdlerle dolu zihnini ve bunun izlerini taşıyan kitabı Bir Tereddüdün Romanı ‘nı irdeleyeğiz. Hazırsanız başlayalım! Bu, yazardan okuduğum ikinci kitaptı. İlk olarak Yalnızız ’ı okumuş ve Peyami Safa eserlerinin nirvanası ile başlamıştım yazarı okumaya. Bir Tereddütün Romanı ile beraber de anlamış oldum ki Peyami Safa hakikaten Türk Edebiyatının psikoloğu adeta… Karakterlerinin iç dünyalarını öyle bir yansıtıyor ki biz okuyucular karşımızda bir kitap değil de bir ayna görüyor gibi oluyor, kendimizden bir şeyler buluyoruz her daim. Bununla da kalmıyor yaşadığı dönem ile ilgili ideolojik, felsefik fikirlerini de çok güzel yediriyor satır aralarına. Melankolik havası, ölüm teması, aforizma cinsinden altı çizilesi cümleleri de bol bol kullanıyor yazarımız. Peki Peyami Safa ne yaşamış da bu derinliğe ulaşmış derseniz; hayatına baktığımızda kendisini besleyen birçok faktör görebiliriz. Bu faktörleri bilmeyi kitaplarını anlamak ve değerlendirmek açısından çok değerli görüyorum o yüzden sizinle de paylaşmak istiyorum. Öncelikle çocukluğundan beri çok ciddi hastalıklarla boğuşmuş birisi. Çok uzun süre hastanelerde kalmış ve hem kendisinin hem de diğer hastaların ruh hallerini gözlemlemesi onun psikolojik tahlil gücünü oluşturan en büyük faktör diyebiliriz. Kitaplarındaki melankolinin, ölüm temasının, hastalıklı karakterlerin altında hep bu yaşanmışlıklar var. Bunu bilince kitaplar ve karakterler daha da tesir ediyor… Yazarın hayatında en ilgimi çeken taraf ise ideolojik fikirlerinin zaman içinde sürekli değişkenlik göstermesi ve dönemindeki diğer yazarlarla girdiği kalem kavgaları oldu. Peyami Safa hayatının bazı dönemlerinde materyalist, bazı dönemlerinde muhafazakar ve milliyetçi duruş sergilemiş. Desteklediği bu görüşleri, karşıt görüşteki dönem yazarları ile göndermeli gazete yazıları ve edebi içeriklerle tartışmış; kalem kavgalarına tutuşmuş. Nazım Hikmet Ran ile önceleri sıkı dost iken görüşleri değiştikten sonra ciddi atışmaları var. Necip Fazıl Kısakürek , Ahmet Haşim , Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi edebiyatımızın çok önemli isimleriyle de ideolojik tartışmaları var. Çok ilginç ve renkli geldi bana bu durum ve hoşuma gitti açıkçası :)) Safa’nın bu fikir değişikliklerini amiyane tabiriyle döneklik olarak görenler de var; açık fikirli, öğrendikleriyle dönüşen birey olarak değerlendirenler de… Ben şahsen yazarları ve şairleri edebiyatıyla değerlendirmenin çok daha doğru olduğunu düşünüyor ve kitaplarının tadını çıkarmaya bakıyorum. Böylesi çok daha doğru diye düşünüyorum. Zira Nazım’sız da Safa’sız da bir kitaplık olmamalı bence :)) Ve Safa’nın her iki karşıt ideolojiyi de desteklemiş olması kalemine her iki tarafın fikirlerini değerlendirmek açısından müthiş bir güç katmış. Kitaplarındaki mükemmel Doğu-Batı sentezi de buradan geliyor diye düşünüyorum. Şimdi yavaştan kitabın içine geçebiliriz: Eser, Mualla adında bir kızın eline aldığı kitabı okumasıyla başlıyor ve biz kitap içinde kitap okumaya başlıyoruz daha ilk dakikadan. Okuduğu bu kitap öylesine melankolik ve ruh daraltıcı bir kitap ki Mualla tereddüdler içinde kalıyor her defasında devam edip etmemek konusunda ama her seferinde merakına yenik düşüp devam ediyor okumaya. Bir gün bu kitabın yazarı (Muharrir) ile tanışıyor ve olaylar bundan sonra gelişiyor… Kitap içinde kitap tekniği ile ilk defa karşılaştım. Bir yandan hoşuma gitse de (İnception filmini hatırlattı) bir yandan da okumakta ve odaklanmakta zorlandım. Hangisi Mualla’nın kendi düşünceleri, hangisi okuduğu kitap diye önceki satırlara göz atmak durumunda çok kaldım. Bu açıdan zorlanabilirsiniz siz de okurken. Kitabımızın ana karakteri Muharrir diye bahsedilen ve ismi zikredilmeyen yazar beyfendi. Peyami Safa’nın bu karaktere kendisinden çok fazla iz kattığı söylenir edebiyat dünyasında. Bu yüzden biraz daha dikkatli okumaya çalıştım Muharrir’i. Ve gerçekten de ruh halinden, tereddüdlerinden, ikilemlerinden, şüphelerinden anladığım kadarıyla kesinlikle Peyami Safa’dan çok iz taşıyor, buna ben de ikna oldum :)) Muharrir’in evlenme teklif ettiği Mualla ile hayatına bi anda giren Vildan arasında yaşadığı ikilemler, tereddüdler ve bunların okura yansıtılışı muazzamdı. İliklerinize kadar hissediyorsunuz karakterin beyninin içini. Ve kendi hayatınızda yaşadığınız tereddüdleri, kararsızlıkları hatırlıyorsunuz okurken ve diyorsunuz ki bir ben değilmişim beyninde binbir tilki ile dolaşan :)) Muharrir’in yaşadığı tereddüdlerin altında yatan sebepler aslında çok çeşitli. Toplum normlarına uyan, okumuş ahlaklı bir aile kızı olan Mualla ile evlenmesi tam olarak yapması gereken şeymiş gibi geliyor ona. Bir yandan da güzel, çekici, gizemli ve sürprizlerle dolu bir kadın olan Vildan’a karşı duyduğu çekim, arzu ve merak duygusu var. Kendi içinde çok çeşitli savaşlar verip duruyor. “Gözlerimi kapattığımda bile beni terk etmeyen yüzlerin, sözlerin gölgesi; gönlümün buhranınca birlikte titriyor. Bir yanda arzu, öte yanda suçluluk; ikisi de aynı ağırlıkta. ‘Sevmesem mi?’ diyorum, ‘sevsem mi?’ diyorum. Ve her soru silinip gidercesine yazılıyor belleğime.” Bu ve bunun gibi cümlelerle hissediyoruz bu ikilemleri ve gerçeğe ne kadar da benzediğini görüyoruz. Zira hepimiz birçok konuda buna benzer ikilemlerde kalıyoruz; en çok da gönül meselelerinde… Topluma, kurallara, ahlaka uygun hareket etmek ve onlara göre yaşamak zorunda olma hissinin yanında bambaşka arzularlarla cebelleşmek ruhumuzu, zihnimizi bunaltıyor. Hiç geçmeyen yorgunluklarımızın altında da bu beynimizdeki susmayan tereddüdlerin sesi yatıyor. Kitabı yukarda da belirttiğim gibi okumakta biraz zorlandım özellikle ilk 70-80 sayfasını. Belki de yoğun olduğum bir dönemde okuduğumdan böyle oldu, bilemiyorum. Fakat yine de beğendim ve okumanızı tavsiye ederim. Bir “Yalnızız” değil tabii ki fakat okunmaya değer bir Peyami Safa eseri diye düşünüyorum. Tereddüdlerden, kararsızlıklardan uzak bir zihinle kalın sevgili kitap dostlarım. Herkese keyifli okumalar diliyorum.. Görüşmek üzere…
Edebiyat
Bir Tereddüdün RomanıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20239,1bin okunma
··
1.851 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kankam böyle bir inceleme yazarsa banada kitabı okumak düşer aldım kankacım kitabı bu ay yada ağustosta okuyacağım.
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Ahahah sağ ol kankacım 🙏🫠 Yorumunu merakla bekliyorum 🌸
İncelemenin "Türk Edebiyatının psikoloğu adeta… Karakterlerinin iç dünyalarını öyle bir yansıtıyor ki biz okuyucular karşımızda bir kitap değil de bir ayna görüyor gibi oluyor, kendimizden bir şeyler buluyoruz her daim. Bununla da kalmıyor yaşadığı dönem ile ilgili ideolojik, felsefik fikirlerini de çok güzel yediriyor satır aralarına. Melankolik havası, ölüm teması, aforizma cinsinden altı çizilesi cümleleri de bol bol kullanıyor yazarımız." Kısmı daha önce okuduğum eserlerinin de etkisi sebebiyle Türkiye'nin Zweig'i Peyami Safa 'dir diye düşünmeme sebep oldu yeniden. Zira iki yazarın da kişilerin psikolojik tahlillerini iyi yapması çok benzer. İkisinin de nokta atışı altı çizilmesi gereken çok cümlesi var ve ikisi de benzer derecede melankolik bence. "ideolojik fikirlerinin zaman içinde sürekli değişkenlik göstermesi ve dönemindeki diğer yazarlarla girdiği kalem kavgaları oldu. " Kısmı bana S. Ali'yi hatırlattı. Zira kendinin de değişik dönemlere değişik fikirleri vardı ve bu sebeple diğer şair ve yazarlar ile atışmalar yaşamıştı. Yanlış hatırlamıyorsam bunlardan biri N. Atsız di ve yine yanlış hatırlamıyorsam mahkemelik dâhi olmuşlar idi. Dokuzuncu hariciye koğuşu isimli eserinde de çocukluk yıllarında yaşadığı hastalıklı ve sıkıntılı hayat ve dönemin bize yansıması çocukluk aşkı olan "Nüzhet" vardı. ( Sanırım ya o dönemin bayan isimleri çok özel ya da yazar özellikle belli isimleri seçiyor bilmiyorum. Fakat hatırladığım eserler arasında Nüzhet ismi bir bu 9 hariciye koğuşu isimli eserde var Bir de Ahmet ümit'in sultanı öldürmek isimli eserinde mevcut başka da okuduğum kitapların hiçbirinde bu ismi gördüğümü hatırlamıyorum. Yazarın isim seçimleri çok orijinal 😂) "Zira hepimiz birçok konuda buna benzer ikilemlerde kalıyoruz; en çok da gönül meselelerinde… " Kısmı ne kadar samimi ne kadar içten ve ne kadar yerinde. 👍👏 Güzel ve farklı inceleme için teşekkür ederiz . Yenilerini bekleriz . Okumayanlara Dokuzuncu Hariciye Koğuşu tavsiye ederiz.😂 Kitapla kalın iyi okumalar Emine İnen
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim vakit ayırıp incelememi böylesine irdeleyerek okuduğunuz ve güzel yorumlarınız için, çok incesiniz 🙏🌸 Kesinlikle katılıyorum Zweig ayarında hatta çok daha iyi psikolojik tahlil konusunda. Hatta ben bir adım daha ileri gitmiş ve Yalnızız kitabının dünya klasikleri arasına girmesi gerektiğini düşünmüştüm :)) İsim konusunda da katılıyorum size, hakikaten çok orijinal bir yazar bu konuda 🤭 9. Hariciye Koğuşu okumam listemde de olan bir kitaptı, sizin tavsiyenizle öne çekmiş buluyorum an itibariyle 😇 Teşekkür ediyorum tekrardan, keyifli okumalar 🍀
İncelemelerde bir "Emine İnen" tarzı var artık.🙂. Benim için belirleyici bir faktör... Takipteyiz efendim.🙂👍
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Sҽɾƙαɳɳ Ahahhaha çok teşekkür ediyorum Serkan Bey, çok incesiniz 🙏😇🍀
Merakla beklediğim inceleme.. ✨☺️ Samimi bir tonda ve çok akıcı şekilde yazmışsınız. Kitapla ilgili merak ettiğim noktalara temasınızla gönül rahatlığıyla yakın zamanda okumaya başlıycam inşaAllah.. ☺️✨🍀 Emeğinize sağlık, kaleminiz daim olsun..
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Hatice ℘ ֶָ֢⋆ 🙏🍀🌼🧡